Back To Top
Onun gibi yaşayınca ölmezsiniz

Onun gibi yaşayınca ölmezsiniz

 - Son Güncelleme: 20.10.2019 Pazar 09:20
- A +

Birkaç defa gitmişliğim var Edebiyat’ın Demirkapı’daki yerine.

Nuri Pakdil’i de ilk orada gördüm.

Zarif bir adamdı. Mektuplar yazıyordu. Daha doğrusu o söylüyordu, bir arkadaş yazıyordu.

Mektup yazdığı isimlerden bazılarının sol edebiyat çevrelerinden olduğunu hatırlıyorum.

Arif Ay’a “Sayın Ay” diye hitap edişi dikkatimi çekmişti.

Bir de mektuplarını “Devrimci selamlarımla” veya “İlerici selamlarımla” diye sonlandırışı.

Mazur görülsün, kelimelerde yanılabilirim, ben hatırımda kalanı yazıyorum.

Bazen Nuri Pakdil’in ‘öğretmenim’ olduğunu söylüyorsam, bunun sebebi onun dizinin dibinde çok bulunuşum değil.

Benimki biraz uzaktan eğitimdi.

Yazılarından, kitaplarından, onun yanında bulunanların anlattıklarından aldığım bir eğitim.

Mesela Ankara’daki uzun yürüyüşlerini, sabah namazlarına Hacı Bayram-ı Veli’ye gidişlerini Atasoy Ağabey’den dinlemiştim.

Sonradan Biat’te de okudum.

Hacı Bayram-ı Veli’nin huzuruna gitmek bir yoklamada ispat-ı vücut etmek gibiydi, gidiyorsun, Hacı Bayram-ı Veli’ye “Ben geldim, buradayım” diyorsun.

Bütün ‘put’lara karşıydı.

‘Karşı’ ne kadar sıradan!

Bütün putlarla kavgası vardı demem daha doğru.

Rahmetli Alaeddin Özdenören’in anlattığı bir yürüyüş hatırasında putların kirinden arınma öyküsünü hiç unutmam.

Adeta törensel.

Arkadaşım Baki Kaya da naklederdi Ankara dönüşlerinde Nuri Bey’in sürekli diri olan bilincini yansıtan anekdotlar.

Para da putlardan biriydi.

Belki de kavgalı olduğu için para Nuri Bey’e yaklaşmadı.

Dedelerinden ona miras kalan araziyi “Toprak işleyenin” diyerek köylülere bağışladığını duymuştum.

Devrimciliği diline vurmuş sayısız insan vardır yeryüzünde.

Devrimciliğin lafla olamayacağının hayatta rastladığım ilk kanıtıydı bu.

Bazen Rahmi Kaya, ezberden Nuri Pakdil’den pasajlar okurdu.

Abdesti Pakdil’e özgü kelimelerle tarif eden bir paragraf “İşte bu su uygarlığıdır” cümlesiyle bitiyordu.

Bizim uygarlığımızın faik bir yönünü tarif eden en güzel cümlelerden biriydi bana göre.

Bu cümleyi de sonradan kitaplarında gördüm.

Edebiyat dergisinde ve Edebiyat Yayınevi’nde inşa ettiği estetik bilincin mümessillerinden biri Necip Evlice’dir.

Necip her işini güzel yapar.

Kitap kapakları sade ve güzel, kitaplarda düzelti hatası yok.

Gönderilere adresler güzel bir yazıyla yazılır.

Paketler muntazam yapılır.

Necip Evlice’ye Nuri Pakdil’in verdiği isim İdris Hamza’ydı.

Rahmi Kaya’ya Yusuf Nili.

İbrahim Çelik’e Hüseyin Su.

Daha çok var.

Bu müstearların o arkadaşlara ilave bir kuvvet verdiğini düşünmüşümdür.

Ve Kudüs.

“Tur Dağını yaşa/Ki bilesin nerde Kudüs/Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum”

“Ayarlanmadan Kudüs’e/Boşuna vakit geçirirsin/Buz tutar/Gözün görmez olur”

Nuri Pakdil’in dizeleri mutlaka bizim okuduğumuzdan daha gerçektir.

Ve daha ziyadedir.

Keşke onun yazdıklarını onun kelimeleriyle okuyabilsek.

Kubbetü’s Sahra’nın resmini görünce ayağa kalkması, önünü iliklemesi, asla artistik bir ‘jest’ değildir.

Nuri Pakdil’de daima faal olan Kudüs bilincinin içten gelen tezahürüdür.

Kaç şair, kaç yazar, kaç öykücü onun rahle-i tedrisinden geçmiştir?

Sayamam. Her biri ayrı bir kıymet.

Şimdi de zengin sayılmayız ama Nuri Pakdil’in yetiştirdikleri olmasaydı bu alanlarda çok daha fakir olurduk.

Son yıllarda onunla görüşmek, temas kurmak kolaylaşmıştı.

Bu kolaylıktan ben de istifade ettim.

Bir defa sitem etmek için (kulağımı çekmek için de diyebilirdim) bir iki defa da bana bir mevzuyu anlatmak için aradığını hatırlıyorum.

Birkaç hafta önce Umut oyununun Devlet tiyatrolarındaki sahnelenişi hakkında bilgi almak için Necip Evlice’yi aramıştım.

“Bugün ismin geçti” dedi Necip.

Nuri Bey, “Bugün Karar’da Yusuf Ziya Cömert’in yazısı yok” demiş.

Hem sevindim, hem utandım.

Şimdi niye sevindiğimin ve niye utandığımın şerhini yapmayayım. Erbabı anlamıştır.

Bu, Nuri Pakdil’le ilgili son hatıram oldu.

Bir büyüğünüzü kaybetmek, insanın içine bir yetimlik hissi yerleştiriyor.

Bir mü’min olarak sapasağlam, firesiz yaşadı ve gitti.

Her Müslümanın imreneceği bir ömürdü yaşadığı.

Nuri Pakdil gibi yaşayıp göçünce ölmüş sayılmazsınız.

Allah ona Rahmet etsin.

Allah ona umduğundan fazlasını versin.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Allah mağfiretiyle muamele eylesin GÜZEL ADAM'a
ramazan gün... 20 Ekim 2019 14:14
(7)oynamışmıdır 'restine'?. yoksa 'kollu'da eğlenip dönmüş müdür evine?. ah! siz 'öyle' diyorsanız.. öyleyse, MİLİTAN o olmalıdır; 'binde bir' dediklerinden.. not: 'antifiravunist, anti anamalcı'; bunlar onun ürettiği tabirler ise.. zayıf; en fazla 'tekere' basılmış pul gibi duruyor!. 'öyle adamlar' nerdeler 'yusuf abi'?.
ramazan gün... 20 Ekim 2019 14:01
(6)'bininci adam' aslında BİR ADAMdır!. 'öyle adamlardan'dır; vardır 'öyle adamlar'; var mıdır 'öyle adamlar'?. (..) hiç tanımadım pakdili; hiç okumadım, bütün bildiğim 'yusuf abi'nin anlattıklarından ibaret ve anlattıkları gibi ise eğer.. MİLİTAN, odur!. ve -bence- şiir KUMARDIR; ama pişpirik kaabilinden değil; tüm malını 'bozdurmuş' adamın 'restine' kumarı ancak şiirdir. herkes casinodadır ama; kimi 'kolluda' biraz iyisi 'teker'de dolanır; ancak büyükler büyük hisseder ve 'masaya' oturur!. varlığını kaybedince benliğini kazanır!.
ramazan gün... 20 Ekim 2019 13:47
(5)Kesesini alsan aklına bir şey gelmez./O seninkini kullanmak istese bile/Ertesi gün gelip seninle/Hiç borcun yokmuş gibi konuşur./999 sahte dostun ağzında/Altın ve para vardır her zaman./Fakat içinden geçenleri bininci adama/Anlatabilirsin hiç korkmadan./Her zaman ve her koşulda/Onun hakları senin, senin hataların onundur./Haklı da olsa, haksız da olsa/İsterim ki onun yanında dur./Felaketin anında ve gülünç olduğun zaman/999 uşak senden kaçar./Fakat seninle beraberdir bininci adam/İdam sehpasında, belki de daha ötesine kadar.
ramazan gün... 20 Ekim 2019 13:44
(4)Bin adamdan yalnızca birisi/Sana kardeşten daha yakındır./Ve onu bulabilmenin değeri/Kaybedilecek bir ömrü kazanmaktır./Başkaları sende ne görürse/999 kararsız da onu savunur./Fakat tüm dünya karşısına dikilse bile/Şöhret, servet, görünüş/999 kişi bizi bunlarla ölçecek/Oysa ne vaad ne yalvarış ne de gösteriş/Bil ki o bu yollarda yürümeyecek/Ey oğul, şayet onu bulabilirsen/Onunla birlikte denize açılabilirsin./Seni kurtaramasa bile bininci adam/Denize atlayıp seninle boğulacak yegane insan./Bininci adam senin yanında durur.
ramazan gün... 20 Ekim 2019 13:38
(3)Fr milice yedek veya düzensiz askeri birlik
ramazan gün... 20 Ekim 2019 14:00
0
(3)Lat militia [n. çoğ.] sivil halktan toplama asker..Lat mille: bin. (..) MİLİTAN: bir düşünceye, bir görüşe, bir öğretiye bağlı olan ve onun başarı kazanmasına uğraşan, bu yolda savaşan (kimse). (..) şarkı: çin kuanta milla; kim söylüyordu acaba?.. mille: bin.. öyleyse BİN ADAM!.
ramazan gün... 20 Ekim 2019 13:35
(2)'bir adam'; 'şöyle ve böyle adamlardan biri işte' hissindeyim. ayağa kalkıyorum ve yüzüme nefesini hissedeceğim kadar yaklaştırdığı yüzüyle.. nefesini hissedemiyorum; nefes almıyor sanki!. 'öyle adamları' aradığımı biliyor ve 'şöyle böyle adamlara' inanmadığımı anlıyor.. almadığı nefesten suratıma tek kelime üflüyor: 'MİLİTAN!'..(..) ağzımı dilimi damağımı hissedemiyorum, öyle susamışım ki; mutfağa gidip su içiyor ve balkona geçip bir sigara yakıyorum.. (nişanyan sözlük): Fr militant savaşçı [esk.], siyasi veya sosyal bir dava uğruna savaşan..
ramazan gün... 20 Ekim 2019 13:22
(1)çok şey biliyordum 'öyle adamlar' hakkında, ne çok şey okumuştum. inanıyordum 'öyle adamların' bir yerlerde BİR BİÇİMDE hala mevcut olduklarına; ama inanmıyordum bana söylenen 'şöyle, böyle adamların' gerçekten 'öyle adamlar' olduklarına.. 'öyle adamlar' nasıl anlaşılır ki?. nerde oturur nereye kalkarlar, nasıl konuşur ve nasıl susarlar?. ya ne beklenir 'öyle adamlar'dan?. bir 'kurtuluş vaadi', hiç bilmediğin bir 'hikmetli söz'; biraz 'para'; yok o kadar da değil!. ilk karşılaşmanızda ne der size?. ilk karşılaşma, ilk cümle; hiçbirşey ve herşey!.
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 12:54
adam bu ülkede yıllarca atılan hiç bir çığlığa acıya cevap olsun bişey yapmadı.ve o ünlü çevresi de.neler oldu bu ülkede be.bu ülkenin yeni acıları na ses vermedi..doğa,kadın,eğitim,çocuklar...en basiti hesler.gözyaşları sel oldu..egemenler milyar dolarlar..milletin alım gücü azaldı.eeeeeeeeeeeee.yok klas duruşmuş yok anamalmiş yok devrimciymiş..çevresini debiliriz.ayıp.sizbizi halaaptal mı zannediyorsunuz
Dilek Çelik 20 Ekim 2019 06:25
Amin Amin Amin son cümlenize. Şimdi de zengin sayılmayız ama Nuri Abi, Sezai Karakoç olmasaydı daha fakir olurduk. Peki yarın, öbür gün, halimiz nice olacak? Onları okuduk sevdik belki bir kaç pasajlarını paylaştık dost meclislerinde.. Peki yarın ne olacak, kim var onlardan kalan boşluğu dolduracak?
AYKIRI SES 20 Ekim 2019 06:20
"Bütün putlara karsiydi" hangileri mesela.ornek verebilir misin.ben biliyorum.ayip değil mi bu.mikyonlarin sevdiği bi insan var.sevmeyebilirsinjz.ama ona hakaret etme hakkınız yok.mesela ben de şöyle desem.BUTUN PUTLARA KARSI DEGILDI.anladinuz mi.hangi putlara karşı olmadığını.bu tip yazarların 28 sanatçılardan farkı yok
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 03:30
Allah Rahmet eylesin Nuri Pakdil'e. Ancak, meşhur selamında geçen, antisiyonist, antifaşist, antifiravunist için kahrolsun derken, somut örneğini karıştırıyordu,sanki! Kişi, isim üzerinden değil de kişlik ve işi üzerinden bakınca pratikte, sayın Pakdil'in paradoksu bu kişilik ve eylem sahipleriyle kavgası olmamasıdır. Şimdi siz sapına kadar banal, kaba kapitalist, faşist, firavunca iş ve tavır sahibi parti,cemaat,tarikat lideriyle fikir, tavır, düşünsel olarak nasıl anlşabiliyorsunuz! Birde Sezai Karakoç, İ. Özel diye biri bu ülkede yaşamıyor mu! Herhalde yasaklılar!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN