Back To Top
Yoğunlaştırılmış kötülük

Yoğunlaştırılmış kötülük

 - Son Güncelleme: 15.07.2019 Pazartesi 09:05
- A +

Kötülüğün yoğunlaştırılmış hali. Bu ne olabilir? Kara deliklerin maddeyi yoğunlaştırdığı, koca koca gezegenleri adeta presleyip toplu iğne başı kadar küçülttüğü söyleniyordu. Öyle bir şey mi?

15 Temmuz nasıl bir şey diye sorduğum zaman. ‘kötülüğün yoğunlaştırılmış hali’ cümlesiyle karşılaşıyorum.

Nerede? Kendi kafamın içinde.

Belki vardır böyle bir hal. Yani fizikte de vardır.

İnternette ararken Bose-Einstein Yoğunlaşması diye bir şeyle karşılaşıyorum. Bu yoğunlaşmayı Hintli Satyendra Bose ile Einstein birlikte bulmuşlar. ‘Mutlak sıfır’a yakın sıcaklıkta moleküler hareketin durma noktasına geldiğini atomların kümelenerek tek bir ‘süper atom’a dönüştüğünü tespit etmişler.

Maddenin bu hali süper akışkan bir özellik taşıyormuş. Öyle ki, bu haldeki madde, “İçinde bulunduğu kabın kenarlarından tırmanıp dışarıya taşabilir hatta kabın sahip olduğu molekül büyüklüğündeki boşluklardan dışarı sızabilir”miş.

Tırnak içine aldığım son cümleyi okumasam, yani maddenin bu derece kaygan hale geldiği tespitini görmesem, ‘yoğunlaştırılmış kötülük’ bahsini bu kadar uzatmazdım.

Baksanıza, her tarafa sızabiliyor, kabın içinden yukarı doğru yerçekimini hiçe sayarak tırmanabiliyor.

Maddenin en kaypak hali...

Sızıntı!

Fetö yöntemlerine, Fetö karakterine ne kadar uyuyor!

‘Yoğunlaştırılmış kötülük’tü 15 Temmuz.

Kumpaslar, hileler, yüze gülüp arkadan vurmalar, her tarafa, devlete, askere, işyerine, aileye sızmalar.

Gözüne kestirdiği aileye gelin sokuyor, damat sokuyor, ele geçiriyor, düşünebiliyor musunuz?

Masallarda bile rastlamadım böyle karmaşık kötülüklere. Alamut’a yakıştırıyorlar ama birkaç değişik kitaptan okudum, Alamut, Hasan Sabbah, bunların yanında eski Yeşilçam filmleri kadar sade.

Allah rızası için haksızlık ediyorsun. Allahu Teala’ya düpedüz iftira atmaktan, her türlü adiliğe, yavşaklığa Hazret-i Peygamber’i -haşa- alet etmekten utanmıyorsun.

Senelerce bunu yaptılar, yaptılar, yaptılar.

Aman ne güzel, aman ne canım cicim! Okullar, dualar, rüyalar, gözyaşları, hıçkırıklar, gevşek gevşek tebessümler, kırıtmalar, saygılar, sevgiler...

Ama herif bir taraftan benim telefonumu dinliyormuş.

Ya da bir başkasına tuzak kuruyormuş.

Yüzüne güldüğü işadamını kumpas kurup hapse atıyormuş.

Gazetesine abone olmayan, cemaatine kurban bağışlamayan esnafa vergi memuru, zabıta gönderiyormuş.

Yargıçmış da Allah rızası için haksız cezalara hükmediyormuş. Öğretmenmiş de, memurluk sınavında benim oğlumun kızımın hakkını yiyormuş.

Biz, bu zümre sayesinde mevcut olabileceğini asla düşünemeyeceğimiz kötülüklere şahit olduk.

15 Temmuz o kötülüklerin zirveye çıktığı noktaydı.

Zirveye çıktığı ve zirveden indirildiği.

Kabus gibiydi o gece.

En acısı da şehitlerimiz.

‘Onların şehitliklerine layık olabildik mi’ diye soran oldu mu hiç?

O gece gördüğümüz kötü rüya hayra tebdil edildi.

Büyük bir belayı savuşturduk.

Eğer savuşturabildiysek...

‘Eğer’ diyorum iki sebebi var.

Birisi, ahtapotun kolları biraz budanmış gibi görünüyor ama gövdesi hala ayakta ve hala iş görüyor.

Himayeye mazhar olanlar var. Parası çok olan, adamını bulabilen kurtulmayı beceriyor.

(Bu arada yoksullar da var. Kimisi Fetöcü falan da değil veya fırsat bulsalar tevbe edecekler. Belki hak etmedikleri halde acı çekiyorlar.)

İkincisi, Fetö, ahlakıyla, kumpasıyla, başka pis yöntemleriyle bir kötülük geleneği oluşturdu.

Bu gelenek, cemiyete adeta hulul etti.

Tuhaf bir şekilde, siyasette, ticarette, bürokraside yaygınlık kazandı.

Bütün toplumumuzun ahlaki kalitesi birkaç puan düştü.

Bu büyük ihanetin bir yan tesiri olarak, dinin bütün tezahürleri büyük itibar kaybına uğradı.

Bu savuşturulabilir mi?

Silkinebilir miyiz?

Kendimizi onarmaya mecalimiz kaldı mı?

Kendimizi onarmaya cesaretimiz kaldı mı?

Savuşturmaya niyet var mı? Yoksa ‘Fetö’den öğrendiğimiz kâr’ havasında mıyız?

Kendimizi ‘düşmanın silahıyla silahlandık’ mı farz ediyoruz?

İşte, hislerim böyle 15 Temmuz’un üçüncü sene-i devriyesinde.

Allah hepimizi ıslah etsin.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ali Kumaş 18 Temmuz 2019 16:46
Tespitler, benzetmeler harika...Lakin bunca güzel şey'i yazdıktan sonra, son seçimdeki yaklaşımınız, yazı ile uyumlu değil. Tutarsız bir durum var yani..!
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 18:46
Ne yasaniyorsa hakkedilmeden yasanmiyor demektir.Yuce rabbim sizlere ne hakkediyorsaniz onu yasatir.İsterseniz biz ne yaptik diye yillarca dusunun yaptiginizi hakkediyorsunuz.Benim tek kahroldugum hakketmeyelerin sizlerin yuzunden acilar cekmesi.Kimse bir hayatin yasamin degerini iki kelama sigdiramaz.Hakkedenler gercek savunmalarini daha vermedi amma verecegi gun sirattir.Allah adina yaptigi islere dikkat etmeyen insanlar bana gore vebal altindadir.İster kabul edin ister etmeyin.Siz bilirsiniz.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 11:49
Üst kısımlar halen aktif deniyor, orasını bilemem ama çevremde ibadetli denilen en alt kesimden pişmanlık duyup da ayrılanı görmedim. Pek konuşmuyorlar, biraz sıkıştırsan lafı dolandırıp kapatıyorlar ama fikirleri aynı. Zaten tavırlarından da belli oluyor. Eskiden bazı fakirlere zekat paketi alırdık, şimdi kendi içlerinde dağıtıyorlar. Yani ben bu dini cemaat ve tarikatlardan korktum arkadaş. İnsanı resmen köle yapıyorlar. Hiçbirinin gereği yok.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 10:38
Fetö nün islami bünyeye aktığı yılan zehiri bünyeyi komaya soktu. Bilinç kaybı var, hastanın iç organları çürümüş vaziyette. Hayatta kalsa bile ömür boyu yatağa mahkum kalacak. Geçen bir arkadaşıma Fetöcü pilotlar bombalari firlatirken tekbir getirmiş midir acaba dedim. Gülerek "O kadar abartma canım ama besmele çekmiştir muhakkak" dedi. "Sonuçta müslüman terbiyesi almış çocuklar bunlar" diyerek bitirdi. Buradan hesap edin artık prestij kaybını.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 08:11
El hak doğru bir yazı. Yazarımızın literatüre 'yoğunlatırılmış kötülük' şeklindeki katkısını da Yusuf-Ziya-Cömert yoğunlaşması şeklinde adlandırılmasını teklif ediyorum.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 06:43
Gulen tarikatini devletin, burokrasinin, yarginin icine yerlestiren iktidarin hicbir sorumlulugu yokmus gibi davranmasi, buna karsilik binlerce sucsuz insanin fetocu diye hapse atilmasi, isini ekmegini kaybetmesi kimseyi rahatsiz etmiyor. Bu lanet darbe girisimi dogru durust sorusturulmadi bile. AK Partili milletvekillerinin cogunluk oldugu darbeyi sorusturma komisyonu ifadesi alinmasi gereken onemli isimleri cagirmadi. Halbuki olayin ayrintilarini bilmek hakkimizdir. Ne darbenin siyasi ayagini ne de hangi generalin lider olarak darbeyi yonettigini bilmiyoruz.
? 15 Temmuz 2019 06:21
Amin.Gecen yıl bile ÖSYM nin bilgi işlem dairesinden Fetö cüler yakalandı.2017 ve 2018 de bile soruların çalınma ihtimalinden söz edildi.Renklendirilmiş hazır kıtalarıyla hala üniversitelere hala adliyelere sağlık kurumlarına yerleşiyorlar.Girdikleri kurumda Fetö cü bilinenlerle içli dışlı oluveriyorlar.Tehlike hala devam ediyor bir farkla eskisi gibi dersanelerden eleman temin edemiyorlar.Bu ellerindeki kaynaklar kuruyuncaya kadar devam eder.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 00:15
Ahtapotun kolları biraz budanmış gibi görünüyor ama gövdesi hala ayakta ve hala iş görüyor. İşte kilit mesele burası. Hâlâ güçlü, hâlâ örgütlü ve daha gizli. Tehlike devam ediyor. Başını kaldırmak için fırsat kolluyor. En küçük gevşemede yine hain planlarına devam edecekler. Ruhunu şeytana satanlar asla vazgeçmeyecek.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 00:15
Ne kadar da işin farkındasiniz Yusuf bey.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN