Bu hukukla Dubai olmamıza vergi teşviki yeter mi?

Yetse Türkiye Yüzyılı’ndan önce Dubai gibi olurduk.

Son Varlık Barışı Mart 2023’te bitmiş, bir daha uzatılmamıştı. Suç ve kara para cennetleri sıralamasına öyle girmedik mi?

Kaynağını sormayacağımız, vergi dahi almayacağımız garantisiyle davet ettiğimiz paralar Türkiye’yi Dubai yapacağına OECD’nin Gri Liste’sine soktu, suç gelirleriyle etkin mücadele etmeyen ülkelerden yaptı.

Neyse ki 2023 seçimlerinden sonra Türkiye Yüzyılı ilan edildi. İçişleri ile Hazine ve Maliye bakanları değiştirildi, yeni bir sayfa açıldı.

Ondan beri aklanmak için gelen kirli paradan ve parasını çağırınca kendi de koşan küresel suç şebekelerinden kurtulmaya uğraşıyoruz. Dünya suç örgütlerini sokaklarımızdan kazıya kazıya sonunu hâlâ getiremesek de Gri Liste’den çıkmayı başardık.

Mücadele yerine barışmayı seçtiğimiz kayıt dışı, kara para enkazını temizlemeye çalışırken vaktiyle uyaranlara neler denmemişti.

İçişleri Bakanı Soylu, 2021’de şöyle mazeretler dahi öne sürmedi mi:

“Kavala’yı, Demirtaş’ı bırakmadık; FETÖ’yle mücadelede başkalarından talimat almadık diye Türkiye’yi Gri Liste’ye aldılar.”

Türkiye Yüzyılı’nı başlatmayı mı bekledi, bilmiyorum ama iktidar artık Soylu’nun fikrini paylaşmıyor.

YENİ PAKET NİYE ESKİYİ HATIRLATTI?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda bir paket açıkladı.
Türkiye’ye dünyadan para çekecek cazip teklifler hazırlanmış. 6 maddeden biri şu:

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içerisinde, (yok denecek kadar) düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkan sağlıyoruz.”

Yazılanları okudum, kimilerine Varlık Barışı’nı çağrıştırıyor.

Amaçlanan bu kez farklı oysa. Gri Liste’ye tekrar dönme riskini iktidarın göze alacağına ihtimal vermem.

Amaç farklı olsa da sonuç aynı olabilir, bundan nasıl kaçınılacak?

Hedef, suç parasının değil küresel finansın çekim merkezi olmak.

Düzenlemeler arasında neler var, görmüşsünüzdür.

İstanbul Finans Merkezi’ne tam vergi avantajı sağlanacak. Burada faaliyet gösteren şirketlerin transit ticaret kazançlarından kurumlar vergisi alınmayacak. İndirim yüzde yüze çıkarılıyor.

Bölgesel yönetimini İstanbul’a taşıyan küresel şirketlere 20 yıllık vergi kolaylığı sunulacak. Yurt dışı operasyon kazançlarının yüzde yüzü vergi matrahından düşülebilecek.

Yurt dışında yaşayan ve son 3 yıl Türkiye’de vergi mükellefi olmayanların ülkeye gelmeleri halinde, yurt dışı gelirlerinden 20 yıl vergi alınmayacak.

İmalatçı ihracatçılarla sade ihracatçılara kurumlar vergisi düşürülecek.

Yazılım, mühendislik, tasarım ve benzeri hizmet ihracatından elde edilen gelirlerde vergi sıfırlanacak.

İş dünyası memnun. Tepkilere bakılırsa DEİK, İSO, MÜSİAD bu teşviklerin Türkiye’yi küresel üretim, ticaret ve finans merkezi hâline getirebileceğine inanıyor.

Vergi avantajları yeter mi peki?

DUBAİ’DE ÇOK MU HUKUK VAR?

İran füzeleri altında artık emniyetsiz bulup Dubai’den kaçacak yatırımcılar, hukuki belirsizliği ortadan kaldırmadan bizde üslenmeye koşar mı?

İlk gündeme geldiğinde yazmıştım.

İktidar fırsatı gördü, Dubai’nin güvenlik krizinden ekonomik rekabette yararlanmak istiyor.

İstanbul pekâlâ Dubai gibi bir yatırım üssü olur, nasıl olacağı da belli.

Liberal ekonomi, hukuki belirlilik güvencesi ve serbest yaşam hoşgörüsü bir monarşiye bile yatırımcılar gözünde avantaj kazandırabiliyor. Sadece vergi teşvikleriyle mümkün müydü?

Bizde el konmuş, TMSF’ye geçen şirket sayısının bini aşması, ana muhalefet CHP’nin bile hukuken kayyum belirsizliğine sürüklenmesi gelecek yatırımcıyı ürkütmez mi?

Monarşiyle yönetilen Dubai’de hukuk mu var ki, İstanbul’u yeni Dubai yapmak için önce Türkiye’de hukuku düzeltmek gereksin, derseniz...

O soruya ekonomist Mahfi Eğilmez’in X’ten verdiği cevap, farkı anlatıyor:

“World Justice Project’in Hukukun Üstünlüğü Endeksine göre Birleşik Arap Emirlikleri, hukukun üstünlüğü sıralamasında 143 ülke arasında 37’nci sırada yer alıyor. Türkiye ise ne yazık ki 118’inci sırada.”

Ekonomiyi düze çıkarmanın yolu, dış yatırım çekmekten geçiyor. O da hukuk ve demokrasiyi düzeltmeden, öngörülemezliği gidermeden olacak şey değil.

İktidarın hedefi ve çabası sevindirici. Yoluysa ortada.

Bu fırsatı da kaçırmaz, yeni Dubai olmaya giderken yine yanlış bir cazibe merkezine döndüğümüzle kalmayız umarım.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.