Sterlin de toparlandı bu arada

İyi haberi, Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle vermişti:

“Şu anda İngiltere’de sterlin patladı, nereden nereye geldi sterlin. Övünüyorlardı, ‘Biz şuna karşı bu kadar değerliyiz, buna karşı bu kadar değerliyiz’ diye. Şimdi bugün aldığımız haberlerle patladılar.”

İktidar medyası da sevinmişti. Sterlindeki yüzde 5’lik değer kaybı için, “tarihi erime” başlıkları atılmıştı

3 gün sürmedi, sterlin dolar karşısında toparlandı. Yüzde 10 değer kazandı. Düşmeye başladığı seviyelerin üstüne geri döndü. Fakat kötü haberi, kimse bize vermek istemedi.

Ecdadın dediği gibi; el ile gelen, düğün bayram ya bize... Sadece bizim paramızın pula döndüğü fikri, dayanılmaz olurdu. Uykularımızı kaçırırdı. Sterlinin de patlaması iyi haberdi onun için. Herkesin başına gelmesi, acımızı hafifletiyordu.

Şimdi kaldık mı yine, en çok değer kaybeden paralarda dünya birinciliğimizle baş başa...

Türkiye’de enflasyonun olmadığı, Avrupa’nın belini büken enflasyonun etkilerini yaşadığımız ve fiyatlarımızdaki pahalılığın, küresel enflasyondan kaynaklandığı da söyleniyordu bize. İyi haberdi.

Fiyatlarımızdaki artışta, bir miktar da Ukrayna Savaşı’nın yansıması vardı. Bu, haberi daha da rahatlatıcı yapıyordu.

Velhasıl, ekonomimizdeki kötüleşmede bir tek ülkeyi yöneten iktidarın sorumluluğu ve rolü yoktu. Duymaya bayılacağınız şahane bir haberdi.

Biz aslında hiçbir şeyi yanlış yapmazken nasıl oluyorsa Avrupa’nın enflasyonu, bizi Avrupa’dan daha çok etkiliyordu. Onları yüzde 8, bizi yüzde 80 kadar.

Ne hikmetse Ukrayna Savaşı da bizi Ukrayna’da savaşan Rusya’dan daha kötü vuruyordu. Rusya’da enflasyon yüzde 15’lerdeyken bizde malum.

Her şeyi doğru yaptığımız halde dış güçlerin, son kurşunlarını ekonomimize sıkmasından kaynaklanıyordu hepsi.

Üstelik bir de dış güçleri görecektiniz, yedi düvel olarak ikiseksen uzanıyorlardı.

Böyle düşünmek, durumumuz onlardan çok daha kötüyken kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyordu. Keyfimiz, hiçbirinde yoktu.

Strelin, dolar karşısında toparlandıysa bize ne şimdi; keyfimizi niye bozalım değil mi?

Fıkra bu ya, hani kambura sormuşlardı; kamburu mu düzelsin, herkes kambur mu olsun diye. ‘Herkes kambur olsun’ demişti, o hesap bizimki de.

Bizim iktidara da sorduğunuzda; paramız mı değer kazansın, herkesin parası mı değer kaybetsin diye... Alacağınız cevap belli, sterlin de kaybetsin isterdi.

Ancak ne kadar tadınız kaçmasın isteseniz de her dua kabul olmuyor. Sterlin de dolar karşısında toparlandı maalesef, ne güzel patlamıştı oysa, şansınıza küsün.

TOGG'IN FİYATI İYİ AMA KASKOSU KÖTÜ ÇIKARSA

Bu ayın sonunda, Türkiye’nin ilk yerli otomobili TOGG’un banttan çıkış töreni yapılacak, Cumhurbaşkanı da katılıyor, bizzat duyurdu.

Erdoğan, geçenlerde TOGG’un olası fiyatı için de konuşmuştu. Öyle ürkütücü bir fiyat çıkacağına ihtimal vermediğini söylemişti.

Diyelim ki fiyatı ürkütmedi, gayet uygun çıktı, herkes alabilecek. Ama herkes kaskosunu da yaptırabilecek mi?

Kasko ücretleri, dudak uçuklatıyor. 4 yılda, sigortalanan ikinci el bir arabanın parası edecek kadar uçtu.

Çoğu kimse artık kaskosuz, zorunlu trafik sigortasıyla binmeyi göze alır hale geldi.

Varsa emektar arabasının kaskosunu bile yaptıramayanlar; sıfır TOGG’u hadi aldı, kaskosuna nasıl para yetiştirecek, merak ediyorum.

YORUMLAR (8)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
8 Yorum