Demokrasilerde çare tükenmez
Önce demokrasinin beşiği gözüyle bakılan İngiltere’ye bakalım.
İngiltere’de şu sıralarda -Temmuz 2024’ten bu yana- Keir Starmer başbakan ve İşçi Partisi iktidarda.
Muhafazakar Parti iktidarının son beş yılında beş kez başbakan değişmişti.
Bir keresinde, seçilen başbakan -Liz Truss- sadece 49 gün o makamda kalabildi.
İngiltere halkı, son 10 yıl içerisinde, tam dört kez sandık başına gitti.
Avrupa demokrasisi böyle bir şey. Hükümetler başarısız olduğunda muhalefet ne yapıp ediyor seçim tarihinin erkene alınmasını sağlıyor; rakipleri karşısında yenilmek istemeyen iktidarların yolda lider değiştirdikleri de görülebiliyor.
İngiltere’de olan, geçmiş dönemlerde bizde de defalarca yaşanmıştı.
Süleyman Demirel bir askeri darbe -27 Mayıs 1960- sonrası girdiği siyasi hayatta tam altı kez başbakanlığı kaybetti; yedinci kez yine aynı koltuğa oturmayı ve cumhurbaşkanı seçilmeyi başardı.
Hayatı çok partili siyaset tarihimizin en hareketli dönemine denk gelmişti Demirel’in; bazen hareketlenmeyi bizzat kendisi sağlamıştı.
AK Parti’nin yarım asra yaklaşan iktidarı bir rekor. İktidarını uzun yıllara yaymak niyetinde AK Parti.
Telaffuz edilen hedefi 2070’li yılları kapsıyor.
Bunu başarabilir mi, bilemem, ancak son birkaç seçim ve referandum öncesinde sona gelindiği beklentisine kapılınmış, AK Parti sandıktan yeniden iktidar olarak çıkabildiği gibi, genel başkanını üç kez cumhurbaşkanı seçtirmeyi ve ülkeye sistem değiştirmeyi de başarabilmişti.
Seçimlerden birinde -7 Haziran 2015- Meclis’teki çoğunluğunu kaybetmesine yol açan bir sonuç alındığında, ülkeyi beş ay sonra -1 Kasım 2015- yeni bir seçime götürme formulüyle vartayı atlatabilmişti.
2017 yılından bu yana da, yanına ortak/lar alarak, iktidarını sürdürüyor.
Eski formüller işe yaramadığında, yeni yöntemler denemeyi ihmal etmiyor AK Parti. İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı için yapılan seçimde -31 Mart 2019- muhalefetin adayı kazanınca, 2015’te başvurulan seçimi yenileme formulü denenmişti. Eski formül başarı getirmemişti ama, üç seçimi üst üste kazanmış muhalefetin belediye başkanı 2024 Mart ayından beri görevinin başında değil.
AK Parti, halen genel başkanlığını da yürüten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı dördüncü kez cumhurbaşkanı seçtirebilmek için çalışıyor.
Anayasada cumhurbaşkanlığı için iki dönem sınırı bulunduğu halde hem de…
Bunu sağlamasına yarayacak formül, önceden Ağustos 2028 olarak belirlenmiş olan bir sonraki seçimin tarihini Meclis kararıyla erkene çekmek… Meclis kararıyla birkaç ay erkene alınacak seçim AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir kez daha aday göstermesini mümkün kılabiliyor.
Olur mu, bilemem ama son 25 yıl içerisinde engelleri aşarak her hedefini gerçekleştirebilmiş bir parti bu; “Olamaz” diyemem…
Muhalefet, son 25 yıl boyunca her dönemeçte olanı bu defa olmaz hale getirebileceği hesabında şu günlerde…
Son yerel seçimde sandıktan birinci parti olarak çıktığında, bir yıl önce yapılmış genel seçimin yenilenmesini isteseydi ve bunu zorlayacak demokratik yöntemlere başvursaydı, başarılı olma ihtimali vardı CHP’nin.
CHP lideri Özgür Özel’in, ağır kış şartlarında bile kendisinin davetiyle meydanları dolduran kalabalıkları görünce, erken seçim talebini yükseltme zamanının geldiğine inandığı anlaşılıyor…
En son, 29 Mart 2026 tarihini de vererek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edip bunun için 15 milyonun üzerinde insanın imzasını topladığı hapisteki İstanbul büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun karşısına rakip çıkartmasını istedi iktidardan CHP lideri.
“Sandığı getir, yarışalım, yenilirsem siyaseti bırakacağım” üslubuyla alenen meydan okuyarak…
DEVA ve Saadet partilerinin liderleri de acil erken seçim çağrısında bulundular.
Hiç kuşkusuz, muhalefet partileri, ekonominin içinde bulunduğu durumun sandığın seçmen önüne konması için en uygun zaman olduğunu düşünerek bu talepte bulunuyorlar.
İktidarın hayat pahalılığını azaltmak ve enflasyonla mücadele etmek amacıyla uygulattığı programın, konulan hedeflere erişmeyi sağlayamadığını, buna karşılık aynı program yüzünden açlık sınırının altında tutulan asgari ücret ve emeklilik maaşının vatandaşı canından bezdirdiğini de görüyor muhalefet…
Ancak, onların gördüğü sıkıntıların inkar etse dahi iktidar da farkında olduğu için, taleplerinin sonuç getirmesi, seçim tarihinin erkene alınması, hayli zor.
AK Parti bugüne kadar kazanamayacağı ortamlarda seçime gitmedi. Yine uygun zamanı bekleyecektir.
Sözün kısası şu: Erken seçimi gerçekten istiyorsa muhalefet, bunu iktidardan beklemek yerine, iktidarı seçimi erkene almaya zorlayacak formül/ler bulmak zorunda.
Bulabilirler mi?
Neden olmasın?
