Back To Top
Fişlemeciliği savunmak kimlere kaldı?

Fişlemeciliği savunmak kimlere kaldı?

 - Son Güncelleme: 03.12.2019 Salı 07:44
- A +

Anayasa Mahkemesi, memuriyete girişte yeni ‘güvenlik soruşturması’ şartını iptal etti. Kim rahatsız olsun istersiniz; tabii ki eskinin ‘sakıncalı piyade’leri.

Güvenlik soruşturmalarından en çok çekmiş, en fazla eleştirmiş kadroların gazeteleri, ayağa kalktı.

“AYM, FETÖ’cü ve PKK’lıların önünü açtı, artık memur olabilecekler” diye suçlayıcı manşet bile  atabildiler.

Oysa en önce AYM’yi onların alkışlaması, fişlemeciliğe en başta onların karşı çıkması beklenirdi.

Ne çabuk unuttular 28 Şubat uygulamalarını!

AK Parti iktidarında yaşanan atama krizlerini, mağdurlarına sorsunlar. Ayakkabısını evinin kapısında çıkarması bile Durmuş Yılmaz’ın Merkez Bankası Başkanlığına engel gösterilmemiş miydi?

Eşinin ya da akrabasının başörtüsü yüzünden tayin kararnamesi Çankaya Köşkü’nden geri çevrilen üst düzey bürokratlara, rektörlüğü onaylanmayanlara sorsunlar...

Baloda dansa kalkmamanın, içki içmemenin, namaz kılmanın şüpheli diye mimlenmeye yettiği güvenlik soruşturmalarına isyan eden onlar değildi sanki.

Kırmızı Kitap denilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni ‘gizli anayasa olmaz’ diye değiştiren AK Parti değil miydi?

Hani devlet, İstihbarat raporlarına dayanarak vatandaşlarını iç tehdit ve düşman diye ‘sakıncalı’ya ayıramazdı...

Hani düşman dışarda aranır, vatandaş  mahkeme kararıyla ya suçlu ya da suçsuz olurdu...

Hani haktan men edecek bir suçu sabit olmadıkça herkes devlet nezdinde eşit haklara sahipti...

Hani inanç, fikir, giyim ve yaşam tarzları nedeniyle kimsenin hakları elinden alınamazdı...

Hani devlet dedikodu fişleriyle işlem yapmazdı, apartman kapıcısı ve mahalle bakkalına sorarak vatandaşını mimlemezdi...

Kanunda tanımlanmayan suç ve ceza olmazdı, kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimseye suçlu muamelesi yapılamazdı hani...

Dünün ‘sakıncalı piyade’leri, ‘iç düşman’ları, ‘gerici tehdit’leri, ‘irticai karşı devrimci’leri bugün ‘sakıncalı piyade’ kovalıyor.

Dün hararetle savundukları ne varsa bugün daha büyük bir hararetle tam tersini savunuyorlar.

AYM, ‘güvenlik soruşturması’ şartını, ‘kişisel veriler ve özel hayatın korunması’ düzenlemelerine aykırılık gerekçesiyle iptal etti.

Bir kimseye FETÖ’cü ve PKK’lı diyebiliyorsanız elinizde bunu kanıtlayan kesinleşmiş yargı kararları var demektir. AYM, bu suçlara af getirmiş ya da mahkumiyet kararlarını iptal etmiş değil ki terörist ve suçlulara memuriyet kapısını açmış olsun.

Aslında işe alımda kamu idaresinin güvenlik soruşturması yapma hakkını bile değil, kötüye kullanılmaya müsait diye bu soruşturmanın kapsamındaki belirsizliği ve genişliği iptal ediyor.

Bakkalın, kapıcının lafıyla hareket edilebilsin, özel hayatlara ilişkin kişisel veriler korunmasın, kişiler fişlensin, devlet de hukukla değil kanaatle amel edebilsin, bu alan keyfiliğe izin vermeyecek şekilde netleştirilmesin istiyorsanız başka. Bu mudur geldiğiniz yer?

19-12/02/rth.jpg

Kalın’a yapılan gazetecilik miydi?

Tim Sebastian, Deutsche Welle oturumunda, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’la röportaj yapmadı, tartıştı.

Adı üzerinde ‘Conflict Zone’ programıydı. Sebastian, format gereği ‘muktedir’ konuklar ağırlayıp onlarla ağız dalaşına giriyor. Karşı taraf gibi saldırganlığa koşullanıp görüş çatıştırıyor.

Yani o yayında bir gazeteci ve bir iktidar sözcüsü söyleşmedi; iki taraf vardı. Konuğun, terleten sorularla sıkıştırıldığı bir TV mülakatı değildi. Aralarında çene yarıştırdılar; münakaşaya tutuştular.

Sebastian bile ‘röportaj işte böyle yapılır, soru da nah böyle sorulur’ iddiasında değil. Alt etmeye şartlanarak, önyargıyla mindere çıktığını saklamıyor.

Fakat ne hikmetse bizde Kalın gerçek gazetecilikle tanışmış, röportaj ve soru sormanın ideal örneği buymuş gibi gösteriliyor.

Sebastian en birinci medya kahramanı, bir koydu mu iki seksen uzatan şampiyon gazeteci oldu. Son performansıyla muhalif tribünleri coşturdu, çok hayranlar kazandı.

Aksini söyleyen yanıyor...

Birgün’den Ümit Alan, Kalın’ın maruz kaldığı şeyin gazetecilik sınırlarını aştığını yazınca ne tepki aldı, laf anlatabildi mi bilmiyorum.

Ama Prof. Deniz Ülke Arıboğan, bunu Twitter’da denemeye kalktığında, gözü dönmüş linç mangalarına hedef olmaktan kurtulamadı.

Türkiye’de gazetecilik standardı yerlerde sürünüyor, asıl sorular sorulamıyor, sordurulmuyor diye... Ne muhatabı dinlemeyen, ağzına lafı tıkayan saldırgan tavır ‘en doğrusu’ymuş gibi idealize edilebilir ne de militan gazetecilik haklılaştırılabilir.

Bu kadarcığını söyleyebilmek için, HDP’li başkanların görevden alınması, kayyum atamaları ve KHK ihraçları konusunda Kalın’a hak vermeniz gerekmiyor.

Demokrasi ve hukuk mantığıyla açıklanması zor uygulamaları savunmaya çalıştı. Argümanlarına katılmadım, bu konulardaki görüşlerim belli, defalarca yazdım, eleştirilerim baki. Ama kendinizi onun yerine koyun, sözcü olarak Kalın başka ne diyebilirdi ki!

O kazın hesabını ben sorarım

Deniz Zeyrek, Kars ve Ardahanlı bir grup hemşehrisiyle İmamoğlu ve Kaftancıoğlu’na kaz ziyafeti çekiyor. Mekan da başka bir hemşehrilerinin.

Melih Gökçek, çatır çatır kul hakkı yerken suçüstü yakalamış gibi üstüne atlayınca Sözcü yazarı Zeyrek, izahat vermek zorunda kaldı:

O görüntüleri CHP İl Başkanı Kaftancıoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu’nu yıpratmak için sızdırmamış, kendileri servis etmiş. Gökçek gizem katmak için kafasından uyduruyormuş...

Lüks, şatafat ve israf sofrası dediği de Zeyrek’in köyünden gelen kaz etinden ibaretmiş. Ne kamu malına çökme varmış işin içinde ne yağma Hasan’ın böreğini yağmalama...

Hem İmamoğlu’nun içtiği de şarap değil suymuş...

Bence geçsin bunları Zeyrek. Çalma çırpma yoksa, İstanbulluların alın teri vergilerini çarçur etmiyor, işini aksatmıyor, haksız kazanç yemiyorsa afiyet olsun, bize ne yiyip içtiğinden. İster kaz sofrası değil işret alemine otursun, günahı sevabı kendine...

Ama Zeyrek bir izahat da bana borçlu. Kaz sezonu açıldığına göre hani bana söz verdiği o ziyafet! Yıllardır her kış evinde kar görmüş Kars kazı pişen bir arkadaşı olarak bunun hesabını sormazsam!...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 23:07
Harikasın yaaa
fiş haci fiş fiş 03 Aralık 2019 21:35
İstabul seçimlerinde seçimlere itiraz edilirken akp li bir vekil ismini hatırlayamadım vekil şöyle demişti biz soyadlardan biliyoruz kim bize oy vermiş DİYE. Halbuki benim ailemin yarısı akp ye yarısıda hdp ye oy vermişti. aslında akp vekili yanılıyordu ama akp SOYADLAR yolu ile bir fişleme yolunu bulmuş.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 18:58
Sorun fişleme degil. fişlemeyi kimin yapacağı. Nah gelir demokrasi. Nöbetleşe bütün ahali de fişlenir.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 18:11
Deniz Zeyrek sana kaz ikram etmeyi söz veripte yerine getirmediyse çok ayıp etmiş
Mehmet 03 Aralık 2019 16:40
Fişleme olmasa bunların akrabaları işe nasıl girecek,devleti kalitesiz insanlar nasıl dolduracak,devlet nasıl düşman üretecek.,..Kuran boğazından aşağı inmeyen kalitemizler devleti bitirecek.Maalesef oy verdiğimiz ak parti midecilerle doldu.Sebebi işe kim ak partili olursa işe alinmasi
Tunç 04 Aralık 2019 00:17
0
İşe kim Ak partili olursa alınması " demek çok da doğru değil.Mesele parti değil.Menfaat birlikteliği olanlar ın işi yürüyor.Başka görüşten olsan bile torpile ulaşan kazanıyor.Nice gariban oy verenler yerlerde sürünüyor.Nice oy vermeyen güçlüler işini yaptırıyor.Oy veriyoruz ama hakkımızı bile almak için torpil isteniyor.Torpile ulaşanın partisi önemli değil.Zulmün sonu gelmiyor.Çark işliyor ve Ömerleri ağütmeye devam ediyor.Canımızdan bezdik.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 16:28
Yazının ilk bölümünün özeti: nerdeeen nereyeeeee ......!
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 15:08
Bence de sor. Göz hakkı denen bir şey var.
cemil 03 Aralık 2019 12:40
kocaelide de hdp lilere baskın düzenlenmiş buradan ne çıkıyor? devlet herkesin devleti olmaktan çıkmış akp mhp devletine dönüştürürülmüş. feto kırmalıze edilerek sistematiş bir darbe rte ve bahçeli tarafından gerçekleştirirlidi, köprüde ölenler rte nin umurunda bile değil zaten eylemler yapılırken 1000 kişinin ölümüde göze alınır. rte ayağına kurşun sıkar anam vurdular beni der rte yi türkiye hala tanımamış. fetulahla çalışanlar fetoyu tererüst ilan etti şimdi sıra hdp de hdp başındakiler tererüst ilan edildi sıra seçmende onuda keyfi kim fazla siyasette aktıv ise at çamuru kalsın izi.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 10:43
Adam Turkiye'de bir tv programinda kimsenin sormaya cesaret edemeyecegi sorulari soruyor. Kacamak cevaplar alinca da elestiriyor. Size gore "militan gazetecilik". Oysa militanlikla ilgisi yok. 20 belediye baskanini hapse attiniz; neden diye sordu mesela. Cevap : Cunku onlar suclu. Mahkemeden suclu olduklarina dair kararlar mi cikti? Cevap : Yok ama onlar suclu. Boyle savunma olur mu? Meslegini hakkiyla yapan bir gazeteciye bu cevaplari verirseniz yakanizi birakmaz.
okur 03 Aralık 2019 10:40
imamoğlunun suyunun rengi kırmızı..kaftancıoğlunun suyunun rengiyse beyazdı dünkü resimlerde.ayrıca ne içtikleri kendilerini bağlar ama sözcü yazarının onların avukatlığa soyunması garibime gitti.sözcü demek chp.nin yan kuruluşu.bağımsız tarafsız bir gazete değil.onların deyimiyle yandaş..yalaka ..
KARAR OKURU nusret 03 Aralık 2019 18:01
0
Adamın ne içtiğinden size ne? Bu kadar seviyesizlik olmaz...
Mustafa 03 Aralık 2019 09:54
İşte tam da sorununuz bu. 28 şubat da muhafazakarlara zulüm yapıldı ve o, zamanın masumları bugün iktidar ve despot olmuş zamanın masumlarına eziyet ve işkence ediyor demeye getiriyorsun. 28 şubatın mağdurlarını fetöcü ve pkk'lılarla eş değer tutmak herhalde izan la yada insaf la izah edilemez. Bırakın artık sözüm ona insancıl yaklaşımlar ile fetö'nün ve pkk, nın itlerini korumayı(dolaylı olarak) artık farkına varın her iki mücadeleye verdiğiniz zararın.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 09:42
BBC kökenli Tim Sebastian gibi gazetecilerin sorunu tarzın ötesinde bir durumdur. Özellikle "liberal" geçinen Batı Medyası ahlâken çökmüştür. Ne inandırıcılığı ne de tutarlılığı kalmıştır. Çünkü statüko dış politikalarını ve bunu uygulayan siyasetçilerini aynı sorgulamaya tutamamaktadır. Russia Today'ın bile bazı ezberlerle ilgili daha tutarlı olduğu bir devirde yaşamaktayız.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 21:38
0
Bati medyasi ahlaken cokmusmus. Bizim gazetecilerin soramayacagi sorular sorduklari icin mi? Ahlak konusunda Bati medyasi bizim medyaya cok buyuk fark atar. Bu gazetede bile anasayfadaki haber basliklarina bakin. Haber basligi degil propaganda. Hep biz hakliyiz, hep biz hakliyiz mesaji veriliyor. Yine de birkac kose yazari gercegi yaziyor, okur yorumlarinin cogu yayinlaniyor bu gazetede; ona da sukur diyoruz. Kucuk seylerle mutlu olmaya calisiyoruz. Bu ulkede medyanin %90i iktidarin elinde. Nefes alamaz olduk.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 08:32
Gökçek önce Ankarayı nasıl parsel parsel fetöye verdiğinin hesabını versin. Utanması olsa bir daha konuşmazdı.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 08:05
Orada yapılabilecek en iyisini yaptı. Alman röportaja değil savaşa gelmiş. Kalın ne yapsın daha.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 07:58
İbrahim kalın doğru adamdır. Nokta!
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 07:25
Hâlâ anlamamışsınız, durum fişlemeye karşı ilkesel karşı duruş değil. Beni fişlemesinler ama ben istediğimi fişliyim duruşu.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 06:19
28 subatcilar adamları fişleme yapabilir dünyevi nimetlerden vazgecebilmeyi göze alamayan fişleme yapabilir ama asla ve asla davası büyük olan kimsenin cibiliyetine karakterine bakmaz Ebu cehil in oğlundan sahabe yapar o da davası uğruna şehit düşer
Has Parti 03 Aralık 2019 04:14
Kalın saraydaki en makul, en üretken, en entellektüel kişi, adam aslında iyi ama sarayı kötü.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 02:01
Doğruya doğru... ancak bizde doğru güçtür kuvvettir haksızlık hukuksuzluktur adaletsizliktir
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:04
Televoleli günlere geri döndük hadi hayırlısı...
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 00:21
SADECE ALLAHA KULUK EDIN DIN TUCARLARINA KULUK ETMEYIN
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 00:16
Yeneroğlu'nu görür gibi oluyor insan Kalın'ın halini görünce. Oda birzamanlar tek gözlü canavara karşı az dil dökmemişti. Bakalım o nezaman dökülecek. Yazık oldu onada. O kadar güzel türkü okuyan biri nasıl bukadar günahin altına girer?
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 15:29
1
Kör olası bir kaç kuruşluk dünya nimeti demek ki bazılarına herşeyden tatlı ve vazgeçilmez geliyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN