Back To Top
Şambrelle denize fazla açılmamak lazım

Şambrelle denize fazla açılmamak lazım

 - Son Güncelleme: 27.05.2019 Pazartesi 07:46
- A +

Şambrel’ kelimesinin beni bu kadar gezdireceğini tahmin etmezdim. 

Çocukken ‘şamrel’ derdik. Niye öyle derdik ne bilelim?  

Şoför esnafından halk lisanına geçmiş olabilir. 

Bazen ‘şamyel’ diyen de olurdu. 

Zaman içinde doğrusunun ‘şambrel’ olduğunu öğrendik. İmla kılavuzlarında, sözlüklerde öyle yazıyor. 

Yahu bu kelime nereden geliyor? Dur bir bakayım. 

Robe de chambre’ın chambre’ı. 

Eee? Sonrası. 

Chambre à air. 

‘Hava odası’ denilmeyeceğine göre, hava torbası, hava haznesi gibi bir şey dememiz lazım. O da karışık. Ne haznesi, nasıl torba. 

Şambreir de denilmez. Türküz biz. 

Şamrel de çık işin içinden. 

İşte böyle dolaştırdı beni şambrel. 

Gözümün önünde bir adam. 

Çok da gözümün önünde değil. Biraz ileride. 

Kefken’deyiz. Sahilde. Kumda yatıyoruz. 

Bir adam, şambrele yerleşmiş, güneşleniyor. Çok açıkta değil ama, güneşlendiği yer adam boyunu geçer. 

Havada hafif bir poyraz. 

Bu rüzgar, hiç kımıldamazsanız sizi yavaş yavaş Kumcuğaz açıklarına doğru sürükler. 

Boyuna adamı kollayacak halimiz yok. Kendimizle meşgulüz. 

Adamın tepesinin çıplak olduğunu da hatırlıyorum. O zamanlar saç ekme de yok, insanlar kafalarında ziraat yapamıyorlar. 

O gün için adamın orta yaşlı olduğunu söyleyebilirdim. 

Bugün aynı yaşlardaki adama herhalde gençten bir çocuk derim. Bu da yaşlandıkça yaşlılık algısında bir değişiklik meydana geldiğine misal teşkil etsin. 

Bir ara iskele tarafında bir hareketlilik, bir koşuşturma oldu. 

Bizim şambreldeki adam biraz daha açılmış. Harmankaya’yı geçmiş. 

O zamanlar Nihat Erim’in mülkü olan bir burun var, Kefken’le Kumcuğaz’ın arasında. Harmankaya o buruna bitişik. 

Adam rahaat, şambrelin üstünde. Başına gelebilecekler hakkında fazla bir fikri yok. 

Aşağıda deniz serin. Yukarıda güneş güzel. 

Birazdan kafası taze patates gibi soyulabilir, burnu da tabii. 

Memlekette yaylaya çıktığımız zaman, hava güneşliyse hemen soyulurdu burnumuz, o aklıma geldi şimdi. 

Şambrele o kadar rahat yerleşen adamın yüzme bildiğini varsayarsın. Meğer yüzme de bilmiyormuş, sonradan öğrendik. 

Tehlikelidir. 

Acıkırsın. 

Acıkmak bir şey değil, akşam olur, karanlık çöker. Allah göstermesin. 

Bir de rüzgar çıkar. Dalgalar yükselir. Şambreli zapt edemezsin. 

Birdenbire, dün, sahura yakın düştü aklıma bu şambrel hikayesi. 

Bazen iftarlara gidiyoruz. Gittiğimiz yerlerde gazeteciler, ekonomistler, siyaset erbabı, işadamları denk geliyor. 

Nasıl oldu işsizlik? Hiç iyi değil. Fakat kamu yoğun eleman alımları yapacakmış diyorlar, 10 bin, 20 bin. 

Dolar ne durumda? Para hareketliliği yok, alışveriş yok, dolar fazla çıkmaz. Memlekette para var mı? Var, ama daha çok lazım. Bu sene için 80-100 milyar dolar. Maliye ihtiyat akçesini de kullanacakmış. İstanbul seçimi için mi?  

İdlib ne olacak? Kritik. Katliam endişesi var. S 400 alıyor muyuz? Galiba alacağız. Alınca Amerika yaptırım yapar mı bize? Senatodan yaptırım geçmiş mi diyorlar? Trump’tan ümitliyiz. Yaptırımı yaptırtmaz inşallah. Avrupa’yla aramız nasıl? Bir ara fazla mı gerdik? Yumuşatsak, ilerde faydası olabilir. Rusya’yla dayanışmamız bizim için yeterli olur mu? 

Bu soruların ve cevapların hepsi, ekonomik olarak kendi kaynaklarımıza dayanmadığımızı, makul çizgilerden taştığımızı, bilgiye dayalı, gerçekçi politikalara yönelmek yerine bazı acemilerin aklına uyduğumuzu, uluslararası ilişkiler alanında da anlık, günübirlik, sonradan bizi keskin dönüşlere zorlayacak hamasi tercihler yaptığımızı, sık sık ipin ucunu kaçırdığımızı düşündürüyor. 

Şambrelin üstündeymişiz de, dev bir kalyonla okyanuslara açıldığımızı hayal ediyormuşuz gibi.  

Kalyon yerine transatlantik demeliydim biliyorum fakat birden gözümün önüne geçen ay Cenova Limanı’nda gördüğüm Neptün Kalyonu geldi. 

Bizim Kefken’deki hikayede şambrelin üstündeki adam kurtuldu. 

Istakoz gibi kızarmış herif. Hafif poyraz olmasa belki de yanıktan komaya girermiş. 

Ali Dayım anlattı, sandalla gidip almışlar. Çok sevinmiş, gelenlerin ellerini yüzlerini öpmüş. Bir dua etmiş bir dua etmiş. 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
musto 27 Mayıs 2019 15:08
Merak etmeyin bizim insanımız her ne kadar hazır yemeye alıştırılsada çaresiz kaldığında muhakkak bir çözüm yolu bulur. Eskiden kaput bezinden donlarımız vardı paçalarını bağlar şişirir yüzmeyi öğrenirdik.
E.K 27 Mayıs 2019 14:06
Elinize saglik..Guzel bir yazi..Turkiye'nin amatorce yonetildigi, hamasetle isin goturulmeye calsildigi hususundaki goruslerinize katiliyoruz....
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 13:59
Şambreldeki adam biziz , peki bizi kim kurtaracak? Ucu açık kalmış yazının...
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 11:48
Çok güzel yazı. Durumu iyi anlatıyor.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 10:07
Istanbulu alirsak mekke kurtulur medine kurtulur, kudus kurtulur. Golan tepelerini bize verirler direk. Suriye de savas biter sinirlarimiz guvenli olur. Kibeis sorunu biter. Yunanın işgal ettiği adalar teslim edilir. S 400 ler ayaklanir kendiliğinden gelir. Yeterki şu İstanbul'da rant kapıları devam etsin. istanbul seçimi işte bu yüzden cok önemli.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 12:49
4
Yunanın işgal ettiği adalar ne ya? saçma sapan başladılar yine kemalistler.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 15:08
1
Kardak kimde git bir bak bakalim. Sonra konuşalım
Karar Okuru 27 Mayıs 2019 02:00
Ustune ustelik sambrel de patlak.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:21
Cumhurbaskani her gun Istanbul seciminde hirsizlik yapildigini iddia ediyor.
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 18:36
0
En parlak propaganda tekniği, tek bir temel prensip akılda sabit olarak tutulmadıkça başarıya ulaşmayacaktır: Kendini birkaç nokta ile sınırlamalı ve bunları defalarca tekrar etmelidir. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Joseph Goebbels (Hitler’in propagandacısı)
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 21:11
0
Goebbels'in sozlerini okumus olsa gerek. Tamam da Ramazan'da orucluyken yalan soylemenin buyuk gunah oldugunu bilmiyor mu?
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:46
Bu ifadeler beni çocukluğuma götürdü. Bizde ‘şamyel’ derdik. Sizin demenizle bende dikkat ettim. Şambrel’ kelimesini şamyel e çevirmişiz kökenini, sebebini bilmeden. Umberalla’ya Umberal dememişiz mesela. Ne güzel isim bulmuşuz ve koymuşuz. Şemsiye. Şems: güneş, Şemsiye- güneşlik. Biz de yoğun kullanım yağmurda olsa da.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:35
Şambrelin üstündeymişiz de, dev bir kalyonla okyanuslara açıldığımızı hayal ediyormuşuz gibi. Güzel rüya görüyorduk, uykudan kim uyardı bizi.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:29
Trump’tan ümitliyiz. Yaptırımı yaptırtmaz inşallah. Damat bey Trump la görüştü işi bağlamıştır kesin rahat olun, rahat uyuyun arkadaşlar.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:25
Nasıl oldu işsizlik? Hiç iyi değil. Fakat kamu yoğun eleman alımları yapacakmış diyorlar, 10 bin, 20 bin. Daha doğru ifade ile kamuya yoğun, 10 bin- 20 bin gibi A Ka Pe li alımı yapılacak.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN