Filistin’de tek bir Filistinli kalmayıncaya kadar…
Gazze için Davos’ta atılan imzalarla oluşturulan Barışı Kurulu’nun birkaç gün sonra ABD başkenti Washington’da toplanacağını müjde olarak duyuruyor ajanslar…
19 Şubat’ta toplanacakmış kurul ve Gazze’nin yeniden imarı için ilk aşamada üyelerden beş milyar dolar bağış bekleniyormuş…
Davos’ta, 26 ülke, birer milyar dolar bağış taahhüdünde bulunarak kurula üye olmuştu.
Paralar Gazze’nin yarıdan fazlasını askerleriyle işgalini ve Filistinlileri temel ihtiyaç maddelerinden mahrum etmeyi sürdüren İsrail’e yol bulabilir…
Kuşkulu muyum, evet öyleyim…
Nasıl kuşkucu olmayayım? İsrail’in savunma bakanı İsrael Katz, yanına maliye bakanı Bezalel Smotrich’i de alarak, gazeteciler önüne çıktığında, lafını eğip bükmeden şu açıklamayı yaptı:
“Bir Filistin Devleti olabileceği düşüncesini öldürmeye devam edeceğiz…”
İsrail bir yandan Gazze’de ipleri sıkı sıkıya elinde tutar ve Gazzelileri orayı terk ettirmek için elinden geleni yaparken, diğer yandan da 1967 savaşında işgal ettiği ve Birleşmiş Milletler’in sayısız kararlarına meydan okuyarak işgali altında tuttuğu Batı Şeria’yı resmen topraklarına katmak için adımlar atıyor…
En son, Pazar günü çıkardığı kararnameyle, Batı Şeria’da toprak/emlak edinme üzerindeki blokajı kaldırma kararı aldı.
Batı Şeria’nın Filistinli nüfusu 2,5 milyondan fazla. Orada bir tek İsrailli’nin yaşamaması gerekirken, tepeden tırnağa silahlı yerleşimci sayısı 700 bine ulaştı.
İsrail işgali altında tuttuğu o bölgeden Filistinlileri kaçırtmak için her yola başvuruyor…
Gazze’ye saldırılarının başladığı Ekim 2023’ten bu yana, Batı Şeria’da İsrail askeri veya yerleşimcilerin açtığı ateşle öldürülen Filistinli sayısı 1000’i aştı.
Bu hazin gerçek nedense bizim medyada ve İslam Dünyası medyasında fazla yer bulmuyor. İsrail’in Gazze’deki askeri varlığını sürdürdüğünü, her hafta çoğu çocuk onlarca Gazzeli’nin hayatını yok ettiğini ve Batı Şeria’daki uluslararası hukuka aykırı işgalini ilhaka dönüştürmek için ayrı bir savaş yürüttüğünü ancak Batı medyasından öğrenebiliyoruz.
Batı Şeria’yı topraklarına katma çabalarında, isteyen İsrailli, kendisinin mülkü haline getirdiği yerleri tapuya kaydettirebilecek.
Kimini parasıyla -tabii Filistinli sahibini zorlayarak- satın alıp bunu yapacak, kimini de “Burası artık benim” deyip ailesinin yüzyıllar boyu sahibi olduğu yerlerden Filistinli’yi söküp atarak…
Güvendiği, Filistinlilerin bir çoğunun elinde oturduğu mülkün veya sahibi olduğu toprağın tapusunun bulunmaması…
Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar Osmanlı toprağı olan Filistin’de mülkleri ve arsaları tapuya kayıtlama çeşitli sebeplerle ihmal edilmiş…
Netanyahu, bu durumu, Filistin’in bütününü İsrail toprağı haline getirmek için kullanıyor…
Amaç da, savunma bakanı Katz’ın “Ayrı bir Filistin Devleti olabileceği düşüncesini öldüreceğiz…” sözünde gizli.
ABD başkanı Donald Trump’ın övündüğü “Gazze’deki savaşı durdurdum” ilanı ve ardından Gazze’yi yeniden imar için oluşturduğu ‘Barış Kurulu’ aslında İsrail’in savaşmadan istediği sonuca erişmesine, hedefine ulaşmasına yarıyor…
Gazze için oluşturulan ve iki gün sonra ABD’de ilk toplantısını yapacak olan içinde Netanyahu’nun da üye olduğu Barış Kurulu ne iş o zaman?
Evet, çoğunu Müslüman ülkeler ile Filistin’e olumlu yaklaşan ülkelerin oluşturduğu Barış Kurulu’na, Trump, İsrail’in Gazze’yi yakıp yıkmaktan ve Gazzelileri öldürmekten hala vazgeçmemiş ve Batı Şeria’yı da Filistinlileri yüzlerce yıllık topraklarını terke zorlamak için savaş alanına çeviren Netanyahu’yu da davet etti Trump…
Yıktı, öldürdü, şimdi de…
Filistin’in ve Filistinlilerin akıbetinin görüşüleceği toplantıda Filistin’i temsilen Filistinli bulunmayacak…
Nasıl bulunsun, Trump’ın davetine mazhar Netanyahu, her ağzını açışta “İki devletli çözüm öldü” diyor, bakanları da aynı görüşü tekrarlıyor…
Eski başbakanlardan Golda Meir’in “En iyi Filistinli ölü Filistinlidir” dediği söylenirdi; o görüş bugün de Netanyahu hükümetinin uyguladığı strateji…
Acaba 19 Şubat günü yapılacak toplantıda, Davos’ta Barış Kurulu üyeliğini 1 milyar dolar taahhütte de bulunarak üstlenmiş olan ülkemizi kim temsil edecek?
Netanyahu’nun veya temsilcisinin bulunacağı toplantıya Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sanıyorum gitmeyecektir.
Kim gider; taahhütte bulunulan Davos toplantısına katılmış Dışişleri Bakanı Hakan Fidan mı, yoksa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler mi?
Gidecek temsilcimiz, toplantıda, savaş sırasında 70 binden fazla, ateşkes ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden beri de, en az 601 Filistinli’nin, Gazze’de, İsrail askerlerinin açtığı ateşle öldürüldüğünü herhalde dile getirecektir…
Tabii işgal altında tuttuğu Batı Şeria’yı İsrail’in kendi toprağı haline dönüştürme girişimini de…
