Back To Top
İntihar bir protesto eylemi değildir

İntihar bir protesto eylemi değildir

 - Son Güncelleme: 16.11.2019 Cumartesi 12:31
- A +

Türkiye Psikiyatri Derneği, 'Yayımladığınız her şey gibi intiharın da okur ve izleyiciler tarafından taklit edildiğini unutmayın' diye medyayı uyarıyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün intihar haberleriyle ilgili çizdiği bir sorumluluk çerçevesi var. Burada; kurbanı kahramanlaştırmanın, eylemini yüceltmenin, cesur ve gizemli gibi sunmanın, romantize ve dramatize etmenin, yöntemini öne çıkarmanın, bir çözüm yolu olarak göstermenin sakıncaları bir bir sıralanıyor. Nasıl yapılacağını anlatır gibi özendirici ve ünlendirici değil caydırıcı bir dil kullanmaya çağırıyor.

Örneklendirmeye gerek var mı?

Her vakada izliyor, okuyorsunuz zaten sakıncalı dili.

'Çok da hayat doluydu, hiç beklemezdiniz, herkes severdi, etrafa hiç belli etmedi, sorunlu birine benzemiyordu, demek ki batağa saplandı, borç yükünün altında ezildi, çıkmaza girdi, başa çıkamadı ki son çareyi intiharda buldu, üstesinden gelemedi ki kurtuluşu ölümde aradı, kimse çığlığını duymadı, el uzatan olmadı, altından kalkamadı, yardım dilenmeyecek kadar onurluydu, gururuna yediremedi, kaldıramayınca bu hayattan çekip giderek duyarsız akraba ve dostlarıyla aldırışsız komşu, sistem ve toplumu protesto etti' diye gidiyor.

Bu anlatı setine rastlamadığınız bir intihar haberini en son ne zaman okudunuz?

Güya ağıt yakılıyor kurbanın ardından, güya yaşarken duyuramadığı imdat çığlığına kulak kesilmiş olunuyor.

Yahu yalvarıyor uzmanlar. Israrla uyarıyorlar 'etmeyin, hayati önemdedir, intihara meyilli ise etkiler tetiklersiniz, cana mal olur, kurtarılabilecek hayatları karartırsınız' diye. Ama takan kim!

1970'lerde İngiltere'de kendini yakarak intihar olayı köpürtülünce aynı yöntemle intiharların sayısı görülmedik ölçüde artmış.

Avusturya medyasına veya bizdeki köprüden atlama haberlerine kısıtlamalar getirilen dönemde belirgin azalma olmuş.

Aksi durumlarda, taklit intihar patlaması yaşandığına dair sağlam istatistikler mevcut.

Özellikle de yöntemin ayrıntılı tasviri ve büyütülmesi, ölümcül bir hata deniyor.

Yine de sorumluluk davetine icabet etmez mi bir medya, etmiyor işte. Hele sözüm ona duyarlılık kumkuması sosyal medyada hak getire, zerresi yok.

İntiharı bir politik eylem, bir protesto biçimi havasına sokan sahte duyarlılık şovları batsın.

Oynadıkları, alet ettikleri şey, insan hayatı...

Fatih'te, Antalya'da, en son Bakırköy'de art arda toplu siyanür intiharlarının ortaya çıkması tesadüf mü?

Kendileriyle birlikte ailelerini de ölüme sürüklemiş bu kurbanların kanını zehirleyen, sadece aldıkları madde değil.

'İntihar eğilimi hastalık mı ki bulaşsın, moda mı ki taklit edilsin, başka çare ve kurtuluş kalmayınca sağlıklı insanlar da intihar eder, gazetede okuyarak TV'de izleyerek kafası bulanıp kim canına kıyar' zevzekliklerini bırakalım, vebali ağır!

19-11/15/ekran-resmi-2019-11-15-234417.png

Tevfik Fikret’in öldürmeyen bunalımları

Everest yayınlarından beni heyecanlandıran bir biyografi çıktı: “Fikret”.

Yazarı Beşir Ayvazoğlu’nun incelik gösterip adıma imzaladığı nüshasını elden düşüremiyorum.

Büyük şair Tevfik Fikret’i, bütün yönleriyle anlatıyor. Muazzam bir emek ve içerik, su gibi akıp giden ustalıklı bir anlatım...

Okudukça Tevfik Fikret’e hayranlığımla birlikte Ayvazoğlu’nun birikimi, kültür-sanat tarihimize hakimiyeti ve kalemine saygım da bir kat daha arttı.

Arka planda Abdülhamid’in baskıcı rejimini izleyen İttihatçıların despotik iktidarı, koca imparatorluğun göz göre göre elden gidişi, harpten harbe sürüklenen milletin perişanlıkları, her alanda çökmeye yüz tutmuş bir memleketin üzerinde dolaşan kara bulutlar ve siyasi, toplumsal çalkantılar içinde çıkış arayan aydınların ödediği bedeller, edebi kavgalar, bitmeyen sürtüşmeler, yorucu tartışmalar...Önde ise kasvet, karamsarlık ve tükenmekte olan umutlarla geçen, mücadele dolu zor bir hayatın içinde dolaştırıyor sizi.

Boğuştuğu hastalık ağrıları ve fiziki acılara entelektüel bunalımlarla ruh sancıları da eklenince dünya çekilmezleşiyor bazen Fikret’e.

Geçim sıkıntılarıyla, maddi manevi buhranlarla  iyice daraldığı zamanlarda ‘ölüp kurtulsam’ dediği bile duyuluyor.

Ama en dayanılmaz, katlanılmaz hallerde dahi ‘canına kıyma’ fikri aklından geçmiyor. En bıktığı, bezdiği sırada dahi sitemkar söylenmeler dışında bırakıp gitme, ölme isteği uğramıyor diline.

Hayata nasıl zevkle bağlı olduğunu, şiirin yanında boğaza, müziğe ve resme nasıl iştiyakla tutunduğunu anlatan çok sahne var. Biri, Aşiyan’daki köşkünde devrin meşhur simaları olan dostlarına çektiği ziyafetler.

Pençesinde kıvrandığı amansız hastalık azmışken, son demlerinde bile mükellef sofraya oturma arzusundan vazgeçmiyor.

O dostlardan Halit Ziya Uşaklıgil, Fikret’in  özellikle zeytinyağlı patlıcan dolmasına düşkünlüğünden bahseder. Mutfağı Bolulu aşçılara emanet eder, alafranga masa düzeninde alaturka lezzetler severmiş üstat.

Geçen salı, İstanbul’un vitrin restoranlarından Sunset’te bir yemek kitabının tanıtım etkinliğine katılmıştım. Ev sahibi Barış Tansever, yerli yabancı misafirlerine kitabı sunuyordu. 25’inci yıl anısına hazırlatılmış, İş Bankası Kültür Yayınlarınca basılmıştı. Sunset’in beynelmilel mutfağını tanıtan bir prestij eseriydi.

Orada da fark ettim ki kime bir dokunsan bin ah işitiyorsun. Sunset müdavimlerinin de eski tadı tuzu yok. Kimsenin tuzu kuru, keyfi gıcır, işleri tıkırında değil. Herkes dertli, çapına göre. Dertsiz tasasıza denk gelmedim.

Ama kimi, Fikret ve dostları gibi borç harç içinde yüzerken bile hayattan kopmamayı başarıyor. İşleri kırık bozuk da olsa, düşe kalka yürümeye devam ediyor.

Psikiyatristler Derneği boşuna, karamsarlığı yaymak yerine yaşama ve mücadele arzusu, umut aşılayan olumlu örnekleri nazara verin demiyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ahmet Kaya 18 Kasım 2019 18:49
Yazarın bahsettiği konuyu anlamayıp hala bunu hükümet karşıtlığı olarak gören,nerdeyse her intiharda göbek atacak halde olan ruhen sıkıntılı(ki bunların çoğu fetöcü)olanlara sesleniyorum.Sizin bu varsayımlarınıza göre Afrika da açlıkla boğuşan veya ekonomik durumu yerlerde sürünen fakir ülkelerde toplu intiharların olması gerekiyor.Ancak böyle birşey olmuyor.Siz hiçbir zaman iflah olmayacaksınız.Neyse ki ahiret var,orda bu millete ihanetinizin bedelini inşallah ödeyeceksiniz.
ali namlı 16 Kasım 2019 21:35
Psikiyatr Derneğinin yaptığı bir uyarıyı konu almışsınız ancak oldukça yüzeysel olmuş ; bu konuyu başka verilerle de takviye edebilirdiniz !Selam ve saygılar .
Süheyl CALISKANOGLU 16 Kasım 2019 17:30
RTE bugün de bir nutuk atti,bir gün bos yok,secim kaybetsede yokmus, EYT ile ilgili konustu,RTE secim kaybetmemek icin herseyi göze alir. Kirmizi bültenle aranan Osman Öcalan'i TRT'ye cikarir,bugün de bu "masali'anlatir,hic inandirici degil bu AKP iktidari..
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 23:32
1
Cb: Erdoğan 45 yaşını bitirdiği gün emekli oldu bu da böyle biline.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 23:38
1
Vaatlere, blöflere, restlere karnımız tok...Seçim kaybetmemek için her yolu deneyenleri biliyoruz...sonunda kazanan eyt olacaktır.bizim inadımız ise onları saltanatından edecektir. Yok öyle yağma
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 23:46
0
Emeklilikte Yaşa Takılanlar'ın oyları için "3-5 oy için kanun çıkarmayız" diyenler; 23 Haziran gecesi, sadece İstanbul'da 806.478 farkın nereden geldiğini anlamaya çalışıyorlardı. Hatırlatmak istedim...
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 23:58
1
Şimdiden Bahanesini hazırlamış.
KARAR OKURU 17 Kasım 2019 00:15
1
Hadi seçime gidelim kim kaybedecek sarayda yaşayanmı yoksa ekmek kavgasında olanmı DENEYELİMMİ.?
KARAR OKURU 17 Kasım 2019 01:21
0
İnşallah Akp’liler 75 yaşında emekli olur
KARAR OKURU 17 Kasım 2019 11:57
0
Devlet ben işime başlarken 1991yılında 25 yıl sigortalılık süresi ve içinde 5 bin gün prim yatır emeklilik hakkın olsun dedi hiçbir şekilde Devlet yalan söylemez. Vatandaşını aldatmaz, tuzak kurmaz, kamu eliyle gasp yapamaz vatandaşı gasp edemez ödemediği ve ertelediği maaşı gasptır.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 16:54
Burada hala bunu yapanlara empatiyle yaklaşıp katlettiği ailesini görmezden gelip ama diye söze başlayanlar var.Bunu yapmanızın nedeni siyanürle mi öldürülmüş olmaları bu çoluk çocuğun. Sayın yazar maalesef yorumcular arasında bu katliamları bir protesto gibi görenler var.
Tevhid ehli 16 Kasım 2019 16:11
Adaleti önceleyen sosyal devlete sahip olamazsanız toplumunuz sosyal cinnet geçirir !
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 15:19
Hayat-yaşam- sadece bireysel olarak algınalıcak ,sürdürülebilinecek bir kavram değildir..insan doğası itibariyle toplumsal ilişkilere mecbur -sosyal bir varlıktır..devlet kurma- ihtiyacı bu özelliğin karşılığıdır..ve insanın mutlu- huzurlu- olması için güven duygusunun gelişmesi ortamın güvenilir olmasına bağlıdır..ne tür zorlukla-güçlükle karşılaşırsa karşılaşsın,gaveneceği biryer birşey varsa umudunu asla kaybetmez..ama gelecek kayğısıda asla insanı terk etmez..bir insanın iki dudağının arasında olan ortamlar-düzenler böylesi problemleri doğurur..biz” anlayışı kaybolur,”ben” der herkes..
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 14:32
Doğru diyorsunuz intihar eylemleri bu şekilde medyada yer bulmamali. Ama sizi takip eden biri olarak bu paylasimlara yaptiginiz sitemkarligi hükymetim ekonomik politikalarla insanlari bir kivilcimla intihar edecek seviyeye getirmesinden bahsedecek misiniz?
cumhur 16 Kasım 2019 14:04
Aile ve bireyler toplumun yapı taşlarıdır.Yani temelidir.Temel zayıf ve bozuk olursa devletin de bundan etkileneceği bir gerçektir.Toplum olarak ruh sağlığımızı ve yaşama sevincimizi kaybediyoruz.Bunun da en büyük nedeni ülke yönetimidir.Milleti millet yapan ögeler tahrip edildikçe,değer yargıları değiştikçe,iyi ve kötü yer değiştirdikçe sağlam bir toplumdan söz etmek bana göre abes olur!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 14:02
Bence çözüm odaklı olmalıyız.Tuzu kuru olanlar dışındakilerin ulaşabildikleri yegana ihtiyaç maddesi(!!!!) SIYANÜR.Çözüm basit aslında; onu da özelleştirseler veya kullanımını yasaklasalar, hakkında soruşturma açsalar daha olmadı içeri atsalar ne bileyim aklima gelmeyen başka bir yöntem de olabilir. Yediği önünde yemediği arkasindaki bu nankör(bazı hallerde karaktersiz de denilebilir!!!!) halk, her istediğine öyle kolay kolay ulaşamamalı.......HER ŞEYE RAĞMEN HAYAT YAŞAMAYA DEĞER.
KARAR OKURUMürsel 16 Kasım 2019 13:16
Toplumsal bunalımda yepyeni bir aşamaya girdik.Adı konmadı.Çok büyük bir sarsıntı ve imtihan bizi bekliyor.Canhıraş bir feryatla yeniden birbirimize sarılacağız.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 12:09
Dinimizin tavsiyesi : İyi gününe şükret, kötü gününe sabret.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 12:33
0
yani "otur oturduğun yerde".
not 16 Kasım 2019 12:59
3
Iste tamda bu zıhnıyetı ısleyerek yuz yıllarca Muslumanlar bır sekılde somuruldu...!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 16:03
11
Musluman ulkesinde islamin emrine muhalif zindiklar sesiniz cok cikar oldu!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 21:03
0
KO 16:03, kara bela mısın, kara kader misin anlaşılamıyor. Biraz daha ilerlesen felaket tellalı olaraktan...
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 12:06
Yeniakitci ideolojik arkadaslariniz, herhalde ekonomik sebeplerden - zorluklardan- issizlikten-fakirlikten depresyona girip intihar eden insanlarin olumunu evlerinde bulunan kitaplardan bir tanesini sebep gosterdi...Intihar nedeni bir Ingiliz yazarin ateistlikle alakali bir kitabin evlerinde bulunmasi idi..Ortacag yobazlarinin yaklasimlari boyle....1400 sene degisen bir sey yok !!! Ezbercilik, kul, olma dusunmeme, ...Kitap okumak kotu seydir !! Hersey kutsal kitaplarda yazili ...Kadinlar sadece 90 kilometreye kadar tek basina colde....araba surebilir !! 85 kilometre cennetlik 95 cehennem !
Bilal 16 Kasım 2019 12:06
Önceleri bende sizin gibi düşünürdüm ama şimdi ağır vergiler altında inim inim inleyenler veya hiç iş bulamayanlari gorunce bu korkunç acıları yaşamasına bence gerek yok diye düşünmeye başladım. Hatta madem 100 yıldır AB kapısında bekliyorsunuz bakınız oralarda ötenazi var haydi o zaman doğru düzgün bu işi devlet yapsın bari de millet siyanürle bilmem ne ne zehirleri ile uğraşmasın?
musto 16 Kasım 2019 11:59
İnsanoğlu yaşamında daima inişler ve çıkışlar olur ve olacaktır.Batıda bunun çözümü neredeyse her bireyin psikiyatrisi vardır.Biz de ise aile toplum ve inanç her şeyin çaresi vardır sabret mala gelsin cana gelmesin.Gemisini kurtaran kaptandır anlayışı yerleştirilmiş,Tarikatlar,inanç merkezleri bırakın yol edep erkan göstermeyi toplumu kutuplaştırmış köleleştirmiş,çaresiz kalan insanlar Tanrı ve Azrailin görevine soyunmuş.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 10:45
İşsizin halinden ne anlar tuzu kurular. Kiramı faturalarımı nasıl ödeyecem.Çocuklara akşam ne yedireceğim.Hadi borç şöyle dursun, kolay mı böyle yaşamak. Aile desteği de yoksa, çaresizliğin getirdiği bunalım.Bu hale düşürenlerin cezasını öbür dünya ya bırakmasın Rabbim.
Cengiz Han 16 Kasım 2019 10:36
Ne yapalım peki? Hiç konuşmayalım üstünü mü örtelim? Toplumun cinnetini görmezden mi gelelim? Zaten o intihar edenler de yüce ak parti ye zarar vermek isteyen dış güçlerin maşalarıydı(!) deyip susalım mı?
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 10:28
Zor bir dönemi yaşıyoruz, yaşayacağız. Üretmeyen bir ekonominin sıcak para rüzgarıyla coştu günlerden bu günlere geldik. Bir zamanlar işleri tıkırında olan insanlar birer ikişer iflasın eşiğine geliyor, batıyor. Manevi eksiklik de eklenince intihar bir çözüm yolu olarak seçiliyor. Bu haberleri engellemek zor, sosyal medya çok etkili. Hükümet komisyon kurmak yerine işsizliğe, aşsızlığa deva olacak adımlar atmalı acilen.
Kara Okuru 16 Kasım 2019 13:54
1
Sousma, konuş da, “intihara nasıl gidilir” in senaryosunu yazmaya gerek yok. Fetö vb. sekter oluşumların dindarlığı aşındırması sonucu oluşan “deist iklim”, ekonomik çaresizlikler ve “ne me lazımcılık” yani bireyselleşme gibi sosyolojik sebepler intiharı tetikleyebilir. Umutsuzluk ise en büyük tetikleyici. Siyasette, ekonomide gelecekle ilgili umutsuzluk ve çaresizlikle baş etmeye yönelik adımlar atmak lazım..
Karar Okuru 16 Kasım 2019 15:28
2
Yorumum bir önceki yorumcu Cengiz Han’ın yorumuna yönelikti, düzeltiyorum.
Ahmet GÜLÇUBUK 16 Kasım 2019 09:25
İyi Günler...Yazınız daha çok ne olursa olsun şükredin ile özetlenebilir.Oysa insan umut ile evet bir süre kendini kandırabilir,aldatabilir .Ama ne kadar zaman.Bugünün sorunları 100yıl önceki sorunlardan çok daha fazla ve daha ağır.Herkes kendi başına bela olmuş durumda .Ama duyan,işiten yok.Özellikle adaletsiz gelir dağılımı , iktidar yakını olamama ,parası kadar insan olma kabulü v.s...Psikiyatri derneği özendirmeden kaçının diyoda çözüm ne onu hiç söylemiyo. Yani açlıktan,yoksulluktan ,kimsesizlikten acı çeke çeke hergün ölme ile bir defada ölme arasındaki tercih hangisi olmalı.Saygılar..
mustafa 16 Kasım 2019 09:00
yaklasık 15 20 sene öncede hergün boğaza biri çıkıyordu çünkü her akşam haberlere çıkıyorlardı. Reytingi bittiginden beri boğazada çıkan kimse kalmadı. Biraz dikkat etmek gerekiyor üzücü gerçekten.
Eyvallah afişe edilmesin, özendirilmesin lakin.... Yöneticilerin, aydınların hiç mi sorumluluğu yok... ülke güllük gülistanlık da millet sırf ekstrem zevk olsun, farkımız olsun diye mi çoluk çocuk toplu intihara yelteniyor...vicdanı çürümüş, arpalık ayarlı aydınlardan!, her suçun kabahatini kurbanlarda arayan adil ve sorumlu! yöneticilerden alacağımız çok ders olmalı bir kere şikayet etmemeyi, afişe etmemeyi öğrenmeliyiz... göm kafayı kuma, bak ortalık beştepe, akbük ahlat tadında ne kadar da güzel değil mi?!!!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 08:23
"Arka fon" yerine "fon" demek yeterli, çünkü zaten "arkada" demek(ya da yalnız arkada denmeli)
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 10:11
0
Makalenin tümünde sadece arka fon a takıldıysan ne mutlu sana.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 08:12
Akif bey taklitten intihara giden yolda medya önemli rol oynuyor. Medyada takip edilen bir yazar olarak taklit etkisine yoğunlaşmanızı değerli buluyorum. Umut telkin edici yaklaşımların son derece önemli...Ancak intihar bir protesto eylemi değildir ya da böyle gösterilmemelidir diyerek işin içinden çıkamayız.Yine de gazete yazarı kimliğinizle medyanın olumsuz etkisini olumluya çevirmek adına gösterdiğiniz refleksi anlaşılır buluyorum.
okur 16 Kasım 2019 07:40
Depresiyon hastalari icin en tehlikeli zamanlar bunlar. Hep oldu olacakta. Böyle vakalardan sonra toplumda ve kurumlarda bunalimdaki insanlara duyarliligi hastalarada gidilebilinecek kapilari ve cözüm yolari tartisilip konusulmali. Sansürle konusmamakla cözülecek bir durum degil. Abartip romantize etmeninde bir alemi yok. Her bölgede gidilebilecek psikolojik danisma merkezleri, uzmanlar olmali. Hata ibadethaneler ve dini görevlilerde bu ise dahil edilebilmeliler. Önleyici koruyucu önlemler. Iste alin size bir konusma konusu ve öneri!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 11:51
1
bence ekmek birim önerseniz daha iyi
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 18:30
1
Son bir ayda intihar eden üc kisi biliyorum. Bunlar ac degildi ama. Depresiyon ve diger bazi psikolojik hastalarin dönemsel girdikleri bunalim mevsimi. Siz siz olun cevrenizde nedeni ne olursa olsun böylesi insanlara karsi duyarli olun. Tabiki yokluk yoksulukta bir neden. Ama basat neden sayarsak illede birine tas atmak icin yaparsak olayin ucunu kacirmis oluruz. Gercekci olmak lazim. Ilede birilerine küfür etmek istiyorsaniz bir ton neden var.
Nerdesin şevketli Sultan Hamid Han Feryadım varır mı bârigâhına? Ölüm uykusundan bir lahza uyan, Şu nankör milletin bak günahına. Tahrike yeltenen tac ve tahtını Denedi bu millet kara bahtını Sınadı sillenin nerm ü sahtını Rahmet et sultanım sûz-ı âhına Tarihler ismini andığı zaman Sana hak verecek ey koca Sultan Bizdik utanmadan iftira atan Asrın en siyâsi padişahına. Padişah hem zalim hem deli dedik, Îhtilale kıyam etmeli dedik, Şeytan ne dediyse biz belî dedik, Çalıştık fitnenin intibahına Divane sen değil, meğer bizmişiz Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz, Sade deli
Okuyucu 16 Kasım 2019 11:36
2
İttihatçıların kötü ve beceriksiz olması Abdulhamit'i iyi yapmaz. Peki M. Akif niye ilkeli durmuş! Netice de İT çiler ve Abdulhamit'i olması gerken derecede eleştirmek zorundayız. Filozof Teyfik'in yanılgısı bizim ölçümüz olamaz.. Selamlar.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 02:20
Akp yi kotu gostermek icin kurgulanmis sorozcularin illumunaatiye bagli kolundan olan evangalist , siyinistlerin isi olma ihtimalini hic dusunmuyor musunuz sayin beki
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 02:05
Ara sıra evleri de kontrol ettirin; evler de et mi pişiyor dert mi, millet aç mı tok mu diye?
Fesad 16 Kasım 2019 14:31
5
02;05! 8 milyr nufuslu dunyanin sadece 1 milyari ABD ve AB'de refah icinde yasiyir. ABD, AB'de 100 binlerce insan evsiz barksiz sokakta yasiyor.Daha dun ingilterede bir hastane acil serviste 6 saat boyunca doktor hemsire tedavi beklerken yattigi sedyeden dusrek öldü. Gercek suclular: Intihardan birilerini suclayan, yoklugu borcu bahane gibi gosteren fitnecilerdir.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 01:58
Neyi kurtaracağımizi şaşırdık artık.. çocukları mı, kadınları mı, ağaçları mı, adaleti mi, insanlığı mı, hayvanları mı? Nerden tutsak elimizde kalıyor.Sn: Erdoğan ne zaman görecek gerçekleri ülkende olanları?
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 01:18
gerçekleri sansürlemenin maliyetini de hesaba katmak lazım
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 01:17
Intihar vakalari uzerinden siyasi rant elde etme dusuncesi ne kadar vahsiyse, sanki bunlarin artma nedeni basinda yer alip adeta reklam edilmesiymis dusuncesi de o kasdar yavan ve yanlis bir degerlendirmedir. Insanlar kendileri ile birlikte en sevdiklerinin katili olabiliyorlarsa burda ciddi bir bunalim soz konusudur ve aman afise edip kopurtmeyelim demek, olsun ama gozumuze sokulmasin, abartilcak birsey yok demekle es degerdedir. Asil soru hangi usulde yapildigi degil, neden toplumun uzerine bir karabasan coktugu ve insanlarin hayatlarindan bezdigidir. Insanlar mutsuz ve umutsuzlar
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 00:34
intihar önlemeye mi çalışıyorsun, lokanta, kitap, yazar köpürtmeleri mi yapıyorsun?
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 00:28
İntihar daha çok bir çaresizlik hali. Fakat bu olaylarda bir cinayet ve canilik de var; küçük çocuklar katledilerek sonrasında intihar ediliyor. Medyanın da dikkatli olması lazım; kötü durumlarda örnek alınıyor ülkemizde çünkü. İnsanların yoksulluğun da bir insanlık hali olduğunu, buna tepkilerini daha farklı ifade edilmesini de bilmeleri lazım. Ekonominin düzelmesini talep etmek de en azından bir şeydir başlangıç olarak...
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 12:06
2
Biraz daha 'kıyakçılık' yapabilirdin birilerine, açık açık; KO 00:28.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 00:21
Bu konuda haklısınız. Peki bu intiharların ardından "Zaten inançsızlarmış, intihar sebebleri borç değil" diyenleri ne yapacağız. Bu ülkede ilk defa aileler toptan intihar ediyor. Buna sebep olanlar ise sırıtmaya, suçu ölende bulmaya devam ediyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN