Back To Top
Sistem bir senede eskidi mi?

Sistem bir senede eskidi mi?

 - Son Güncelleme: 05.07.2019 Cuma 09:15
- A +

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ‘usta’larının Cumhurbaşkanı Erdoğan’la MHP lideri Bahçeli olduğunu biliyoruz.

Hatırlayalım. 15 Temmuz darbe girişimi bütün gündemlerin önüne geçmiş, siyaset darbenin oluşturduğu kirliliğin dezenfekte edilmesine odaklanmıştı.

Çok geçmeden Bahçeli Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi önerisini ortaya attı.

Başkanlık sistemi uzun süredir değişik zeminlerde tartışılıyordu.

AK Parti’nin kıdemli anayasacılarından Prof. Burhan Kuzu’nun tartışmalara katkısı unutulamaz.

Senelerce anlattı adam, savundu başkanlık sistemini.

Anlattığı sistem daha çok Amerikalılarınkine benziyordu. Sistemin kuvvetler ayrılığını içerdiğini söylüyordu, ‘çek-balans’tan bahsediyordu.

Fakat, iş ciddiye binince Kuzu’nun anlattığı modellere bakan olmadı. Ne de dünyadaki tecrübelerden istifadeye tevessül edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la MHP lideri Bahçeli’nin üzerinde uzlaştığı, Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın yetkilerini, hatta Meclis’in bazı görevlerini Cumhurbaşkanı’nda tevhid eden bir sistem benimsendi.

Mümkün olan en ziyade yetkiyi Cumhurbaşkanı’na veren bir anayasal düzenleme yapıldı.

Bu sistemin mekaniği tabii ki tartışılmaya müsait.

Kuvvetler ayrılığı var mı yok mu?

Çok mu lazım, az mı lazım?

Bu kadar yetkinin Cumhurbaşkanı’nda toplanması doğru mudur?

TBMM kendisine biçilen yeni konumdan memnun mudur?

(‘Yasama’ diyemedim çünkü yeni sistemde görebildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanlığı en etkili yasama organı.)

H H H

Yüzde 50+1 seçilmek için harika bir oran. Yüksek bir çıta.

Sistemin ‘demokratiklik’ iddiasını bu oran kısmen karşılar.

Hükümeti arkasında yüzde 50+ halk desteği olan Cumhurbaşkanı kuruyor. Koalisyon moalisyon yok.

Mekanik, kağıt üzerinde güzel, en azından iktidar için.

Ancak, makine çalışmaya başlayınca, ‘usta’larının da çözmekte zorlanacağı aksaklıklar çıkıyor.

Sistem, yan etkiler, gitgide müesseseleşen yan sonuçlar doğuruyor.

Bunlardan biri idari.

Bürokrasi, siyaset, fikir beyan etmek için, icraat yapmak için, evvela Külliye’nin tutumunu keşfetmeye çalışıyor.

Külliye’nin eğilimini keşfedemediği durumlarda, yanlış bir şey yapmaktansa hiçbir şey yapmamayı daha güvenli buluyor.

Bu durum kronikleşme alameti gösteriyor.

Siyasi yan etkiler daha dikkat çekici.

Mesela, koalisyonların yerine ittifaklar zuhur ediyor.

Bugün ittifak edecek bir parti bulundu diyelim. Ya başka bir gün bulunmazsa?

Ya da, bulduğun parti ikide bir senden olmayacak şeyler istemeye başlarsa?

Şu anda ittifak ettiğin parti de her hangi bir sebeple veya sebepsiz tutum değiştirebilir. Garantisi yok ki?

Sen bir parti bulup ittifak yapıyorsun, ya da o parti seni buluyor, böylece kendi meselenizi çözüyorsunuz.

Ama elin oğlu da boş durmuyor, o da ittifak yapıyor.

Ah şu yüzde 50 barajı!

Ve sistemin icbarıyla birbirine benzemeyen partiler aynı ittifak şemsiyesinin altına girebiliyor.

Girdiler işte, sonuç da aldılar. İki kere iki dört etmedi Ankara ve İstanbul’da...

Bazen, partiler resmen ittifak etmese bile, vatandaş, esrarengiz bir şekilde, birbirinden habersiz, bakmışsın sandıkta ittifak etmiş!

Buna mevzuatla mani olmak mümkün değil.

Sistem CHP’yi çizgisini yumuşatmaya zorladı. Bu da muhalefet açısından olumlu sonuç verdi.

Milliyetçi-muhafazakar ya da yarı-muhafazakar adaylarla İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı kazandılar.

Çizgideki yumuşamanın gerçek olup olmadığını isteyen tartışabilir.

Ama aldıkları sonuçların gerçek olduğu su götürmez.

Yeni siyaset biçimleri, gün gelir, genel seçimde de etkili olabilir.

Ne oldu yani, sistem bir senede eskidi mi?

Buna eskimek denmez.

Siyaset, sistemi kurdu.

Şimdi sistem kendini kuruyor.

Hatta şimdi sistem, siyaseti kuruyor.

Muhalefet hafta başında parlamenter sisteme dönüş çağrısı yaptı.

Bu çağrı, siyasi bir argüman olarak iş yapabilir.

Ama bugün için gerçekleşme kabiliyeti yok.

AK Parti’de ise yüksek olmayan bir ses tonuyla sistemde revizyon ihtiyacı dillendirildi.

Revizyon’dan kasıt vaktiyle Burhan Kuzu’nun anlattığı ‘çekli-balanslı’ sistemlere meyletmek olabilir mi?

AK Parti’de bugünkü şartlarda öyle bir gündem oluşmaz.

Yukarıda ‘yan etkiler’den ve ‘yan sonuçlar’dan bahsettim.

‘Revizyon’ fikri olsa olsa bu yan etkileri gidermeye dönük bir çabaya evrilebilir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar'da bu gün çıkan habere göre Kılıçtaroğu parlamenter sistem için: "Eskiye dönelim, hiç kimse eskiyi istemiyor, biz de eskiyi istemiyoruz. Eski çünkü sorunluydu." diyor. E, peki bu makale kimden bahsediyor? Ya hu yazdığınız makalenin bari bir günlük ömrü olsun...
Gerçek Demokrat... 05 Temmuz 2019 15:00
Ey kendini entelektüel zanneden avam... Bugün için gerçekleşme imkanı yok diye hüküm verirken neye dayanıyorsun... Kendi arzunu fikir zannedip millete pompalamaya çalışıyorsun. Akıllı ol... Bu ülkenin kurtuluşu parlamenter demokrasidedir ve son derece de mümkündür. Senin gibi korkaklar cesur davranırsa çok kısa süre içinde de gerçekleşebilir.. Ya sus ya hakikati söyle ... Zırvalama...
Karar okuru 05 Temmuz 2019 14:34
Baskanlik sistemi gelince koalisyonlar olmayacakti oyle mi? Ne oldu? Koalisyonun adi Ittifak oldu. Dolar ve Faizler dusecekti. Hepsi yukseldi gitti. Teror bitecekti. olmadi. Milli Gelir kisi basina yukselecekti, o da olmadi. 2023 de milli gelir kisi basina 25.000 dolar nasil olacak? Cunku o da propagadalarda vardi. Hepsi fiyasko ve kandirmaca cikti.
Sabahattin 05 Temmuz 2019 19:30
0
%51 baskısı hem CHP'yi hem AKP'yi hizaya getirdi, iyi oldu. İttifak, koalisyondan farklı. Seçimden önce yapılıyor, böylece neye oy verdiğini biliyorsun, iyi bir şey. Bugünkü sistem başkanlık değil. Kuvvetler ayrımı yok. Oysa başkanlık sistemlerinde kuvvetler ayrımı, parlamenter sistemlere göre daha keskin olur. Avantajı budur.
E.K 05 Temmuz 2019 13:38
Sistem eskimedi..Kisiye ozel sistem icad edildigi icin aksakliklar gun isigina cikmaya basladi...
KARAR OKURU 05 Temmuz 2019 12:20
Nasıl olması lazım hocam bi anlatıverde
Sabahattin 05 Temmuz 2019 13:56
1
Dar bölge ve ön seçim lazım. Bir de yerele bazı yetki/vergi aktarımı.
Şahin 05 Temmuz 2019 11:54
"AK Parti’nin kıdemli anayasacılarından Prof. Burhan Kuzu" bunu okuyunca bana bir gülme geldi
Sabahattin 05 Temmuz 2019 10:04
Dar bölge ve ön seçim gelirse, bazı yetkiler ve bütçeler illere ve belediyelere aktarılırsa sistem düzelir.
KARAR OKURU 05 Temmuz 2019 12:11
0
Kuvvetler ayrılığı ilkesi hayata geçmeden sistem düzelmez.
Sabahattin 05 Temmuz 2019 13:55
0
Dediğim o zaten. Dar bölge ve ön seçim, Meclis'in parti başkanlarından ve başkandan bağımsızlaşmasını sağlar. Meclis bağımsızlaşırsa, Meclis'in -uzlaşma ile- HSYK'ya seçtiği isimler de bağımsızlaşır. Böylece kuvvetler ayrılığı sağlanmış olur. Ayrıca yerele vergi ve yetki aktarımı yaparsak, iktidar da hem dağıtılmış hem da kararlar seçmene yakınlaşmış olur. Bu da denge-denetime yardım eder.
Sabahattin 05 Temmuz 2019 21:56
0
Ya da şöyle sorayım: Kuvvetler ayrılığı ne demek? Nasıl sağlanır?
KARAR OKURU 05 Temmuz 2019 23:54
0
Dar bölge ve ön seçim tabiki de önemli.Ancak tek başına yeterli değil.Yargı bağımsızlığı da olmazsa olmazdır.HSK nın yapısının değişmesi gerekmektedir.Yargıçların atanmasında çoğunluk meclise verilmeli.Meclisin işlevi artırılmalı.Bakanlar,Meclise karşı da sorumlu olmalı.Yürütmenin başı partili olmamalı.Yasama,yürütme, yargı erkleri birbirinden ayrı olmalıdır.
MNC 05 Temmuz 2019 09:45
Bu sistemin bir kazananı varsa o da Sn. Bahçeli'dir. Partisindeki erimeyi görünce ustaca bir manevra yaparak kendisine simbiyotik bir iktidar kurdu. Koca AKP yi parmağında oynatıyor. Sistemden dönüşü herkes istese o istemez.
MNC 05 Temmuz 2019 09:41
Azıcık akıl yürüten herkes böyle olacağını görmüştü. Sistem Sn.Erdoğan'a göre tasarlandı ve onu neredeyse kutsayan bir kitle tarafından da kabul edildi. Şimdi oraya bir CHP linin de seçilebileceği görülünce mızıklanma başladı. Ama kimse ciddi bir revizyon beklemesin. Hiç kimse elindeki sınırsız gücü geri vermek istemez.
karar 05 Temmuz 2019 18:36
2
dilerim bu sistem yine bir seçimle hiç bir değişikliğe uğramadan bir başka cins zalimin eline geçerde bugün iktidar olanlar ve yandaşları ne olduğunu görürler.
Demircan 05 Temmuz 2019 08:37
Balans falan tutmaz fren balataları artık diskleri aşındırıyor.debriyaj balatası sıyırdı.çok kötü kokuyor.çekici gerekiyor. Başkanlık sistemi ile uçacaktık şimdi yürüyemiyecek hale geldik. Hadi şimdi başkanlığı referanduma sunalım varmısınız.
selman 05 Temmuz 2019 08:16
Dini imanı oy olanlar, sistemi kazanmak üzere kurgular, kazanamadıklarında, kazanacaklarını düşündükleri şekilde değiştirir. Ama yer mi Anadolu çocuğu, o ayrı mesele :)
? 05 Temmuz 2019 06:57
Çoğal geçirmeden başlayan,Abd ekseninden kopma devam ediyor.Bu hükümet değilde parlamenter sisteme dayalı bir hükümet olsaydı.Yine onuda sistem üzerinden eleştirirlerdi.Mesele sistem değil ki mesele eksen
KARAR OKURU 05 Temmuz 2019 00:25
Eskimedi. sistemin bozuk olduğu, yanlış tasarlandığı uygulamayla kabak gibi ortaya çıktı.
KararSIZ Okur 05 Temmuz 2019 00:21
Sayın Cömert, İdari yan etkilerde bahsettiklerinize katılabilirim ancak Siyasi yan etkiler olarak yazdıklarınızın tamamı Başkanlık sistemi referandumundan önce Erdoğan tarafından da dile getirilen beklentilerin gerçekleşmesinden ibaret, Başkanlık sistemi CHP iktidara gelemesin diye değil, CHP olsun MHP olsun muhalefet te kalan %50yi hedefleyen ittifak yapısına zorlansın Türkiye'de kimse %25-30 ile iktidar rüyası görmesin diye getirildi bu sistem tıkır tıkır çalışıyor Türkiye'nin yıllardır en önemli sorunu olan etkisiz anamuhalefet probleminide fiilen çözüyor.
Demircan 05 Temmuz 2019 08:39
0
Evet sistemden tıkır tıkır sesler geliyor.bu ses çalışma değil motor dişlilerinin kırılıp içine düşmesinin sesi.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN