Back To Top
Susmak daha güvenli

Susmak daha güvenli

 - Son Güncelleme: 07.08.2019 Çarşamba 09:10
- A +

Ben daha çok edebiyattan biliyorum, eleştiri kıymetlidir. Sen bir şey yazıyorsun. Yazdığın -şiir, öykü, roman, deneme, her neyse- hakkında senin bir fikrin var. ‘Ben şunu yaptım’ diyorsun.

Fakat, başkası nasıl görüyor?

Ben içeriden bakıyorum ve bana güzel görünüyor.

Başka bir göz bakınca da güzel görünüyor mu?

Bu bilgi, bir ihtiyaçtır.

Sadece edebiyatta değil, siyasette de ihtiyaçtır.

Diyebilirsiniz ki, işte muhalefet var, medya var, yaparlar eleştiriyi, biz de istifade ederiz.

Muhalefetin eleştirileri iyi değerlendirilirse faydalı olabilir. Fakat muhalefetin tutumu çoğu zaman hasmanedir.

Muhalefetle polemiklerde mutlaka doğruyu söyleme ihtiyacı duymayabilirsin. Lafa cevap vermek daha acildir. Bir laf söyleyeyim, kendi taraftarlarımın hoşuna gitsin, gerisine bakarız, diyebilirsin.

Medya?

Eh, kulak verirsen medyadan da faydalanırsın.

Kulak vermezsen, konuşanı susturursan, imha edersen, o nimetten de istifade edemezsin.

Yine de faydalıdır, lüzumludur, muhalefetten, medyadan gelecek eleştiriler.

Fakat, bunların yanı sıra eleştirinin siyasi yapıların (partilerin) içinde kurumlaşması lazımdır.

Memleketin menfaati için de lazımdır bu, partilerin menfaati için de.

31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti’de kurumsal olmamakla beraber bir ‘özeleştiri’ zemini oluştu.

Bazı partililer az, bazı partililer kapsamlı özeleştiriler yaptılar.

Parti organlarında, röportajlarda, TV programlarında, gazete köşelerinde rastladık bu özeleştirilere.

Fakat pek rağbet görmedi.

Geçiştirildi.

Doğruluğu, yanlışlığı üzerinde bile durulmadı.

Bazıları özeleştirinin yapıldığı ortamda susturuldu.

Derken, yavaş yavaş özeleştirilerin yerini övgülerle dolu konuşmalar aldı.

Seçim sonrasında yapılan özeleştiriler içinde en kapsamlısı herhalde AK Parti’nin eski genel başkanı ve Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun yaptıklarıydı.

Özeleştiri diyorum, çünkü istifa etmediğine, ihraç da edilmediğine göre Davutoğlu hala partinin içinde.

Ayrıca, AK Parti’den bahsederken ‘partimiz’ demeye devam ediyor.

Tuhaf bir muameleye tabi tutuldu Davutoğlu’nun özeleştirileri.

Ya da tuhaf bir muamelesizliğe...

AK Parti civarından kimse, ‘Davutoğlu yanlış söylüyor’ demedi.

‘Doğru söylüyor’da demedi.

‘Niye söylüyor?’ diye sormaya çalışanlar oldu.

Bazıları özeleştiri sadedinde söylemediği, kendi durumuyla ilgili bazı sözlerinin üstünde tepindi.

“Düşük profil başbakan olmam” ne demek?

Bu kabil şeyler.

Ha, bir de özeleştirilerinden bağımsız olarak ‘Suriye faturası.’

Nereden kaynaklanıyor bu ‘muamelesizlik?’

‘Başıma iş alırım’ endişesinden mi?

Doğru, böyle siyasi zeminlerde susmak daha güvenlidir.

‘Yanlış söyledi’ demek bile sorun olabilir, nereden biliyorsun yanlış söylediğini? Demek ki baktın, dikkat ettin.

Mesela, “İttifak siyaseti hem oy oranı hem kimlik açısından partimize zarar verdi” diyor.

“AK Parti gittikçe kabaran egolara, ikbal hesaplarına kurban edilmemeli” diyor.

Mesela, “Kendisini AK Parti kurullarının üstünde gören, paralel bir yapı gibi partiyi yönetmeye çalışan bir odağın ortaya çıktığını” söylüyor.

“Baskıcı metotlarla basında tekelleşmeye yönelmek Türkiye’nin zihni kapasitesini daraltmaktadır” diyor.

“AK Parti kökten bir yenilenme süreci yaşarsa kaybettiği söylem ve politika dinamizmini yeniden kazanabilir. En önemlisi de hızla kaybetmekte olduğu moral üstünlüğü tekrar elde edebilir” diyor.

Bir an için Davutoğlu’nu unutalım.

Doğru mu bu eleştiriler, yanlış mı?

Bu durumda bile susmak daha güvenli.

İyi, sussun herkes.

Şimdi ben, bunları yazınca ‘Davutoğlucu’ mu oldum?

Hayır.

Bilenler bilir de, bilmeyenler için ilan edeyim.

Benim tabiatım, yetişme tarzım, herhangi bir kimseci olmaya müsait değil.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 20:39
Tabiat bilinmez, an bilinir. Şu an için görünen köy klavuz istemez. Ha bu kötü müdür? Tabiki de kötü değildir.
Muhtefi. . 07 Ağustos 2019 17:40
Sevmiyorum bu Politik oyunları. Mezarlıklar vazgeçilmez insanlar ile dolu. .:)))..boşş veeerrr. Biri gider, biri gelir. Tabiki gelen atıp, tutacak. .:)))..neyi paylasamiyorsunuz neyi. Bir parça bezi mi finalde olacak. .!..çok kafaya takmaya değmez. Çıkarın yoksa. !....
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 14:39
Tesbitleriniz fena değil Azizim, benim karakterim şucu bucu olmaya musait değil diyorsun amma kusura bakma semirene kadar iktidarın hizmetindeydiniz, ne zaman ağzınızdan meme düştü yaranma yarışında arkada kaldınız o zaman kem küm nevinden homurdanarak kırk bohçaya sarılmış hedefi net olmayan, genel ifadelerle geçiştirilen eleştirimsi sözlerle tarafsız kaldığınızı iddia ettiniz...Türkiye'de şu anda tüm kritik sorunların sebebi kimilerine Allah gibi gelen zattır ama hic biriniz ona doğrudan hitab ederek yaptığı yanlışları mertçe yüzüne söyleyecek cesarette degilsiniz...
Süheyl CALISKANOGLU 07 Ağustos 2019 13:42
Ne Davutcu,ne de RTE'ciyim,Atatürk'cüyüm ezelden beri..
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 18:03
1
Atatürk ölmedi mi?
ne kadarda büyüttün Ahmet abiyi be güzel abim benim...yok onu demiş bunu demiş, zihin kapasitesi falan filan. ne yapak şimdi. duyanda sanacak ki biyerde muallim , sanki Boğaziçi ne bitirmiş, siyaset miyaset , ekonomi filan biliyo sankim ...lisanslı doktoralı sanacak duyanda...uluslararası ıslami unıversty nerede haberi bile yoktur belkim... prof. mu, büyükelçiliği varmı, kitap ne yazmış mı, hiç okumuş mu, öğrenci yetiştirmiş mi? düşük profilli olmazmış, banane, ben düşük profil kalacam,mutluyuk böyle.. yaa abi profil neki?
2
Davutoğlu'nu az da olsa tanımadığınız çok aşikar :) burada sallamadan önce en azından kitaplarının isimlerini inceleyebilir, nerede ne okumuş kolayca bulabilirsiniz. ya da düşük profille yaşamaya devam
darülbedayi,1914 07 Ağustos 2019 16:53
0
yorum güzel, ironi tavan.zira , zemin yanlış olabilir çünkü biliyorsundur umarım , koca memlekette TİYATRO seyirci oranı yüzde 10 bile değil. yinede bu kararın okuyucu kitlesi anlayacaktır zannederim. bu yaptığın espritüel yorumu, sahne tozu yutan bir meslektaşımdan okumak son derece hoş oldu.
sürçü lisan ettiysek affola. 07 Ağustos 2019 20:35
0
16.18 de güzel bir Türkçeyle eleştirel yazan değerli yorumcu, siz disleksi mi siniz? sanırım değilsiniz ,çünkü yazıda edebi yön güzel.. başka bir ihtimal var, yazıyı sonuna kadar dikkatli okumadınız... yok eğer okudunuzsa, alttaki meslektaşımın anlatısındaki ironiyi kaçırdıysanız veya tekrar okuyup yine algı problemi varsa, sizin için üzgünüm...
sürçü lisan edeni affetmeyen kişi 14 Ağustos 2019 00:34
0
Henüz okuyabildim ve anladım. Benim hatam :) Bu yönde yorumlar bazen ciddi ciddi bazen de sırf sıkmak için çokça yapılıyor. Onlardan zannettim :)
Rahmetli Müzeyyen teyze derdiki Beni beğenmeyen ya zevksizdir ya da kıskançdir
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 12:05
"Şimdi ben, bunları yazınca ‘Davutoğlucu’ mu oldum? Hayır. Bilenler bilir de, bilmeyenler için ilan edeyim. Benim tabiatım, yetişme tarzım, herhangi bir kimseci olmaya müsait değil." Faşizm konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir.
Takipci 07 Ağustos 2019 10:21
Hoca Durustluk dedi, ipi cekildi.
Mustafa Cumhur Küçük 07 Ağustos 2019 10:20
Padişah II. Murat Saltanatı oğlu II. Mehmet'e bırakınca, dönemin Sadrazamı Çandar'lı Halil Paşa görevine devam etti. Ancak, II. Murat dönemindeki yetkileri yoktu. Sultan Mehmet Çandar'lı Halil Paşanın her konudaki muhalefetini dinliyor ancak dediklerini yapmıyordu. Buda Çandarlı Halil Paşayı oldukça kızdırıyordu. Özellikle İstanbul'un Fethi ile ilgili yaptığı eleştirilerle bilinen Çandarlı Paşa genç Mehmet'i bu kararından döndürememiş ve gerçek bir lider olan Fatih Sultan Mehmet kuşatmayı kaldırmayarak İstanbul'u fethetmişti. Soru şu? Fatih, Çandarlıyı dinleseydi neolurdu?
2
burada erdoğan II. mehmet mi oluyor? güldürmeyin. Fatih Çandarlı'yı dinleseydi de er ya da geç fethedilirdi İstanbul zannımca. Fatih Fatih olmazdı belki. o başka.
Türk oğlu ! 07 Ağustos 2019 19:39
0
Bir de biz tarihi olsaydıyla yoralım. Y.Beyazıt devlet adamlarını dinleyip, kibrine yenilmeyip,Timur'a ilişmiyeydi kuşattığı Konstatin'i alabilirdi. Bu durum da 2.Mehmet değil Y.Beyazıt Fatih olur du. Belki de 2.Mehmet hiç olmazdı. Timur'a iliştide ne oldu devlet dağıldı oğulları peşi sıra Timura biat bildirip taht kavgasına girdi. Yada Timur'a İzmir'i al diyenler İstanbul'u da al deseydi ve alaydı ne olur du. Du da du dı da dı. Olmamış napalım yani.
Türk oğlu ! 07 Ağustos 2019 10:12
Ne derseniz deyin. Davutoğlu tam bir özeleştiri yapmıyor. Kibirden sıyrılabilmiş değil. Tepeden bakışı sürdürüp hatalarını kabullenemiyor. Yanlız Erdoğan'ın kibri daha büyük olduğu için ona laf anlatamaz. En basiti dış politikada (özellikle Suriye) yaptığı yanlışlar. Ha tek başına yapmadıysa o zaman konuşsun. Kısaca hatalarını kabullen suç ortaklarını ifşa et kurtul. Ne bu Erdoğan korkusu. (Sen bu eleştiriye tahammül edip yayınlayacak mısın peki)
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:27
Sayın yazar, siz bile bu satırları yazarken Davutoğlu'cu olmadığınızı açıklama zarureti hissediyorsanız fazla söze gerek yok. Ülkedeki siyasetin ve bu siyaset karşısında insanların hali pürmelali tamda bu....
Bekri Mustafa 07 Ağustos 2019 06:13
Davutoğlu daha partide kalıp kalmadığına bile karar verebilmis değil Ziya bey . Dolayısıyla birşey çıkmaz.Benim anlamadığım gerçekten memlekette cesur adam kıtlıgı.Biz bu kadar mı iktidarlardan korkarmışız? Pes doğrusu. ..
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 05:51
Yıllarca CHP içinde kavgalar olur, muhalefet olur, Genel Kurullarda genel başkana karşı aday çıkarılır.. Bizde yahu her genel kurulda kavga var diye güler,tiye alırdık.Tamam eksik te olsa buğün demokratik yarışın olduğu partilerden BİRİDİR.HDP de bile demokratik bir işleyiş var. Ya sağcı MHP ve AKP, SP de! Yok.Davutoğlu atama ile geldi azil ile gitti. Fazla akademik takılmakla OLMAZ.RTE sahadan geliyor.Parti de hangi görevi yürüttü ki. Partiyi istiyor.!
Sabır! 07 Ağustos 2019 04:52
Ben başbakanlık yaptım.Ben Cumhurbaşkanlığı yaptım benim ederim bu, bunun altında göreve talip olmam dersen.Tecrübe de bilgi de işe yaramaz hale gelir.Çünkü o makamın sahibi Tayyip Erdoğandır.İkinci bir makamda yoktur.Ya Tayyip Erdoğan la Çatışma içine gireceksin.Yada onun liderliğinde ülkene hizmet edeceksin.Ülkeye hizmet etmek istiyorlarsa parti içinde doğru olduklarına inandıkları fikirlerini ifade ederler.İstişare o partinin en önemli anahtarı,Milleti yormanın anlamı yok.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 08:57
6
Sabah namazı vakti trol yazısı... Bin tane Ya Sabır çekseydin de sevap kazansaydin paşam.
düşünmekten utanmıyorsan söylemekten de utanma. konuşulacak yerde susmak, kendini hiç etmektir. Montaigne... Ahmet hoca konuştu, uzun manifesto yayınladı. evet hoca gecikti bunda, hariciyede hataları vardı, başbakanlığında % 49 alıp in oradan dediler, o da evine gitti. kapalı kapılar ardında neler konuşuldu bunu bilmiyoruz fakat, yapabilecekleri varsa ak parti içinde asla olmaz, kendini hiç yapmak olur bu.. çıktı bir yola, yapıcı olarak yol almalı ve Montaigne in sözünü asla unutmamalı. diplomaları buna yetecektir...
Kenan Hoca 06 Ağustos 2019 23:46
Şuraya yorum yapmak bile sıkıntı olabilir hocam. Ne diyorsunuz siz?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN