Back To Top
‘Gitti Ramazancığımız’

‘Gitti Ramazancığımız’

 - Son Güncelleme: 03.06.2019 Pazartesi 08:39
- A +

Şeyh Mustafa Devati Camii’nin Arap Müezzin’in kızı Saliha’nın hesaplarına göre 165 yıllık ahşap meşrutasının bir tarafında biz, bir tarafında Hasan Çelebi ve ailesi oturuyoruz. 

Hasan Çelebi? 

O sıralar yeni yeni meşk ediyordu. 

Büyük, hat üstadı Hasan Çelebi. 

Alt katta da müezzin Arif Efendi oturdu mu? Emin değilim. Onun annesi miydi, Feyyaz Yaşar Hoca’nın kasetlerini dinleyip dinleyip coşan? 

Bir çok şeyi hatırlıyorum. Rahmetli Fahinur’u. Hasan Hoca’nın kızıydı. Çook geç haberim oldu vefatından. Çok üzülmüştüm. Biz, hepimiz, birbirimizin çocukluğuyduk. 

Mustafa’yı da hatırlıyorum. Fahinur’dan biraz küçüktü. Şimdi Hoca’yla beraber. Allah işlerini rast getirsin. 

Bahçedeki derin kuyuyu... 15 metre miydi, 20 metre miydi derinliği? Suyu berbattı, asla içilemeyecek kadar. Fakat çok soğuktu. 

Buzdolabı ne gezer o yıllarda? Olanda var da bizde yok. Karpuzu fileye koyup uzun bir iple sarkıtırdı babam. Akşama buz gibi olurdu. 

Rahmetli annemin “Ramazancığımız da bitti” deyişi, benim, annemin bunu söyleyişini ilk hatırlayışım, bu eski, pide kokulu, susam ve çörek otu kokulu anılarla gelir gözlerimin önüne. 

Hüzünleniriz, ‘Ramazancığımız’ giderken. 

O Ramazan’da kar yağmıştı. 

Hasan Çelebi Hoca’nın bir teravih sonrasında taze karı işaret edip “Yusuf, yat, resmin çıksın karın üstüne” deyişini elbette kendisi hatırlamaz. 

Ama ben hatırlıyorum, karın üstüne yattığımı ve resmimin çıktığını ve pek fazla üşümediğimi, bundan, yani karın üstüne yatmaktan ve üşümemekten hoşlandığımı. 

“Gitti Ramazancığımız, bir daha ya nasip.” 

Allahu Te’ala Ramazan’ı senenin içinde dolaştırıyor. 

Bu senenin içinde değil. Aşağı yukarı 36 senede bir Ramazan yılı tamamlanacak şekilde, ezel ile ebet arasında dolaştırıyor. 

Bizler için de ömrümüze dair bir ölçek. 

Kaç kış oruç tuttun? Veya kaç yaz? 

“Gitti Ramazancığımız,” bir daha gelir mi, gelmez mi? 

Ramazan gelir de, sen gelir misin, gelmez misin? 

Ya nasip! 

Ben okula gidiyordum o sıra. Hattat İsmail Hakkı’nın birinci sınıfına. 

Orucun hepsini tutturmamışlardır bana o sene. Birkaç tane tutmuşumdur. 

Oruçlu musun? 

Çocuklar birbirini inandırmak için ağızlarını açıp dillerini gösterirdi. 

Ben, kimseye ağzımı açıp dilimi gösterdiğimi hatırlamıyorum. Belki gösterdim, unuttum. Ya da inanıyorlardı bana, oruçluyum dediğim zaman, ispat etmemi istemiyorlardı. 

Bazen Teravih’e Mihrimah Sultan’a giderdik. Üsküdar’daki Yeni Cami’de hiç Teravih kılmadığımı şimdi fark ettim. 

Ramazan gidiyor diye hüzünleniyoruz da... Bayram geliyor diye sevinmez de değiliz ha! 

O başka, bu başka. 

11 ayın sultanı, dönsün dolaşsın, yine gelsin. 

Bayramda bir tek Bayram gazetesi var. Osman Dayım rahmetli, bizde kalıyordu. Yaşı 15-16 vardı. Caminin önüne bir kucak bayram gazetesi getirdi. Satabildiği kadar sattı. 

Ah! Benim gariban dayıcığım! 

Haylazdı biraz. Şu alemde dikiş tutturamadı. Göçtü gitti. 

Dikiş tutturanlar ne oldu? 

Onlar da göçtü gitti.  

Henüz gitmeyenler?  

Onlar da gidecek. ‘Bu dünyadan sağ çıkan yok.’ 

Halini hatırını sorduğum zaman, “Ne yapalım Yusuf, iyiyiz Allaha şükür, tencerede pişirip kapağında yiyoruz” derdi dayım. 

Artistlik olsun diye herkes söyleyebilir, “Tencerede pişirip kapağında yiyoruz.” 

Osman Dayım ve Emine Yengem için artistlik değildi, gerçekti bu söz. 

Zekat, fitre, kumanya, ucuz kumanya-pahalı kumanya, hurma, zeytin, pirinç, kandil simidi, siyah ip, beyaz ip... İyi güzel de... 

Yoksullara ulaşabildik mi Ramazan’da? 

Seçim var, vatan millet sakarya, memleket elden ha gitti ha gidecek... 

İstanbul giderse ahiret gider ve saire. 

Yoksullar, görünüyor mu baktığınız pencereden? 

Yoksul yok memlekette be! 

Baksana herkes lüks arabalara biniyor. Herkesin evinde televizyon. Herkesin cebinde akıllı telefon. Herkes çocuğunu özel okula gönderiyor. 

Nah gönderiyor! 

Eğer bulunduğumuz yerden yokluğu, yoksulu göremiyorsak...  

Allah bize mağfiret etsin, gitti Ramazancığımız! 

Ne bayramıydı bu bayram? 

Ramazan Bayramı... Şeker Bayramı... 

En güzeli Yaratılış Bayramı. 

Bayramınız mübarek olsun. 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 18:25
Size gulunc bir haber vereyim, neseniz yerine gelsin: YSK tekrarlanacak secimde ayni sandik gorevlilerine onay verdi. Bildiginiz gibi secimi iptal sebebi olarak sandik gorevlilerinin memur olmamasi gosterilmisti. Hatta bu gorevliler hakkinda sorusturma acilmisti.
E.K 03 Haziran 2019 12:34
Sn yazara ve okurlara iyi bayramlar diliyorum...."Nah gönderiyor! ben bu ifadeyi sevdim...Argo gibi gorunsede cumleye oturmus..Luks ciplerle gezenlerin, ki alin teriyle alinip alinmadiklari cok tartismali, varoslrada, oturan askeri ucretli, evi kira olan insanlari anladiklarini zannetmiyorum...Ramazan, tok acin, zengin, fakirin halini anlasin diye var..Bizim oruc tutup ac susuz kalmamizin Allah'a bir yarari yok..Bizzat aclik hissini hissedelim ve yardim elimize bu suurla uzatilim diye var..15 bin kisilik iftarlar, luks otellerde iftarlar, vs..isin ruhuna, ozune aykiri.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 00:18
1
Asgari ücreti "askeri ücret" yapan sen, tabii ki "nah"ı sever.. Oruç ta sadece ve sadece Allah rızası için tutulur...Materyalist, maddeci, çıkarcı, faydacı bir zihniyetle kâr- zarar hesabı yaparak ibadet yapılmaz..
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 12:27
Allah'ın ramazanı "ezel ile ebet arasında dolaştırıyor" olması ne demek anlayamadım. Ezel noktasında zaman yekpare bir andır; yekpare yani aylara bölünmemiş. Ramazan'ın o anda işi ne ? İlk varlıklar, melekler, hayvanlar ve henüz ademgiller olmamış insansılar ibadetle mükellef değiller yani zamana muhtaç değiller. Ramazan onların neyine ? Ahirette ibadet olmadığına göre, dönüp duran ramazan ebede niye erişecek? Ayrıca, İslam Roma’da zuhur etseydi ya da Araplar güneş takvimini kullanıyor olsaydı, bu felsefeye ihtiyaç kalmayacaktı.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 21:14
0
Allah'ın ilmi ezelidir ve ebedidir. Yani sonradan olma olmadığı gibi ilave ve eksilme de olmayacağından ebedidir de. Bütün mumkinat ve bu arada ramazan da içinde olduğundan bu cihetten her mahlûk gibi o da allahin ilminde ilmi olarak ezelî ve ebedidir. Diger yandan zamanlar izafidirler. Neyi ölçü alırsan ona göre sonuç alırsın. Kameri takvime göre böyle oluyor. Öyle taktir olunmuş. Diğer yandan her bir an diğer anın aynısı değildir. Kameri de olsa şemsi de olsa değişmez. Biz öyle kabul ettigimiz icin öyledır diyoruz. Ebu cehil peygamber olsaydı mantığı burda uymamış.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 08:29
Bayram önü hafiften silkeleyen, gectiğimiz yerlerle bulundugumuz yer arasinda hüzünlü bir yolculuk yaptıran guzel bir yazi olmuş. Kaleminize saglık teşekkürler.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 02:34
"Nah gönderiyor!" ...Uzun yıllardır yazılarınızı takip ederim. Ama bu ifade; kaba, argo ve çirkin bir ifade...Eleştirinizi, meramınızı başka türlü ifade etseniz, olmaz mıydı ? Hiç yakıştıramadım...
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 12:42
1
Rol modelleri taklit etmek, onlara benzemeye çalışmak, insani zaaflardandır. Günde 36 saat konuşan ve bunu 17 yıldır yapan, “Kasımpaşalı Reis”ten, hani şu "ananı da al git" diyenden, yola çıktıklarında kendisi gibi eşit üçten biri olan ve diğer üçüncünün ABİ diye hitap ettiği Arınç'a "o zat" diyenden etkilenmiş Yusuf Ziya. Arkadaş sadece devlet aygıtını, sadece ekonomiyi, bozmakla kalmadı, dili de/üslubu da halletti. Toplum onun dilini o kadar kanıksadı ki, sizin haklı eleştirinize şu an itibariyle benden başka katılan yok.
musto 03 Haziran 2019 00:37
Nefsimizi terbiye ettik her ne kadar başkaları gibi özel sofralarımız olmasa'da gelecekte bu gidişle bir veya bulabilirsek iki öğüne vücudumuzu alıştırdık.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 13:51
0
Ben zaten normalde iki öğün yediğim için iftardan iftara tek öğüne düşüyorum ama yatana kadar atıştırdıklarım sahur yerine geçer. Başkalarına tavsiye etmem. Sahur yiyin.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN