Emekliler gazı Demirtaş’la Öcalan neyi beklesin?

Adâletten ekonomiye her alanda bir bekleyiş hâlindeyiz. Yanlış durakta mı bekliyoruz, buradan geçer mi, onu dahi bilmeden.

Terörsüz Türkiye yolculuğunda durum şu...

Ahmet Özer'in tahliyesi ve kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanlığına iadesi bekleniyordu. Ahmet Türk'ün de Mardin Büyükşehir'e aynı şekilde dönmesi...

Nihayet Ahmet Özer'e tahliye çıktı ama göreve iade kararı çıkmadı, onun yerine terör suçundan 6 yıl hapis cezası verildi.

Bahçeli, Terörsüz Türkiye ile taban tabana zıt bularak bu cezaya sert tepki göstermişti, düzeltilmesini istiyordu.

Ahmet Türk'ün bekleyişi de aynı minvalde uzadıkça uzuyor.

Bu durumda Terörsüz Türkiye yolcuları ne anlasın? Onlar mı yanlış durakta bekliyor, durak doğru da beklenen mi yanlış yöne gidiyor?

MHP lideri dün yine beklemeye değeceğine dair umut tazeledi, hedefi hatırlattı.

Dedi ki: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

İmralı'daki Öcalan, umut hakkıyla serbestlik bekliyor.

Edirne'deki Selahattin Demirtaş'sa evine, ailesine kavuşmayı...

DEM, cezaevi kapıları ikisinin de özgürlüğüne ha açıldı, ha açılacak diye gün sayıyor.

Bahçeli kararlı, sözünün arkasında. Söylediğine bakılırsa "kurucu önder" Öcalan da sözlerini tutmuş. Ama Terörsüz Türkiye sürecinin adâlet vaatleri hâlâ gerçekleşmiyor.

Verilen sözler yerine getirilsin, gereği yapılsın diye Bahçeli bastırıyor bastırmasına da tutan ne? Kimi, neyi bekliyoruz; işte o belli değil.

AK PARTİ GODOT'YU BEKLEMEYİ ÖNERMİYOR

DEM'li Bakırhan'a göre Bahçeli, iktidar ortağına sesleniyor, muhatabı AK Parti.

Fakat AK Parti'nin sonu olmayan bekleyişlerden hoşlanmadığını sanıyorum.

Daha yakınlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek vaatlere kulak verip boşa beklememeye çağırmıyor muydu?

Hani yanlış durakta beklemeyi şöyle tavsiye etmiyordu:

"Godot'u bekler gibi yıllardır Türkiye'nin ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin."

Godot'yu beklemek, olmayacak duaya 'amin' demektir. Hiçbir zaman gelmeyecek bir vaadi çok uzun süre beklerseniz sonunda kimi, neyi beklediğinizi dahi unutursunuz.

Emekliler, asgari ücretliler unutmuştu meselâ.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, sağ olsun, duraklarına uğrayacak şahlanma miladını emeklilerle çalışanlara tekrar söyledi.

Ekonomik şahlanma yolcuları, meğer bir türlü gelmeyen milatla şunu bekliyormuş:

"Gabar’daki günlük 80 bin varillik petrol ve Karadeniz'deki 710 milyar metreküp doğal gaz sayesinde, dışarıya gidecek kaynaklar ülkede kalacak; bu kazanç başta emekliler olmak üzere tüm topluma refah farkı olarak yansıtılacak.”

Herhalde diş sıkarak sabreden halk neyi beklediğini bilmenin huzuruyla, şimdi yeni bir şevk ve heyecan içinde yol gözlemeye devam edecektir.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE ŞAHLANMA YOLCULARI YANLIŞ DURAKTA MI?

Emeklilere geçinebilecekleri bir maaş verilemeyince koca 2024 senesi armağan verilmiş, Emekliler Yılı ilan edilmişti.

Doğurganlığı teşvike yetecek destek ve imkan sunulamayınca 2025 de Aile Yılı olarak evlenecek gelin, damat adaylarına komple bahşedilmişti.

Paranın gözü kör olsun...

2023'te seçim zaferiyle başlatılan Türkiye Yüzyılı'na 3 yıl sonra hâlâ herkes giremeyince de 2026, Şahlanma Yılı ilan edilerek onlara adandı.

'Bir gün biz de Türkiye Yüzyilı'na girecek miyiz, artık biz de şahlanacak mıyız' diyenlerin gözü aydın, yüzleri temsili olarak gülecek.

Emeklilerle asgari ücretliler gönüllerince ama simgesel olarak bu yıl, tüm sene boyunca şahlanabilecek.

Ancak gerçekte şahlanamayanların asıl milat için bekleyişleri bitmedi. Akbaş'ın sözlerini 'ihya ve abat olmak isteyenler duraktan ayrılmasın' diye anlıyorum.

Rusya 50, İran 35, Cezayir'le Nijerya 5 trilyon metreküp gazla kendi yüzyıllarını başlatamamış olabilir. Bizim 710 milyar metreküp doğal gazla Türkiye Yüzyılı başlatmamıza mani değil.

Adâlette, ekonomide milada ne kaldı... Tarih güncellemelerine, ertelemelere aldırmayıp durakta bekleşenler bir gün mutlaka muradına erecek.

Erken seçim kapısını aralamaya çağıran Özgür Özel'e Bahçeli'nin cevabı da bunu teyit ediyor: "Cumhur İttifakının aralayacağı tek kapı, Türkiye Yüzyılı'nın cümle kapısıdır." Genele açılan kapı yani, bir gün aralanacak. Niye bugün değil, ne duruyor, neyi bekliyorlar, sormayın.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.