Back To Top
‘Reform olmadı adap verelim’ kitabı

‘Reform olmadı adap verelim’ kitabı

 - Son Güncelleme: 07.08.2019 Çarşamba 09:35
- A +

Dün Independent Türkçe sitesinde gördüm, Prof. Ömer Dinçer'in 'Kamu Yönetimi Adabı' kitabı çıkmış.

Acı acı güldüm, Cihat Arpacık'la röportajını okuyunca...

19-08/06/ekran-resmi-2019-08-06-232553.png

Ne umutlarla Başbakanlık Müsteşarlığına getirilmişti Hoca. Kamu yönetimi reformunu hazırlayacaktı. Ankara'nın merkezileştirdiği yetkileri dağıtarak yerele yayacak, hantal ve obezleşmiş bürokrasiyi küçültecek, devlet hizmetlerinde hız ve etkinlik sağlayarak vatandaşın hayatını kolaylaştıracaktı.

Reformun mottosu 'önce insan' dı. 'Önce devlet' değil...

Çalıştı ama olmadı. 3 yıl önce de neden başarılamadığını bir kitapla anlattı.

Şimdi ise bütün yetkileri tek elde toplayan aşırı merkeziyetçi bir sistemimiz var. Ve aynı Hoca, bu kez Kamu Yönetimi Adabı'nın kitabını yazıyor. 'Reforme edemedik, bari adabını verelim' der gibi...

Kitabı, siyasetname geleneğine uygun olarak Cumhurbaşkanı'na hitap tarzında yazdığını söylüyor.

Fakat bugün 'dününüzü unutmadık' tiratları atıp dün reforma nasıl taş koyduklarını unutanlara da biraz 'Hepiniz oradaydınız be!' hatırlatması içeriyor sanki. 

Kaderin cilvesinden mi, feleğin işvesinden midir...O gün binbir kaprisle iktidarın tabana yayılmasını engelleyenler, bugün demokratikleşme reformu istiyor. O gün demokratikleşme için canla başla bastıranlarsa bugün ölümüne karşı.

Kamu yönetimi reformu, AK Parti’nin en büyük hayaliydi. İlk Bakanlar Kurulu’nun da iki ana gündem maddesinden biri...

Ankara’da toplanan abur cubur yetkiler yerel yönetimlere devredilerek, yerinden yönetim güçlendirilecekti.

Federasyonla, eyalet sistemiyle alakası yoktu. Üniter yapı korunarak yapılacaktı. Ama bölünme paranoyası yüzünden yapılamadı.

Asker maraza çıkardı, muhalefet 'Cumhuriyet elden gidiyor' diye ayağa kalktı, medya yaygarayı bastı, topluma bölünme korkusu salınınca reform da hayal oldu.

Ömer Hoca, “Türkiye’de değişim yapmak neden bu kadar zor” adlı kitabında, statükocu direnişin arkadan çevirdiği dolapları paylaşmıştı.

Bugün iktidarı otoriterleşmekle suçlayanların kimi, o gün merkeziyetçi güç tekelini canları pahasına savunuyordu.

Yetkilerin dağılmasını, ‘federasyon komplosu, dış güçlerin bölüp parçalama planı' gibi sunuyorlardı.

Cihat Arpacık, reformu nasıl daha doğmadan boğduklarını tekrar sormuş. Bakın, ne diyor Hoca:

"Biz 2003 yılında Kamu Yönetimi Reformunu toplumla paylaştığımızda en fazla CHP muhalefet etmişti. O dönemdeki vesayet aktörlerinin hepsi, askerler, cumhurbaşkanı hatta yargı ve merkez medya tavır koymuştu. Hâlbuki şimdi görmüş olmalılar. O zaman ortaya konulan vizyon, Türkiye’nin ihtiyacı olan ve o dönemde yapılması gereken bir değişiklikti. Maalesef o fırsat kaçırıldı. 

2015'te CHP’nin seçim bildirgesine bakın, kamu yönetimiyle ilgili o dönemde topluma vaat ettikleri şeylerin neredeyse tamamı bizim 2003'te vaat ettiklerimizdi. Aradan 12 yıl geçtikten sonra aynı yere geldiler. Türkiye’de ideolojik bölünmeler ve kamplaşmalar olduğu müddetçe ortak bir vizyon oluşturmak zor..."

Bugünü, dünün yanlışları doğurmadı diyebilir misiniz hala? Kamu yönetimi reformunu engelleyen ideolojik önyargı ve çatışmaların, bugünlere gelişte hiç mi rolü ve sorumluluğu yok?  

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru 07 Ağustos 2019 21:12
Çağdışı bağnazlıktan hiç bir medet umulamayacağını yaşayarak göreceğiz. Bir musibet bin nasihattan evladır. Toplum teknoloji ve bilimde hiç doğmadı, beşeri hayatta da ergen çocuk seviyesinde. Ne kamu yönetimi ne reformu osmanlının çöküşündeki ayak oyunları!
İbrahim Erdoğan 07 Ağustos 2019 18:35
Var elbet, hem de çok... Ama şimdi yapacak bir şey yok. Aynı yanlışlara düşmemek var...
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 15:29
Doğru teşhis yanlış tedavi. Kitabı okumadım fakat yazara ve size naçizane tavsiyem önce okkalı bir özeleştiri yazmanız. Doğru özeleştiri çözümün ilk adımıdır.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 10:54
Sayın Beki, Sizin gazetenin internet sayfası başlıkları da bir enteresan. Gerçi sizin yazdığınız konu ile bir alakası yok ama. Birisi şöyle" METRO A.Ş KAVGASI" İçeriğini okuyunca kavga filan yok. Diğeri şöyle"A TAKIMI BELLİ OLDU" Üzerinde Türk Bayrağı olan uzaya doğru giden bir roket. Türkiye ne zaman uzaya roket gönderdi? KARAR neden böyle manşetler atıyor ki? Sayın Beki bu konuda bir fikriniz var mı? Selamlar.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 11:03
3
Ben de baktım o iki habere bir yanlış göremedim. Metro haberinde belediye başkanıyla Kavakçının kavgası var. Uzay haberinde de niyet etmiş adamlar ve bunu da roketle ifade etmekte bir sakınca yok. Uzaya kağnıyla gidecek değiller herhalde! Bulmuşuz doğru dürüst bir gazete bahane üretmeyelim.
karar okuru 07 Ağustos 2019 09:53
Reform yapamadık ama eskisini bile özler olduk. eskisinde yetki Ankara'da toplanıyordu. şimdi sadece bir kişide toplanıyor. İyi dağıtmışız yani.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:32
Recep Akdağ'ın hastanelerdeki bebek ölümleriyle ilgili şeyhini arayıp sebebini bulması için istiareye yatmasını istediği, bakanlıkların tarikatlar arasında paylaşıldığı, insanların iradelerinin, sorgulama güçlerinin yok edildiği bir ülkede dediğiniz sistem olur mu? Demokratik insan yetiştiremedikten sonra hangi sistemi getirirsen getir olmaz.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:27
Bu reformdaki en büyük amaç memurun iş güvencesini kaldırarak kadrolaşmanın önünü açmaktı. Ömer Bey'in hayallerini de bu süslüyordu. Erdoğan defalarca 657 değişmeli dedi. Bu yerelleşmenin bizde uygulanması zor. İnssnımızın da yöneticilerimizin de seviyesi buna yetersiz. Bakanların, milletvekillerinin şeyhlerin peşinde koştuğu bir ülkede dediğiniz nasıl uygulanacak?
ati 07 Ağustos 2019 11:53
1
paranoyağız vesselam! 657 değişmemeli mi sizce de ? yerelleşmeyi niye uygulayamayalım? bir yerden başlamak lazım. ömer beyin hayallerini de bilebiliyoruz yani. samimi olalım mı!
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 02:24
Muhalefetteyken istediğine iktidardayken de sadık kalacaksın ki güvenilirliğin olsun. Aynı şekilde, İktidardayken bir gün muhalefete düştüğünde ah vah etmek istemiyorsan ona göre sağlıklı bir bürokrasi kuracaksın. Çok zor degil aslında. ''Nasıl bulmaķ istiyorsan öyle bırak''
Mustafa 07 Ağustos 2019 01:22
Eğer yerel yönetimler reformu yapılmış olsa idi, güneydoğuda bir çok ilde HDPneler yapardı, adeta pkk devleti varmış gibi yönetilirdi. Hala hdp ile pkk'nın farklı düşüncelerde olan legal ve illegal kuruluşlar olduğuna inanan saflar var mı. Sayın yazar bu ülkenin bir bölümü sözüm ona vaat edilen toprakları da kapsıyor. İsrail demokratikleşmeden ve onun sırtını sıvazlayan ABD siyonizmi bırakmadan yada bıraktırılmak zorunda kalmadan bu sorunlar çözülmez. Bir de mandacılar siyasetten uzaklaştırılmadıkça bu sorunlar bitmez.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 09:17
2
İsrail'in fikir özgürlüğü, güçlerin ayrılığı bakımından Türkiye'den 100 kat daha demokratik olduğunu biliyor musun? Başkasına laf söylemeden önce kendine bak.
KARAR OKURU 07 Ağustos 2019 11:41
11
Erdoğan'a düşmanlık yapacagim diye isralil de övdünuz ya pes artık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN