Back To Top
İyi olmayan kazanmasın

İyi olmayan kazanmasın

 - Son Güncelleme: 12.06.2019 Çarşamba 09:13
- A +

31 Mart’ta seçimler bitecekti, bitemedi. Araya iyi saatte olsunlar karıştı.

Şimdi ‘konsantre’ bir seçimle karşı karşıyayız.

Seçimin usaresini çıkardılar, İstanbul’a zerk ettiler.

Ben ‘usare’ demiş oldum. Hemfikir olmayanlar usareyi çizip başka kelime koysunlar. Müşteki olmam.

Seçimin tamamından anladığım, bir ‘Ekrem İmamoğlu hikayesi’ yazıldığı ve bu hikayenin yazılışına İmamoğlu karşıtı figürler dahil, siyaset, yargı, medya hepsinin katkıda bulunduğu.

Şu saate kadar ‘hikaye’nin büyümesine, zenginleşmesine şahit olduk.

Bozulabilir de bu hikaye.

Daha büyüyebilir de.

Şu anda üretim bandının sona yakın bir aşamasında.

Büyümesi veya bozulması ilgili tarafların performansına bağlı. Başta İmamoğlu’nun.

YSK’nın iptal kararı açıklandığı gün, bizim milletin her zaman alaka gösterdiği ‘mağduriyet’ şablonu oluştu. Karşılık da buldu.

Fakat mağduriyetin sıcaklığı geçici. Etrafınızı yoklayın, şu saatte vatandaş ilk günlerdeki kadar ateşli değil.

31 Mart seçimine girerken favori Binali Yıldırım’dı.

Arkasında yılların tecrübesi vardı. Yol yapmak, tünel yapmak, köprü yapmak onun uzmanlaştığı işlerdi. Dolayısıyla, ‘İstanbul’da da iş yapar’dı.

İktidar desteği, yani hükümetin arkasında olması yerel seçimlerde etkili bir faktördür.

Bu faktör de arkasındaydı.

Bunlar Binali Bey’i favori yapan amiller.

Fakat, iktidarla ilgili bir bagajdan söz edilebilirse, ki edilebilir, kırgınlıklar, küskünlükler hiç yoktan oluşan şeyler değil, ayrıca ekonomik sıkıntılar dar gelirli için de geniş gelirli için de hissedilir hale gelmiş... O bagaj da Binali Bey’in arkasında.

Ekrem İmamoğlu da memleket ortalamasına yakın bir siyasetçi. Su katılmamış bir CHP’li imajına sahip değil.

Pek hata yapmıyor. En azından 31 Mart’a kadar öyleydi.

Bu faktörler bir araya geldi ve birinci raundu İmamoğlu kazandı.

Seçimin iyi izah edilemeyen gerekçelerle iptal edilmesinin sebep olduğu ‘mağduriyet’i bu faktörlere eklediğimizde, 23 Haziran’a favori olarak giren, İmamoğlu.

Ne kadar favori?

31 Mart’a nispetle biraz daha favori. Belki yüzde 1, belki yüzde yarım.

İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde, bu kadarcık bir avantajla seçimi cebinizde görebilir misiniz?

Göremezsiniz.

Küçük bir gaf, küçük bir tökezleme, görüntüyü anında bozabilir.

31 Mart seçimlerine göre iki aday arasındaki oy farkı İmamoğlu lehine 13 bin civarında.

Yani 23 Haziran’da 6-7 bin kişi taraf değiştirse Binali Yıldırım kazanacak.

Halbuki, İstanbul’daki seçmen havuzu, katılmayanlarla, küskünlerle, kırgınlarla, öfkesi artanlar ve öfkesi eksilenlerle, sempatisi artan ve sempatisi eksilenlerle birlikte birkaç yüz binlik bir kaymayı kaldırır.

Kimisi mesajı fazla kaçırdık diyecek, kimisi yine anlamadılar bu defa mesajı daha sağlam verelim diyecek.

Bunların hepsi mümkün.

‘Şimdi kırgınlıkları bırakalım, seçimde oyunuzu verin, sonra bakarız’ yaklaşımı bir çeşit kısa vadeli borçlanma talebi. Garantisi var mıdır? Karşılık bulur mu?

Seçim sonuçlanmadan bunu anlamak zor.

Burada değindiğim hususların toplamı, Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki yarışın hala ortada olduğu anlamına geliyor.

23 Haziran’a kadar iki taraf için de çok şey değişebilir.

Bu bakımdan, iki adayın 16 Haziran’da İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde katılacakları canlı yayın büyük önem kazanıyor.

Adaylar, İstanbul seçmenine asıl malzemeyi bu yayında verecekler.

Falsoysa falso, salvoysa salvo, akıl oyunuysa akıl oyunu, şapkadan tavşan çıkarmaysa tavşan çıkarma...

Üç saatlik yayında ne varsa göreceğiz.

İmamoğlu’nun kondisyonu fena değil. Binali Yıldırım da tecrübeli.

Seçmen tercihlerindeki bir kaç yüz bin oyluk kayma potansiyeli, bu programda şekillenecek.

İsmail Küçükkaya’nın gazetecilik tecrübesi bu karşılaşmayı yönetmeye müsait.

Fakat İsmail’in baş etmek zorunda olduğu psikolojik gerilim yabana atılır bir şey değil.

Bütün memleketin gözü onda. Terazi onun elinde olacak.

Başarmasını diliyorum.

Ben, yorgun bir vatandaş ve bezgin bir seçmen olarak, üç saatin tamamını değilse de bir kısmını izleyeceğimi zannediyorum.

İyi olan kazansın.

İyi olmayan kazanmasın.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 23:34
Dürüst, doğru, çalışkan olan kazansın, ayrıştıran, paraları yandaşlara hortumlacak, kupon arazileri partinin ileri gelenlerine peşkeş çekecek değil.
cumhur 12 Haziran 2019 21:17
Yalanla iman bir arada bulunmaz.Hani bir hikaye vardı.Yıllarca avukatın bitiremediği dava.Oğlu avukat olunca baba senin şu yıllardır bitiremediğin davaya ben bakayım demiş.Baba kabul etmiş.Davayı bir celsede bitirmiş.Baba senin yıllarca bitiremediğin davayı bir celsede bitirdim deyince,babası davayı bitirdim fakat çiftliği kaybettin.yıllarca o davadan para kazandım.sen çiftliği kaybettin davayı kazandın ama demiş.Şimdi iktidar hep kazandırdıklarını anlatıyor bir de Türkiye Cumhuriyeti devletine neler kaybettiğini de bir açıklasa ya...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 18:15
İmamoğlu'nun bir tv proğramına hiç ihtiyacı yok, millet arkasında ama Binali Yıldırım için büyük bir umut ...
soguz 12 Haziran 2019 14:55
adaylar böylede seçmen nasıl acaba yusuf ziya bey. suyumuz akıyor, çöpümüz toplanıyor, metrolar avrasya tüneli yavuz selim köprüsü ve yüzlercesi trafiğimizi rahatlattı,fakir fukara gözetiliyor,hastalar evlerinde hizmet görüyor, hatta belediyeler ambulansla alıp tedaviye götürüyor, öğrenciler için ne gerekiyorsa yapılıyor. insanlar toplu taşıtlarda vs ayırt edilmiyor, ünv. de kimse kimseye karışmıyor. okul önünde aileler coplanmıyor. daha binlerce yazılacak güzel hizmetleri unutmayıp elini kalbine koyarak hizmetlerin devamı için binali mi diyecek yoksa tekrar çekilmez hayata geri mi dönecek?
demircan 12 Haziran 2019 12:58
lütfen yusuf bey neymiş binali bey yol yapmış tünel yapmış iyi hoş da bunların maliyetleri ne olmuş.yenisinden 20 de biri daha az maliyetle ülkenin 20 yıllık ihtiyacı karşılanacakken avm içinde havaalanı yapmak.yolcu ve araç geçiş garantili işleri hiç sorma. kendisi ulaştırma bakanı iken oğlunun gemicilik işinde olması. hele birde bilboardlara asılan doğalgaz da indirim vaadleri var ki.demezler mi koca kış geçti doğalgaz faturası ödemekten anamız ağladı. yaz geldi doğalgaz da indirim vaadi. ben yemiyorum yiyenlere afiyet olsun.yaptıkları yapacaklarının garantisi ben demiyorum onlar diyor.
E.K 12 Haziran 2019 12:40
Bazi yazilar vardir ki, ana fikir satir aralarinda saklidir..Bu yazida oldugu gibi...Belliki sn yazarin gonlu Akp'den yana...Olabilir...Ancak, insanin bazen kafasi gonlune gore dusunur...Ve gercekler yamulur, egrilir, farkli bir sekil alir...Baska yerlerde iki aday arasindaki fark cok daha fazla gosteriliyor...Imamoglu'nun lehine...Sn yazar bu farki findik kabuguna sigdirmis...Elbette iyi olan kazansin...Istanbul kazansin...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 12:20
Gasp nasıl da meşrulaştırıldı... Yazık!
Muhtefi. . 12 Haziran 2019 11:08
Sen,Ben Çocuğumuza Egitmeden, Ogretmeden, Deneyimi olmadan Vereceğin herşey heba olur. Siyasi Sadece Ekonomik Vaatler ile secimi kazanirsa eyvah ki, eyvah. .:))..Halka Vatan,Millet Sevgisi ile Adalet, Ahlak, Üretmeyi,Paylaşmayı, Hoşgörüyü vb ki Hakim kilmak Hakikat budur ve zamanla olur. Doğru yol da budur. .kişi, Aile herkes için geçerli tek gerçektir. Ama aceleciyiz ve sanırım çok partizaniz kimsenin elinde SİHİRLİ DEĞNEK yok-tur. .çok ta hisler ile hareket etmeyelim derim. Sürprizler Akıllılar için değildir. !..:))))
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 09:56
Yusuf abi iyi güzel de. ..gerçi güzel gönüllü bir insansiniz. Binali bey iktidarın yasattiklarini silebilecekmi yada İmamoğlu ne kadar başarılı olur. İstanbula yazık. Bence istanbul partiler üstü bir yönetimi hakediyor vesselâm.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 12:51
4
İMAMOĞLU partiler üstü bir dil kullanıyor. Zaten partiler üstü bir aday. 24 Haziran'da iş başı yapacak; ne kadar başarılı olabileceğini de, yaşayarak göreceğiz. Denemeden hüküm verilmez. Bir de : DENENMİŞ DENENMEZ !..
ZoZo 12 Haziran 2019 08:52
Yildiray Ogur ve Murat Sevincin yazillarini ard arda okuyun bu secimin ve secim tiyatrosunun ne kadar buyuk bir sacmalik ve yalan uzerine kurulu oldugunu anlayin. Yazik bu kadar insanin emegine vaktine ve parasina...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 08:21
Bu nasıl bir halk ki, hukuksuz bir şekilde hakkı gasp edilmiş, mazbatası çalınmış İMAMOĞLU’nun “küçük bir gaf, küçük bir tökezleme”si karşısında, 17 yıldır defalarca gaf yapmış, İstanbul’a ihanet etmiş, partiyi destekleyecek ? Hani, zulme rıza zulüm, değil miydi; haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan, değil miydi, sayın Cömert ? İyi olan kazansın, derken, keşke “iyi”yi de tanımlasaydın.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 12:19
1
Bu mükemmel bir yorum.
Felsefe ilminin kadim sorusu Iyi nedir
Engin SFCA 12 Haziran 2019 06:27
Masallah Rumuzlara bakiyorumda sira sira..)))) insan hic ismini saklarmi? alni acik olan isminide yazar dusuncesinide gelelim konuya bunu not ediniz.Ekrem ikinci feto vakasidir bunu kisa zamanda insanlar gorecek Gecenlerde Hollanda buyukelcisinin evinde gece yarisindan sonra yaninda Canan kaftancioglu ve Almanya Fransa Isvec buyukelcileri ile sabaha kadar ne planladilar?hatta Ekrem ve Canan ayri ve lux araba ile iceriye giris yaptilar ne yazikki obur elcilerin arabasi disarda bekletildi. Yunanistan ve Almanya eski cumhurbaskanlarinin ve Omer Kocun Ekremi Ziyaret etmeleri ,.........
KARARLI KARAR OKURU 12 Haziran 2019 10:16
2
Korku imparatorluklarında rumuz, müstear isim kullanımı artar. Senin tuzun biraz kuru anlaşılan sen ismini saklamamışsın fakat soyadını saklamışsın ironiye bak!!!. Bu gidişle ve bu goygoyculukla tuzunun kalanını da kurutur yakında soyadını da gizlemez hale gelirsin. Alnı açık olan ismini de yazar diyorsun ve ismimi yaz(a)mama sebebimle hiç bir bilgin olmadan Ahmed Vefik Paşa’nın dediği gibi “Sen bana bu târizinle bühtan edersin.” iftirada bulunuyorsun.. Demirel'in dediği gibi "Alnımız açık hem de ensemize kadar."
KARARLI KARAR OKURU 1 12 Haziran 2019 10:30
2
Engin Efendi yazının devamından gözcülük ve istihbaratçılık işlerine merakın olduğu anlaşılıyor. Tarihimizden bir sayfa anlatayım da sana kapak olsun. “Türkiye üzerine Hatıralar ve Anekdotlar” adlı kitabın yazarı olan Fransız Wanda, Paris’te 1884’te yayınlanan eserinde Osmanlı insanının özelliklerini anlama adına şu ilginç olayı naklediyor: “Türkiye’nin 19. y.y.’ın ortalarına kadar, bir gizli (sivil) Polis teşkilatı yoktu. İngiliz elçisi Lord Redcliffe bu eksiği gidermeyi üzerine alarak,
KARARLI KARAR OKURU 2 12 Haziran 2019 10:27
1
hükümet makinesinin en zaruri çarklarından biri olan bu teşkilatı kurmaya çok çalıştı. Gizli Polis teşkilatının müdürlük ve memurlukları için Müslüman Türkler arandı. Koskoca İstanbul’da bu işlerle uğraşmayı kabul eden yeterli miktarda adam bulunamadı.Herkesin verdiği cevap aşağı yukarı aynıydı. Şöyle diyorlardı: Kur’an-ı Kerim ve karakter yapımız bizim casusluk yapmamızı caiz görmez. Biz kendi haremlerimizdeki hususi hayatımıza hürmet edilmesini istediğimiz gibi,
KARARLI KARAR OKURU 3 12 Haziran 2019 10:32
1
gavurların da hususi hayatlarına hürmet ederiz. Kendi evlerinin dört duvarı arasında istediklerini konuşabilirler, İslâm’a, hatta halifeye hücum edebilirler. Ama silahları sopadan da ibaret olsa, evlerini eşiğini aşıp, kurulu düzene karşı gelmeye kalkarlarsa, o zaman nizamı kurma vazifemizi ifa etmekten geri kalmayız. Güç halle kurulmuş olan bu teşkilatın başından kurucusu olan İngiliz Lord’u çekildiğinde, uzun zaman yerine geçecek adam bulunamadı.
KARARLI KARAR OKURU 4 12 Haziran 2019 10:33
0
Çünkü, Türkler böyle bir teşkilatın başına geçmeyi bir türlü içlerine sindiremiyorlardı.”
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 12:38
1
Sayın Kararlı Karar Okuru "Demokratik görünümlü Korku İmparatorluklarında" demeniz daha doğru olurdu.
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 18:17
0
Hayal dünyası baya genişmiş ...
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 02:26
Bahceli'ye ne oldu? Gecen secimden once beka beka, ser ittifaki, vatan hainleri diye hergun ortaligi velveleye veriyordu, sesi sedasi cikmaz oldu...Imamoglu'nun kazandigi secimi bazi sandik baskanlarinin memur olmadiklarini sebep gostererek iptal eden YSK, ayni sandik baskanlarina yine ayni gorevleri vererek yaman bir celiskiye daha dustu. Bu secimi Binali Yildirim kazanirsa baskanligi mesru sayilacak mi? Ondan sonra Binali Bey'in ismini her okudugumuzda, duydugumuzda, kendisini televizyonda gordugumuzde ne hissedecegiz? AK Parti camiasinda boyle seyleri dert eden kimse var mi?
KARARLI KARAR OKURU 5 12 Haziran 2019 01:43
Son yerel seçimde İstanbul BBB adayı olarak gösterildi ve gene yenildi. Eeee başarı bunun neresinde?????????................
KARAR OKURU 12 Haziran 2019 09:28
6
Arkadaş memlekette adam mı yok .Ekrem de fos çıktı.hele canlı yayında soruları istedi demesi ve bizzat İsmail tarafından yalanlaması yalancı çobana çevirdi.Ya hu arkadaş konusmasan seçimi alacan.biz niye hep akp ve CHP arasında kalıyoruz.artik sağda da solda da birer parti kurulmalı ,yeni yüzler sahaya çıkmalı.ekrem lütfen acikoturuma çıkma.Yoksa İstanbul gidecek.onceki gibi sadece gez ve tokalas.
KARARLI KARAR OKURU 4 12 Haziran 2019 01:42
“Hızlı Tren Faciası: 36 Ölü Bir Şov Uğruna Öldüler”, Hürriyet Gazetesi’nin manşeti “Seri Cinayet: 36 Ölü” Kaza sonrası dönemin ulaştırma bakanı Binali Yıldırım kamuoyunun ve muhalefetin hedefindeydi. Chp, TBMM’ye Yıldırım hakkında gensoru verdi. İstifa talebi karşısında “ben zor anlarda bırakıp kaçacak adam değilim” diyerek laf ebeliği yapmıştı. Son olarak Yıldırım bir önceki yerel seçimde İzmir BBB adayı olarak gösterildi ve yenildi.
ACI SORU 12 Haziran 2019 11:47
0
Milliyet ve Hürriyet Gazeteleri bugün bu cesur manşetleri atar mı?Atabilir mi?
1. 49 kişinin öldüğü tren kazası sonucu istifa eden Mısır Ulaştırma Bakanı Rashad al-Mateeni. 2. Alışveriş merkezindeki çatının çökmesiyle 54 kişi hayatını kaybedince “Benim de sorumluluğum var.” deyip istifa eden Letonya Başbakanı Valdis Dombrovskis. 3. Gölde tekne faciası sonucu 15 turist hayatını kaybedince “Etik sebepleri göz önüne alarak” diye belirtip istifa eden Makedonya Ulaştırma ve İletişim Bakanı Mile Janakieski.
4. Öğrencilerin okul gezisi için taşındığı feribot faciasında 276 kişi hayatını kaybedince istifa eden Güney Kore Başbakanı Chung Hong Won. 5. 11 Mart 2011’de yaşanan 8.9 şiddetindeki deprem ve ardından gelen tsunamide etkisiz kriz yönetimi sonucu eleştirilince istifa eden Japonya Başbakanı Naoto Kan 6. 2020 Olimpiyat Oyunları için inşa edilen stadyum maliyetindeki öngörülemeyen artış nedeniyle istifa eden Japonya Spor ve Eğitim Bakanı Hakubun Shimomura
7. 5 kişinin öldüğü köprü çökmesi olayından sonra istifa eden Kosta Rika Ulaştırma Bakanı Karla Gonzales 8. 77 kişinin hayatını kaybettiği Oslo’daki çifte saldırıda yetersiz kaldığı eleştirileri yapılınca istifa eden Norveç Adalet Bakanı Knut Storberget 9. 49 kişinin öldüğü tren kazası sonucu istifa eden Mısır Ulaştırma Bakanı Rashad al-Mateeni.
10. Yaptıkları ihalelerde yolsuzluk yaptığı ve bir işadamından 10.350 euro değerinde saat aldığı ortaya çıkınca istifa eden İtalya Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Maurizio Lupi 11. Donanma üssünde meydana gelen patlamada 13 kişi ölünce istifa eden Kıbrıs Rum kesiminden Rum Savunma Bakanı Costas Papacostas, Genelkurmay Başkanı Petros Tsalikidis ve Dışişleri Bakanı Marcos Kipriyanu.
KARARLI KARAR OKURU 3 12 Haziran 2019 01:42
“ Hamdi Topçu net anlatmış: 3. Havalimanı ihtiyaçtan olmayan bir Binali Yıldırım projesi... Bütün sorumluluk onda.” Meslek Odaları ve üniversite hocalarının bütün ikazları dikkate alınmamıştı ve 22 Temmuz 2004’te Sakarya’nın Pamukova ilçesi sınırlarında, Ankara-İstanbul arasında hızlandırılmış tren seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu adlı tren aşırı hızdan dolayı raydan çıktı. Kazada 230 yolcudan 41'i hayatını kaybederken 89 yolcu yaralandı. Olayla ilgili Milliyet Gazetesi’nin manşeti
KARARLI KARAR OKURU 2 12 Haziran 2019 01:37
Tersine Milli Eğitim, Adalet, Kültür vb bakanlıklarda bakanlık yapanları Ulaştırma Bakanı yapsaydık onlar aynı şekilde başarılı olup popüler olacaklardı. Başbakanlığı ve Meclis Başkanlığı yaptığı dönemden aklınızda kalan tek bir büyük icraatı var mı? Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci’nin 27.05.2019 tarihli “3. Havalimanı niye yapıldı?” adlı yazısını okursanız Hamdi Topçu, “ ‘Yerel’den Global’e’ THY’nin Yükseliş Dönemi” kitabından hareketle şu düşündüren hüküm cümlesiyle karşılaşıyorsunuz.
KARARLI KARAR OKURU 1 12 Haziran 2019 01:36
“31 Mart seçimine girerken favori Binali Yıldırım’dı. Arkasında yılların tecrübesi vardı. Yol yapmak, tünel yapmak, köprü yapmak onun uzmanlaştığı işlerdi. Dolayısıyla, ‘İstanbul’da da iş yapar’dı.” Yazarın bu görüşünün hem doğru hem yanlış hem de eksik yönleri var. İcracı bakanlık olan Ulaştırma Bakanlığı’nda görev yaptı. Para- ihale-eserin teslimi-eserin görünürlüğü. Aynı şahsiyet Milli Eğitim, Adalet, Kültür vb bakanlıklarda görev alsaydı bu kadar başarılı ve popüler olamayacaktı.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN