Gürlek’in gelişi Şimşek’in gidişine mi işaret?

MÜSİAD Başkanı Özdemir'le TİM Başkanı Gültepe homurdanmaya başladı. Fiyat istikrarının sağlanamamasından yakınıyor, salt sıkı para politikası ve kemer sıkmayla yürümeyeceğini seslendiriyorlar.

İktidar gazetelerinde Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetimi eleştiriliyor.

Birden hedefe mi kondu? Eleştirenler iktidarı kızdırmayı göze alamayacağına göre, Şimşek'in suyunun ısındığına mı işaret?

Aslında Şimşek'in de katılacağı eleştiriler bunlar. Bir süre önce Financial Times'a içini dökmüştü. Diyordu ki hukukun üstünlüğü, öngörülebilirlik kulağıma şiir gibi geliyor.

Üç yıl önce görevi Nebati'den devralırken de rasyonel, kurallı yönetime dönmeden ekonominin düzeltilemeyeceğini anlatıyordu.

Yapısal reformlar ne oldu, lâf dinlemiyor diye kaldırılan özerkliği Merkez Bankasına iade edildi mi, artık bahsi dahi geçmiyor.

Hukuk ve demokrasideki gerilemelerin ekonomideki kötüleşmeyle ilgisi olmasa insan hakları eylem planı, yargı reformu paketleri hazırlanırken TÜSİAD'dan, MÜSİAD'dan görüş sorulmazdı.

Ekonominin nasıl düze çıkarılacağını Şimşek bilmez mi? Hukuktaki bozulmayı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmek, sebebi değiştirmeden sonucu değiştirmeye uğraşmaktı. İşe yaramadı.

Uyarıları yüzünden TÜSİAD başkanları Aras ile Turan'ın koluna polis girdi, adliyede dolaştırıldılar, bir ara yurt dışı yasağı kondu, halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak ve adil yargılamayı etkilemekten hâlâ yargılanıyorlar.

Yargı uygulamaları Şimşek'e pek yardımcı olmadı yani.

TİM ve MÜSİAD başkanlarıyla iktidar medyası şimdi ekonomideki başarısızlığın faturasını Şimşek'e mi kesiyor? Yoksa Şimşek'in tam da istediklerini mi söylemiş oluyorlar?

Ekonominin toparlanamamasında neyi yetersiz, eksik bulduklarına bakar. Ne yapılmalıydı da Şimşek yapmadı ve niye yapamadı, sorumlusu kim?

Cevapları, Şimşek'i suçlamaktan çok destek anlamına da gelebilir.

Emekliler, çalışanlar enflasyona ezdirilmekten şikayetçi. Patronlarsa ücretler başta, girdi maliyetlerindeki artışlarla baş edememekten. Kimse memnun değil.

Seçim kazanmak için enflasyonla mücadeleyi gevşeterek para musluklarını açmaya da Şimşek uygun değil.

Şimşek'e karşı kampanya onun için seçim tarihiyle ilişkilendiriliyor. Yoksa ufukta erken seçim mi göründü, sandığın yaklaştığına mı işaret? İktidarın seçim ekonomisi ihtiyaçlarını karşılamaya daha müsait birini getirme hazırlığı mı?

Adalet ve İçişleri'ndeki bakan değişikliklerini erken seçim hazırlığıyla ilişkilendirenleri anlayamıyorum. Ama Hazine ve Maliye Bakanı'nın değiştirilmesiyle seçim tarihi arasında bir bağ kurulmasını anlayabiliyorum.

Yeni Adalet Bakanı Gürlek'le Şimşek'in ajandaları karşı karşıya gelir mi, iş planları çatışır mı? Bu senaryoların nereden çıktığını da anlıyor, kanaat oluşturmak için erken buluyorum.

CHP'YE KAYYUM BELİRSİZLİĞİ EKONOMİYE YARAMAZ

İstinaf'ta bekleyen kurultay davasında Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye kayyum atanacağı söylentileri yine hortladı.

İmamoğlu'nun önü sandık dışı yollarla kesildikten sonra sıranın Cumhurbaşkanlığını kazanabilecek diğer adaya, Mansur Yavaş'a geleceği, onun da yargı süreçleriyle tasfiye edileceği tekrar dillendirmeye başlandı.

Spekülasyonlar, Gürlek'in Başsavcılıktan Adalet Bakanlığına atanmasına dayandırılıyor. Güya İstanbul'daki yargı pratiğinin Ankara ve Türkiye'ye yayılmasını organize etmeye geldiği varsayıldığından.

Oysa zayıf da görünse bir ihtimal daha var.

Terörsüz Türkiye Süreci; "Öcalan'ı umuda, Demirtaş'ı yuvasına, Ahmetleri makamlarına" ve dağdakileri demokratik entegrasyona kavuşturma safhasına geçiyor.

MHP, İstanbul'daki CHP davalarında tutuksuz, kayyumsuz, canlı yayında, kamu vicdanına uygun ve hızla yargılamadan yana. Aksi, Terörsüz Türkiye'ye ters düşeceğinden.

Bahçeli'nin CHP'ye kayyum spekülasyonlarına sert çıkıp "ne doğru ne mümkün" dediğini de unutmayalım.

Yargı pratiğimiz yeni bir dönemin eşiğinde, bir yol ayrımında. Etkisiz CHP Süreci'yle Terörsüz Türkiye Süreci bundan sonrasına birlikte yürüyebilir mi?

Ana muhalefet, kayyum belirsizliğine tekrar sürüklenirse Şimşek'in ekonomik belirsizliği bitirmesine yardımcı olmaz.

Fakat ondan dönülüp hukuki ve siyasi öngörülebilirlik seçilirse Şimşek'in ekonomik öngörülebilirliği sağlamasına çok yardımı dokunur.

Gürlek'in gelişi, işte o zaman Şimşek'in gidişine değil kalışına en büyük destek sayılmaz mı?

Hangi yolun zorlanacağını bekleyip görmek gerek.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.