Back To Top
Ne kadar öğretmen o kadar reform

Ne kadar öğretmen o kadar reform

 - Son Güncelleme: 24.05.2019 Cuma 08:51
- A +

Eğitim gibi, herkesin bir fikre sahip olduğu ve herkesin ‘bozuk’ dediği bir alanda iş üretmek, ürettiğin işi insanlara beğendirmek çok zor. 

Bir de, 17 senedir iktidardasın. Kimi suçlayacaksın? Kim yapmamış? Kim ihmal etmiş? Nerde lan o! 

Ne diyeceksin? 

Geçen sene bakan Ziya Selçuk Ankara temsilcileriyle yaptığı sohbette ümit verici işaretler vermişti. 

(Bu arada, Milli Savunma Bakanı Akar Ankara Temsilcilerini iftara çağırmış. Beni çağıran olmadı. Görevini eksik yapmış desem uygun düşer mi? Yoksa görevi gereği mi Karar’ın Ankara temsilcisini çağırmıyor? Bilenler bilir, böyle şeyler benim umurumda olmaz. Not edeyim dedim.) 

Hareket halinde olan bir ‘gelecek’ten bahsediyordu. Çocuklarımızı o geleceğe uygun yetiştirmekten. 

Bakış açısı doğruydu. İnşallah devamı da doğru gelir diye temenni etmiştim. 

Çünkü, zaman oluyor, bir şey yapıyorsun, ‘reform yaptım’ ‘devrim yapıyorum’ diyorsun, arkasından bir şey çıkmıyor. 

Alây-ı vâlâ  ile giriştiğimiz FATİH projesinden şimdi bahseden var mı? 

Ne oldu, tablet öteye tablet beriye? 

Benim torunlarım ellerine akıllı telefon geçti mi anasını ağlatıyorlar. Girdisini çıktısını benden iyi biliyorlar. Daha okula mokula gitmeden. 

Mutlaka istifade edenler olmuştur tabletlerden. 

İstifade edenlerin bazısı öğrenim çağındadır. 

Geri kalanı yetişkindir. 

Neyse, bu -hemen hemen- bir yıl içinde gözle görülür, anlamlı bir reform gerçekleşmedi eğitimde. 

Dersler azaltılacak. Tatil çoğaltılacak, tatillerin günlerinde birtakım kaydırmalar olacak... 

Böyle şeyler çalındı kulağımıza. 

Bakan Selçuk sabırlı olmamız gerektiğini söylemişti. Belki biz aceleciyiz. Hadi olsun, hadi çabuk, hadi söyle! 

Sonra Bakan Bey Nisan ve Kasım aylarına birer hafta ara tatil konulduğunu, bu sürelerin yaz tatilinden kesileceğini açıkladı. 

Bizim manşeti gördüğümde, ‘biraz fazla olmuş ama, vardır bunda da bir hayır’ dedim. 

Derken, Bakan Ziya Selçuk, eğitim sisteminde yapılacak değişikliklere dair en ayrıntılı açıklamasını yaptı. 

Şu cümleler, bakanın ‘ehliyet’ini yansıtıyor. 

“Vücudumuzda nano-robotların dolaştığı bir çağa gidiyoruz. Çocukların matematik uygulamalarıyla ilişkilendirmesi çok önemli. Biz bu çocukları 2035’lere 2040’lara hazırlıyoruz, başka bir bakış açısı gerekli. Küçük küçük çukur kazan bir çocuğun asla bir kuyusu olmaz. Her şeyden yüzeysel alınan içeriğin derinleşmeye değil, sadece sınav için belleğinde taşıdığı bir durum söz konusu. 9’larda 15-16 dersten söz ederken şu anki tasarımda 8 dersten söz ediyoruz. Niye azaltıyoruz? Bir çocuğun 15-16 dersi anlaması ve içselleştirmesi mümkün olmuyor.” 

‘Eleştirel düşünce’yi muktedirler pek sevmez. 

Eleştirel düşüncen olacaksa olsun ama, sen onunla başkasını eleştir. Beni eleştirme. 

Eğitim reformuyla ilgili cümlelerin arasında ‘eleştirel düşünce’ tamlamasını görmeye çalıştım. 

Göremedim 

Eğitimde reform haberiyle ilgili bazı metinlerde cümle içinde geçiyordu. Ama tırnak içinde Selçuk’a ait bir alıntıya rastlamadım. 

Olsa iyi olurdu. 

Yeni sistemle ilgili olarak Bakan Bey’in Taha Akyol’a yaptığı açıklamaların içinde ‘Bilgi Kuramı’ndan söz ediliyor. Belki bilgi kuramı ‘eleştirel düşünce’yi mündemiçtir.  

Bakanın cümlesi: 

“Bilgi Kuramı; nasıl düşündüğümüzden ziyade nasıl bildiğimizi, ulaştığımız bilgilerin doğruluğunu sorgulamamızı ve ileri sürdüğümüz fikirlerin de kanıtını göstermemizi sağlayacak yöntemleri bize öğretir.” 

‘Ne biliyoruz’dan ziyade ‘nasıl biliyoruz’ sorusunun cevabını aramak. 

Çok iyi. Belki bazı öğretmenler mevzuattan erken davranıp uyguluyorlardır. 

Okulda bilgiler parça parça öğretiliyor. 12. Sınıfta bilgiler arası sistem bütünlüğü öğrenilecek. Bu da iyi. 

Hangi başlığı okusanız, gözünüzün önüne öğretmenler geliyor. 

Kim yapacak? Kim okutacak? Hangi donanımla öğretecek. Var mı öğretmenimiz? 

Çocuklarımın okullarına veli olarak gittikçe görüyorum. 

Çok iyi olanları da var, zayıf bulduklarım da. 

Kendi öğretmenlerimi hatırlıyorum. Üsküdar Hattat İsmail Hakkı’dan Naciye Metin Hanım’ı, Diyarbakır Mehmetçik’ten Nazlı Akbalık Hanım’ı. 

Anne kadar müşfik, anne kadar fedakârdılar. İkisi de göçtü, gitti. Allah rahmet eylesin. 

Gök kubbenin altı boş değildir. Yine vardır iyi öğretmenler. 

Eski kuşak bu eğitimi öğretmen okullarından alıyordu. 

Türkiye’de öğretmen okullarının kapatılmasıyla bilhassa ilköğretim açısından önemli bir imkanın heba edildiğini, bir kapasitenin kaybedildiğini düşünüyorum. 

Öğretmen olmazsa reform da olmaz. 

Zannediyorum, Bakan Selçuk’un aşması gereken en önemli sorun bu. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 19:01
Wikipedia erisim yasagi AiHM'de. Devlet uluslararasi mahkemede yasagi savunacak. Sonuc simdiden belli; davayi kaybedecek. Bugune kadar AiHMde Turkiyeye karsi acilan davalarin %96sini kaybetmis devletimiz.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 23:43
0
Yenilen güreşçi, güreşe doymazmış.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 18:45
1990'lı yıllarda Kastamonu Eğitim Fakültesinde öğrenci iken Endüstri Meslek Lisesinde eğitim gören bir öğrenci ile tanışmıştık. Öğrenci bütünlemeye kalmış, Eylül ayında bütünleme sınavına girecek başarı durumuna göre ya sınıf geçecek ya da sınıf tekrarı yapacaktı. Öğrenciye bütünleme sınavlarına çalışıp sınıfını geçmesi için nasihat ettiğimde öğrenci şu cevabı vermişti: "Niçin ders çalışayım, nasıl olsa af çıkar ve ben sınıfı geçerim." Öğrenci haklı çıktı ve çalışmadan sınıfı geçti. Maalesef ülkemizde tek sis
Karar Okuyucusu 24 Mayıs 2019 17:13
Bugünkü iktidar işbaşına geldiğinde yeni doğan çocuk 17 yaşında. 1-2 yaşındaki çocuk üniversite çağında. Şöyle etrafınıza bakın, bu çocukların eğitim seviyesine. Maşallah hepsi imanlı gençlik! Matematik, tarih, felsefe ve mantığın seçmeli, din ve ahlak dersinin mecburi hale getirilmesi ile ikinci akaşama geçiliyor galiba. Gençlik Ebu lehebi, ebu cehili tanıyacak ve de uçacak, beyler uçacak. Artık ABD'den uçak da almayız, gençlerimiz kendileri uçar!
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 15:15
Ataturk olmasaydi her tarafta medreseler olurdu simdi bu ulkede.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 16:45
1
Medresenin ne olduğunu öğren yoksa hakaret gibi olmuş yanarsın bak. Cahil bitmiyor ki
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 14:00
Her önüne gelene formasyon verip sonra hayal kırıklığı yaşatan mülakatla liyakatı hiçe sayan bir sistem olduğu müddetçe reformlar uygulanamaz.Söze değil öze bakmak gerek.
Kenan Hoca 24 Mayıs 2019 13:39
Egitimde bakanlar öğretmenleri sürekli problem olarak gördü. Öğretmenler de sistemi... Eğitimde değişiklik denilince yüreğim ağzıma geliyor. Hiç dokunmasalar keşke. Yalnız şu kadarını söylemek istiyorum: Biz batılı değiliz. Kültür temelli bir eğitim felsefesi belirlemeli ve öğretmeni tekrar eğitimin öznesi haline getirmeliyiz. Ümitli miyim? Hayır. Bir beklentim var mı? Kesinlikle yok. Alkışlaya alkışlaya getirir. Tekrar övüne övüne kaldırırız. Yapan da biz bozan. Artık sadece bozan :))))
E.K 24 Mayıs 2019 12:08
Egitimde toplum muhendisligi terk edilip, evrensel olcekler esas alinmali. Kindar ve dindar nesil yetistirmek gibi absurd dusunceler derhal terk edilmeli...Bizim cocuklarimiz cok kiymetli bizim icin. En degerli varliklarimiz...Milli gorusculer kafalarina gore bizim cocuklarimizin beginlerini yikama yetkisine sahip degildirler...Evet, ogretmen okullarinin kapatilmasi bir hataydi. Katiliyoruz... Kandirmaca buyuk projeler terk edilip gercekci kucuk projeler daha faydali olur...Hizla okullarin fiziki eksiklikleri giderilmeli..Omur boyu memuriyet yerine sozlesmeli ogretmenler calistirilmali..
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 13:41
1
kemalistlerden öğrendiler toplum mühendisliğini.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 15:23
2
Akp nin Milli Görüşle alakası yok. Sapı samanı birbirine karıştırmayın.
E.K 24 Mayıs 2019 19:18
0
Yorumlariniz icin tesekurler. Evet Kemalistlerin yaptigida yanlisti. Akp'de ayni damardan besleniyor. Milli gorusculer gibi. Etiketlerinin ayri olmasi bir sey degistirmez. Ikiside dini siyasette kullanma pesindeler..Kumas ayni.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 12:02
Dersler azaltılacak. Tatil çoğaltılacak, tatillerin günlerinde birtakım kaydırmalar olacak... Biz de reform böyle olur. Heybeyi keser iki torba yaparız, aradan zaman geçer iki torbayı diker bir heybe yaparız. Reform yapmadan duramayız yaşasın reform.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 11:53
Alây-ı vâlâ ile giriştiğimiz FATİH projesinden şimdi bahseden var mı? Ne oldu, tablet öteye tablet beriye?
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 11:30
İstanbulu fethetmek için önce akşemsettinlerin yetişmesi gerekiyordu. Akşemsettin fatihi yetiştirdi istanbul fethedildi.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 10:47
Sayın hocam 33 yıllık eğimciyim yöneticilik yaptım 50 te yakın taktir teşekkür ve seminer belgesi sahibi bir insanım eğitimle ilgili karalarda hiçbir zaman fikrim sorulmadı yöneticilik yaptığı okulda 50 öğretmen içinde eğitimi en çok düşünen ve görevine sadık 4 arkadaşla birlikte üç yıl önce bir KHK ucubesi kararla kapının önüne koydular bu okullarda arsızı hırsızı ve namussuz 15 temmuzu yapanlara lanetler olsun ve bizi en sevdiğimiz ve birikimlerimizi tam kullanma döneminde kapı önüne koyanlarlada Adılı mutlak olan Rabbimizin huzurunda hes
Thales 24 Mayıs 2019 10:11
Bütün K12 okulları ilçe belediyelerine devredilmeli. Bu öğretmen kalitesi sorununa kesin (ve tek) çözümdür. 1 milyon öğretmen tek bir merkezden yönetilemez. Eğitimleri düzgün verilemez. Performansları düzgün ölçülemez. İlçeler arası rekabet ve belediyelerin seçmene yakınlığı ilçe belediyelerinin yönettiği okulların kalitesinin garantisidir. BÜTÜN OECD ülkelerinde eğitim yerele bırakılır. Bir hikmeti var.
Thales 24 Mayıs 2019 11:45
1
Kürt paranoyasının Türkiye'yi her alanda felç etmesine izin vermemeliyiz. İktidarın nimetlerine bağımlı olmuş merkezi devletin kontrol takıntısına teslim olmamalıyız. İlçe belediye başkanları bu işi sizin başlatmanız lazım. Okulları talep edin. Halktan destek gelecektir.
KARAR OKUR 24 Mayıs 2019 11:53
1
Siyasi görüşe göre öğretmen alırlar o zaman da. Türkiye de olmaz o sistem
külyutmaz 24 Mayıs 2019 12:13
0
Temelde söylediğinize katılmakla beraber bazı ayrıntıları göz ardı etmemek gerekir diye düşünüyorum.Yerel ile kasıt belediye olmamalıdır.Böyle olursa okulları doğrudan partilere bağlamış oluruz.Türkiyede belediyeler tam olarak yerel yönetim sayılmaz.Dar bölge seçim sisteminde ve demokratik parti kanunuyla ancak olabilir.Şimdiki durumda daha kötü olur ,öğretmenleri partili bakkal atar .
Thales 24 Mayıs 2019 13:47
1
Şu anda da siyasi görüşe göre alıyorlar. Atamaları zaten partili bakkal yapıyor. Şimdiki durumda bu kayırmanın hiç bir siyasi/hukuki/ekonomik bedeli yok. İlçe belediyeleri ise her gün seçmenle yüz yüze. İlçe okullarının itibarını düşünmek zorunda. Düşünmez ise bir sonraki seçimi kazanma ihtimali çok düşer. Okullar belediyeye bağlanırsa belediye seçimleri ağırlıklı okullar üzerinden döner. Veliler çocuk iyi eğitim alıyor mu diye bakar. Kimse öğretmen hangi partiden diye sormaz. Başarısızlığın bedeli ağır olur. Dar bölge ön seçim de şa
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 09:21
Disiplin ve öğretmenin söz sahibi olmadığı sınıfta eğitim olmaz. Öğretmen ders anlatmak zorunda ama öğrenci keyfi isterse dinler istemezse cafede gibi sohbet eder isterse uyur. Öğretmen buna bir şey derse suçlanır. Öğretmene kabadayılık yaparlar. Karşı gelirler. Ders dinlemez ve çalışmazlar. Cünkü 8 zayıfla sınıf geçerler. Sonrada tüm suçlu öğretmen olur. İşte eğitim sistemimiz. Nerde görülmüş böyle Rezalet.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 09:06
2002'den bu yana meslek liselerinin katsayısı gibi birkaç sorun hariç hiçbir şeye dokunulmasaymış bundan iyiymiş. Kimse eğitim düzelir diye boş yere beklemesin çünkü pedagojik değil ideolojik bir alan. Her gelen meşrebine göre dindar veya laik nesil yetiştirmeye uğraşıyor.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 08:08
Öğretmen bezgin, bıkkın, ümitsiz...
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 11:48
3
bıraksın o zaman.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 07:36
Atatürk'ün bir sözü var: "Eğitimde reform her şeyden önce öğretmenin kafasının içinde başlar."
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 10:09
2
yine mi atatürk? senin kendi sözün olmayacak mı hiç?
N.Öztürk 24 Mayıs 2019 06:49
MEB, yeni sistemde 2 haftalık tatil getirip, bu sürenin yaz tatilinden kesileceğini belirtmesi, eğitim-öğretim takviminin Haziran'da uzatılması veya Eylül'de öne çekilmesi demektir ki, bu durum, eğitim reformundan daha zordur. 1970'lerden bu yana gördüğüm, yaşadığım ; 19 Mayıs'tan sonra ciddi ve verimli ders yapılamıyor, Eylül'ün başı da havalar çok sıcak
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 10:07
0
o zaman bu durum değişmeli.
Bir eğitimci 24 Mayıs 2019 04:58
Ülkemizde ne yapılacaksa mevcut öğretmenlerle beraber yapılacaktır. Öğretmeni dışlayan, yok sayan hiç bir çalışma başarıya ulaşamaz. Yıllardır öğretmenler hem eğitim hem de özlük hakları itibariyle ihmal edilmektedir. Fatih projesine yapılan yatırımın yarısı öğretmen eğitimlerine ayrılsa eğitimimiz çok farlı olurdu. Ayrıca ülke olarak eğitim mi yoksa öğretim mi karar vermemiz gerekiyor. Tabii ki ikisi beraber olacak. Ancak konuşulan, yapılmak istenenler daha çok öğretim ile ilgili. Yazarın belirttiği gibi öğrencilerimizi eleştirel düşünce
KARARLI KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 04:05
Bu arada, Milli Savunma Bakanı Akar Ankara Temsilcilerini iftara çağırmış. Beni çağıran olmadı diyorsunuz ehh ne diyelim "körler sağırlar, birbirini ağırlar." gam etme sen kör de değilsin, sağır da değilsin, sen sağlıklısın, A ka pe' li değilsin.
Sayın Yazar, madem yazdınız ben de bir eğitimci olarak yazayım. Şu an da eğitim temel fazlası YÖNETİCİLER. Küçükten büyüğe binlerce okul müdürü ve müdür yardımcısı, şube müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, il milli eğitim müdür yardımcıları, il milli eğitim müdürü, merkez daire başkanları, şube müdürleri, genel müdürler. İnanın Sayın Bakan önce bu birimlerin / ki çoğu gereksiz / büyük bir kısmını lağvetmeli yok etmeli. Çünkü bunlar değişimin ve gelişimin önündeki en büyük engel. Sayın Bakanın dev düşünceleri maalese
Abdullah hasan 24 Mayıs 2019 09:02
1
Yönetim kademesinden geçilmiyor diyorsunuz yani. Bende katılıyorum, yönetim kademesinin çokluğu bir yana işlevselliği bir yana, hangisine ağlasak yeridir.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 03:22
Neden liselerdede ilk ve ortaokullarda ders azaltılmasına gidilmiyor önce tabandan başlamak lâzım ama ülkede herşey tepeden inmece yapılıyor acı ama gerçek,herkes hep öğretmenlere yükleniyor da öğretmenlerin hangi şartlarda çalıştığını gündeme almıyor siz ne yaparsanız yapın önce öğretmenin asayiş meselesini gözardı eder,öğretmeni aslanın kafesine kedi atar gibi öğrenci,veli mevzuatın önüne atarsanız bir arpa boyu mesafe kat edemezsiniz dün Çankırıda bir öğretmen bir veli tarafından darp edildi okulda ne yazıkki zulme uğrayan bir kedi kadar
KARARLI KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 15:00
0
Osmanlılar döneminde bu meseleler çok tartışılmıştır. Eğitimde reform aşağıdan yukarıya doğru mu yoksa yukarıdan aşağıya doğru mu olmalıdır diye. (Tuba Ağacı Nazariyesi gibi.) Şimdi biz "Yeni Türkiye" döneminde yaşıyoruz onun için aşağı-yukarı tartışmasına girmeden ORTADAN reforma başladık.
Ccc 24 Mayıs 2019 02:53
Eyvallah mirim on numara tespit üzerine söylenecek söz yok
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 01:41
Bakan Akar’da kinci nesilden değilse Karar’a uygulanan ambargo Saray çevresinden zikredilmiştir. Ramazan’da yandaş gazetelerin yanında başka gazete temsilcileri çağrılmışsa, iftara sizi çağırmaması hiç hoş olmamış.
musto 24 Mayıs 2019 01:19
Ülke yap boz tahtasına döndü 60 yıllarda sınıf geçmek için dersleri günlerce ezber yapacaksın şimdi test ile ya tutarsa 80 yıllarda ehliyet almak için bir kaç sene uğraşır emek verirdik 1 ayda ehliyet al otobanlarda kazadan geçilmiyor.Cemaat yazarları inkılap tarihi mecburi diye şimdiden kıyamet kopartıyorlar.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 00:31
Din dersi omur boyu zorunlu olsun. Matematik, Fizik, Kimya, Cografya olmazsa da olur. Cocuklarin kafalarini fazla karistirirsak dindar nesiller yetistiremeyiz sonra.
KARAR OKURU 24 Mayıs 2019 10:48
1
Ahlak yerlerde sürünüyor ama anayasada var bahanesiyle 4. sınıftan 12. sınıfa kadar zorunlu din dersi. Sanki İmam-ı Azam yetiştirecekler.
istanbuloğlu 24 Mayıs 2019 14:17
3
Din dersi degil; dinin imanin kendi cocuklarimiza 5 yas ile 10 yas araliginda ogtetilmeli ve dini egitim( din kulturu dersi degil) zorunlu olmali.Matematik derside zorunlu olmali.Matematik bilmeyen; aklini zekasini kullanamaz.Hhatta en agir matematik din ve hukuk rgitimi alanlara verilmeli.Matematik bilmiyen; dini yasalari ya yorumlayamaz, yada yanlis yorumlar.Din insanlarin oyuncagi olur. Ulkemin en zeki gencleri guclu din ve matenatik egitiminden gecmeli.matematigi medreselerden kaldiran osmanlinin; Avrupali gavurlar karsisinda nal topladigini hala goremiyoruz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN