Back To Top
Seçim hayat-memat meselesi mi?

Seçim hayat-memat meselesi mi?

 - Son Güncelleme: 15.03.2019 Cuma 09:03
- A +

Eskilere doğru hafızamı yokluyorum. Taa ilk gençlik yıllarıma gidiyorum.

Demirel Başbakan’dı. Ecevit kazandı. Demirel “Millet bize muhalefet görevi vermiştir” dedi, işine devam etti.

1977 seçimlerinde kendime göre epeyce ‘fena fi’ssiyaset’ olmuştum. Selamet Partisi’nin seçim propagandalarına, ilçe kongrelerine, köy sohbetlerine gidiyordum.

Anlattığımız şey, özetle, ‘bizim parti gelirse daha iyi olur’ dan ibaretti. O zamanki aklımız fikrimiz ölçüsünde, İslam’a daha uygun olur, daha çok kalkınırız, Batı’ya kuyruk olacağımıza bir milyarlık İslam alemine baş oluruz falan filan.

Hoş, sonradan anladık, ‘İslam Alemi’ mefhumunun maalesef fazla bir şey ifade etmediğini.

Ayrıca, bizi kim ‘baş’ yapacak? Herkes razı mı? Gökten zembille mi indik biz? Niye yapsınlar?

Ama bizim tarihimiz var, şöhretimiz var?

Evet var. Bu bizim öncülük etme potansiyelimizi biraz arttırıyor.

Ama pek tabii olarak, bugünün gerçekleri insanları daha çok ilgilendiriyor.

Neyse o seçimde Milli Selamet’in meclisteki sayısı yarı yarıya azaldı.

Fena bozulduk.

O dönemde, ‘kemiyet değil keyfiyet önemli’ lafı aramızda çok dolaştı.

Kaybetmek dünyanın sonu değildi, hayat devam etti.

80’den sonraki seçimlere de ‘hayat memat meselesi’ olarak bakmadı kimse.

Özal geldi, Demirel yeniden geldi, Ecevit de geldi. Geldiyse geldi.

Herkes, fikriyle, zikriyle hayatını sürdürdü.

Ekonomik sıkıntılar oluyor muydu?

Oluyordu.

Sana yağı, zeytinyağı kuyrukları, sigara kuyrukları... Bakkaldan torpille sana yağı alıyorduk.

Harp darp te oldu. Kıbrıs’a çıkarma yaptık.

Ama iyi kötü geçiyordu hayat.

Seçimin hayat-memat meselesi olarak görülmeye başlanması Refah Partisi’nin iktidara gelme ihtimali belirince başladı.

Sağ ve sol partilerin sahaya sürdüğü korku, Refah korkusuydu.

Ya Refah gelirse?

Şöyle olursa Refah gelir, böyle olursa Refah kazanır falan...

Hatta o günlerden Gır Gır’da yayınlanan bir karikatür hatırlıyorum.

(Şimdilerde öyle mizah dergileri de kalmadı. Suratlarımız nedense asıklaştı.)

Kız, oğlandan bıkmış, ayrılacak.

Suratı bozuk. Gitti gidiyor.

Oğlan ayrılmak istemiyor.

Herhalde dil döktü, döktü ikna edemedi.

Son kozunu oynuyor.

“Bak” diyor kıza, “Ben gidersem Refah gelir.”

Yani o kadar meşhurdu ‘Refah fobisi.’

(Dedem ‘menşur’ kelimesini kullanırdı böyle durumlarda. Haklıydı, çünkü ‘menşur’ yaygın, yayılmış demek.)

Fakat bu korkular, bu korkutmalar kar etmedi.

Demek ki, elitlerin korkutmaları halkı o kadar ilgilendirmiyordu.

Refah geldi. Gelince de hiçbir şey olmadı.

Bize göre bir şey olmadı.

Devlete göre oldu.

Devlet, muhtemelen ABD’nin ‘Ilımlı İslam’ senaryosunda yaptığı tadilata veya değişikliğe paralel olarak, bir 28 Şubat peydahladı.

Allem etti, kallem etti, akla mantığa, vicdana sığmayacak dalaverelerle Refah’ı siyaset sahnesinden sildi.

Şimdi bunları bir bir anlatmanın alemi yok, elli kere yazmışızdır daha önce.

Derken, Refah’ın siyaset sahnesinden silinmesinde rol alan bütün siyasi aktörler, 28 Şubat’ın sevimsiz, sert, kutuplaştırıcı, kaba-saba ikliminde perişan oldu.

Gönüllü, tercih edilmiş bir perişanlıktı bu.

Ben, Ecevit’in ‘durumdan vazife çıkarma’ tarifini hep ‘askerin ne murat ettiğini idrak edip gereğini yapma’ olarak tercüme etmişimdir.

Siyaset sıfırı tüketti.

28 Şubat kendince bir korku üretip ‘irtica’yı birinci tehdit ilan etmişti ama, millet 28 Şubat’tan korktu.

Ve gereğini yaptı. AK Parti’yi ezici bir çoğunlukla iktidara getirdi.

O tarihlerden itibaren seçim hayat-memat meselesi haline geldi.

Fetö örgütünün melanetleri bu durumu perçinledi.

Bazılarımız ‘vatana sahip çıkma’ya öncelik verdi. Sandığa da bu bilinçle gitti.

Bazılarımız için ‘kazanımlarımızı kaybetme’ kaygısı söz konusuydu.

Bazılarımız için ‘kaybettiklerimizi kazanma’ ümidi.

Elbette ‘kazandıklarını kaybetmek’ten endişe edenler de hep vardı.

Herkesin gerekçesi kendisine aittir.

Bütün tarafların gerekçelerine itibar ederek, şu önümüzdeki seçimin ‘hayat memat meselesi’ olduğu fikrinin mantıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Kiminin de yoktur gerekçesi.

Veya gerekçesi kaybolmuştur.

Onlara kolay kolay laf anlatamazsınız.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru 15 Mart 2019 20:56
bazıları için hayat memat meselesi artık.
“Biz bu İstanbul’a ihanet ettik” dedi ya. Bir şehre, medeniyete, kültüre, insanların yaşama alanlarına ve dolayısıyla da yaşama hakkına nasıl ihanet edilir? İstanbul bir örnektir. Kayseri aynı zamanda bir Selçuklu şehridir ve Özhaseski sayesinde artık bu şehirde Selçuklu ve Osmanlının izleri ya tamamen silinmiş, ya da beton yığınları arasında kaybolmuştur. Buna rağmen bu zat hala belediye başkanlığına adaylığını koyabiliyorsa, “bizde tarihe, medeniyete birazcık saygı var mı” diye kendimizi sorgulamamız gerekmez mi?
Sayın Kiras gerçekten ne gerçekçi ve tabii yazıyorsun.Aynen katılıyorum.Yalnız yarı yarıya kaybettiğiniz seçimin tam karşısında ben,seninle aynı hız ve yaşta bulunmuştum.Sevgilerimle..
ramazan gün... 15 Mart 2019 14:20
(10) bu seçimin benim açımdan tek ilgi çekici tarafı bu.. genişleme durdu, dururdu zaten. (bu ak parti açısından tehlike çanıdır; bu seçimler vadenin sonu gibi. demiştim) keyfiyete dair bir dönüşüm?. beklemiyorum.. bakıyorum, işe yarar tek veri; chp nin tercihi; kürtlerden mi, müslümanlardan mı daha fazla nefret ediyorlar; oy oranlarında olası değişimler verse verse bunu verir bize...
ramazan gün... 15 Mart 2019 14:19
(9)millet ittifakı unsurları olarak tümünün 'merkez fakültesi' olan, faşist-statükocu (YOBAZ!) yaklaşım, tarih boyunca bu unsurları birbirine düşman kılarken, şimdi birleşmelerine de vesile olan diğer 'nefret kutbunu' ak parti üzerinden işletirken, işin nereye geleceği görülemedi; chpdir normal ve bana uyar!. anadoluda varolan ve bahsettiğimiz 'zihin alanını'n dışında olan, hemşerici, ahbap çavuşçu particilik unsurlarından bahsetmiyorum.. 'vatandaşın-kürtlerin bebeğe gelmesinden rahatsız olduğunu' geçmişte radyo programında anlatan klikten bahsediyoru
karar okuru 15 Mart 2019 14:11
Şurası bir gerçek,her geçen günü arar olduk!Bu demek oluyor ki her an daha kötüye gidiyoruz!Siyaseti kendi seviyelerine düşürenler maalesef milleti kendi seviyelerine düşüremeyecekler! Çirkefliğin bu kadarını hayatımda ilk kez gözlemliyorum.Allah beterinden korusun.
ramazan gün... 15 Mart 2019 14:07
(8)bürokratik faşizmin hastalıklı milliyetçilik ideolojisi mi (türkün türkten başka dostu yok) yoksa, çağdaş-uygar, ulaşılması gereken medeniyet olarak kabullendiği batıcılığın ve batının (batı için bu normal) kendine dayattığı İslam düşmanlığı mı?. asıl seçim chp sosyolojisi içinde bu iki yönelim arasında yapılacak!. eğer kılıçdaroğlunda zerre kendine samimiyet alameti görse idik, metod hatası der ve geçebilirdik.. ittifaklar nezdinde, saflar o kadar netleşti ki, chpli seçmen için gerçek bir seçim söz konusu...
KARAR OKURU 15 Mart 2019 19:08
0
AK Parti'nin troluna torpil var burda. Benim 2 satirlik yorumuma sansur, sayfanin yarisindan fazlasi trola amade. Yazdigi da nedir ki bu adamin. Safsata, baska bir sey yok.
ramazan gün... 15 Mart 2019 14:00
(7)hadi bu seçim için de 'merak ettiğim'i açıklayayım. arada merak ettiklerimi veriyorum ya.. tam bir kırılma noktasına gelindiğini görüyorum. bu seçim chp seçmeni için mükemmel bir değerlendirme imkanı sunuyor.. KÜRTLERDEN Mİ DAHA ÇOK NEFRET EDİYORLAR YOKSA MÜSLÜMANLARDAN MI?. başta bahsettiğim varlığını karşı oluşta bulan 'politik parazit' tavrın, batıdan aldıkları suflelerle yürüyen chp kliği tarafından -farkında olmadan- zehirlediği chp zihniyeti ve sosyolojisi için bir kırılma anına geldik.. büyük seçim!.
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:58
(6)boşverelim böyle soyut lafları, devam edelim; zira malum 'boş işler' bunlar.. ak parti göreli özgürlükler alanında bir genişlemeye sebep oldu. ancak özgürlüğün niteliğine dair hiçbirşey yapılmadı; bu yapılması gerekendi.. mesafe belki biraz daraldı ancak, aşılamadı. madem daraldı bilelim ki tekrar açılabilir!. işte particilik bazından, toplumsal unsurlar bazından menfaat grupları bazından her kesimin 'kazanımlarına' dair duydukları 'beka endişesinin' sebebi bu!.
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:50
(6)ahlakla hukuk arasındaki mesafe.. ya hukuk ahlaktan veya ahlak hukuktan; ikincisini 'batılılaşma' tarihimiz boyunca görüyor ve tüm eziyetini çekiyoruz; öyleyse, doğrusu birincisi!. soru: ne zaman?. soru: nasıl?. cevap: belli ki şimdi değil.. cevap: belli ki böyle değil.. yürüyelim: din, ideoloji veya başka bir 'otorite' tasavvuru.. herşeyden önce göreli olanla mutlak olan arasındaki MESAFEYİ kapatmak için vardır; konu toplumsa bunun sağlayıcısı devlet ve sağlanmış hali rejimdir. kanun, ahlaki enerjinin kütleye dönüşmüş halidir, olmalıdır..
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:35
(5)ak partinin hatası, niteliksel dönüşümü gerçekleştirememiş olmasındadır. toplumsal alanda, göreli bir takım özgürlükler alanını genişleterek böylesi bir nitelik dönüşümünün sağlanamayacağını bilemedi. bu nicelik genişlemesi halk tarafından nitelik dönüşümüne giden yola çıkmış olunmak olarak görülmüş olabilir. ancak neticede, geçmişten tevarüs eden hukukun niceliksel genişlemesine dayanarak kendi imtiyazlılarını üretmiş olmaktan öte gidemedi. hukuk ile ahlak arasındaki boşluğu 'abdestli kapitalistler' doldurdu..
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:21
(4) yalanınız apaçık ortaya konunca, 'yanıldık, özür' dahi demediniz!. ayıp!. alın 'beka tartışmanızı' vurun 'ohal tartışmanıza'!. geçelim.. karşı cephenin politik ve altında yatan asıl menfaat devşirme hesaplarına bağlı cepheden karşı oluşu yanında, cumhur ittifakının politik argümanların ötesinde toplumda dayandığı asıl olan bahsi geçen 'vehim' e dair her 'yükselişi' baltalama cehdinde kalembazlar; itidale davet, alt tarafı belediye seçimi vb 'yavşatma' girişimleri... toplumsal jeniye ait bu vehme nazaran ittifakın cevabı da tersinden benzer!..
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:06
(3)hal böyle olunca.. NE OLDU OHAL TANTANASI?!. burada tek tek isim saymayalım ve 'alayınız' diyelim.. ekonominin düzelmesini ohalin kalkmasına bağlayanından, fetöcü yapıya ohalin vazettiği menfi intiba üzerinden kapı aralamaya yol arayanınıza kadar; alayınız!. ohal kalktı ve ekonomi 3 'takla' daha attı; UTANMAZ ADAMLAR!. fetöye desteği 'demokratik-hukuk bilmemnesi (bunun anlamını asla bilmeden konuştuklarına kalıbımı basarım) üzerinden yalan tezvirata vardıran sizler, ben gibi basit bir okuyucu tarafından (...)
ramazan gün... 15 Mart 2019 13:00
(2)her ne kadar başlangıçtaki vehmettirdiği 'hayat ışığı' gölgelenmiş olsa da, ak parti çekirdeği üzerinden biçimlenen ittifak, hala toplumda gizli 'özgürlük atılımı' talebinin suretini üzerinde taşıyan taraf. karşı cephe -neden bahsettiğinin bile önemi yok- varlığını bu olumlu vehmin karşısında olmakta bulan, kendinde hayat ışığı olmayan bir 'politik parazit'ten ibaret.. kendi statükolarına saplanmış, tebeşirle çiziktirilmiş sınırların dışına çıkamayan 'obsesif' birliktelikler; demokrasi kavramında mündemiş bütün menfilikleri barınd
ramazan gün... 15 Mart 2019 12:52
(1)'beka meselesi'nde cumhur ittifakına söylenenler 'siyaseten doğru' olmasına rağmen, ne ontolojik ne de epistemolojik açıdan 'tutarlılığı' olmayan politik lafazanlıklardan ibarettir. ihtimal, beka meselesini politik bir argüman olarak tedavüle süren cumhur ittifakı ile aranızda dahi bir nitelik farkı da yoktur.. ancak cumhur ittifakı tarafının bir avantajı var; mesele 'son tahlilde' şudur ki, her canlı varoluş, her organizma sergilediği her davranışın köklerinde, 'beka-varoluş'; kendini 'şimdi'den 'geleceğe' taşımaya dair bir 'içgüdü' barındırır!..
mizan 15 Mart 2019 10:58
Mehter Marşı`ndaki(aslında Peygamber (a. s.) `in Bedir Harbi evvelindeki duasından iktibasla) `Ya Rabb! Galib et, bu son ordusudur İslâm`ın! ` cümlesinden milletçe öylesine içimize yerleştirmişiz ki; sanki her seçimde İslâm`ın son ordusuyla harbe gidermiş havasındayız, seçimleri hayat-memat meselesi yapıyoruz. Oysa ki ne olursa olsun hayat bir şekilde devam ediyor, insanlar kendi kaderini yaşıyor. Mühim olan istikametli düşünüp karar vermek mütevekkilâne yaşamak. Gerisi kader-i İlâhi deyip devam etmektedir.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 09:16
Sayın yazar, şu ara " Follu'nun kahvesindeki " hava nasıl ? Kendi adıma ben merak ediyorum şahsen.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 01:27
Evet, Cumhurbaskani icin her secim hayat memat meselesi. Onun icin herkesi tehdid ediyor. Onun icin ezan'a hakaret ettiler diye feministleri hedef gosteriyor. Bu secimde oy kaybi olursa, arkasi corap sokugu gibi gelebilir, ondan korkuyor.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 09:40
31
Özal'ın ANAP'ı öyle olmadı mı zaten.3 il kaybedildi.Özal alelacele kendini köşke attı.1991'de ANAP iktidarı son buldu.
musto 15 Mart 2019 01:00
Nasıl getirip baş tacı yaptıysa aynı şekilde güle güle demesini'de bilir. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceği görüldü.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN