Rapor ne diyor, nereden başlamalı?

‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde önemli bir adım daha atıldı: Meclis’te temsil edilen bütün partilere açık olarak kurulmuş Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, aylar süren çalışmalar sonunda hazırlanan raporunu nihayet açıkladı.

Değişik görüşlerden üyelerle yürütülen çalışmaların ortak bir rapor üzerinde uzlaşmayla sonuçlanması olağanüstü zordur. Komisyon bu zoru başardı. Komisyonun 50 üyesinden 47’sinin olumlu oylarıyla çıktı rapor. Oylamada iki üye ‘ret’, bir üye de ‘çekimser’ oy kullanmış.

Politikacıların bir ortak metin üzerinde mutabakatı takdiri hak ediyor.

Mutabakatı sağlayanın, üzerinde daha kolay uzlaşılabilecek konuları önceleyen bir anlayışın yazım sırasında benimsenmesi olduğu anlaşılıyor. Raporu kaleme alanlar, dikenli konularda kesin bir dil kullanmaktan kaçınmış, hatta bazı noktalarda üstü kapalı bir üslubu benimsemiş görünüyor.

Bunda yadırganacak bir yön yok. Aksi halde bırakın muhalefet partilerini, AK Parti ile MHP’li üyeleri bile aynı metin üzerinde uzlaştırmak mümkün olmaz, DEM Parti kamuoyu önünde savunageldiği ısrarlarının aynen kayda geçirilmesinde ısrar ederdi.

Meclis ‘Terörsüz Türkiye’ adı verilen süreci komisyona havale etmişti, bu raporla komisyon da topu yeniden Meclis’e iade etmiş durumda.

Çözülmek istenen sorunla ilgili genel geçer tespitler “Kim ülkesinin terörden arınmasını istemez ki” görüşü etrafında rapora yansımış bulunuyor. Konuya baştan beri uzak duran, çalışmalar boyunca itirazlarını sürdüren siyasileri de rahatsız etmeyecek tespitler çoğunlukta…

Çözüm önerilerinin üslubu ve yerine getirilmesi arzulanan iyileştirme maddeleri de sorunla ilgili genel tespitlerin üslup ve yaklaşımından fazla farklı değil.

Sıra maddelerin içeriğine gelince…

Konuya baştan beri olumlu yaklaşanlara bile tereddüt içeren “Raporun tavsiyeleri uygulanır mı?” sorusunu düşündürecek kadar günün siyasi havasıyla uyumsuz tavsiyeler birbiri ardına sıralanmış…

Çoğu, iktidarı oluşturan iki partinin -bazen AK Parti’nin, bazen MHP’nin, bazen de ikisinin birden- işitmek istemeyeceği bilinen tavsiyeler…

Muhalefetin gündemde tuttuğu, hatta iktidara gelmeden önce ve iktidarının 2014 yılına kadarki ilk döneminde AK Parti’nin de savunduğu, ülkeyi daha demokratik, daha şeffaf bir yönetime kavuşturacak, hukuk devleti olma iddiasını pekiştirecek ve son yıllardaki yanlış uygulamaları ortadan kaldıracak maddeler komisyon tarafından benimsenmiş…

Bazılarına günümüzle karşılaştırmalı bakalım:

Her gün yatarı olmayan suç ithamına maruz insanlar cezaevlerine atılıyor… [Oysa, raporda “Tutuksuz yargılamanın esas alınması” tavsiye ediliyor.]

Gençler ve hatta siyasi partiler hoşlarına gitmeyen niyet ve politikaları protestoya kalkıştıklarında engellere ve sert muamelelere muhatap ediliyorlar… [Raporun bu tür yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak üzere tavsiyesi, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun yeniden düzenlenmesi”.]

Cezaevleri yeni icat edilmiş suçlar yüzünden uzun süreli cezalara çarptırılmış insanlarla dolup taşıyor… [Raporun tavsiyesi şu: “Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu sayılmamalı.]

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları uygulanmadığı için cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş ve Can Atalay gibi siyasiler, Osman Kavala gibi sivil toplum liderleri var. [Çoğunluğunu AK Partili üyelerin oluşturduğu üyelerin bütünü ise, “AİHM ve AYM kararları eksiksiz uygulanmalı” tavsiyesini onaylamış…]

Seçilmiş belediye başkanları çeşitli ithamlarla görevden alınıp yerlerine kayyım atanıyor, serbest kalsalar bile görevlerine dönmeleri engelleniyor… [Raporda, kayyım atamadan vazgeçilmesi ve bunun yerine belediye meclislerinde yapılacak seçimde belirlenecek kişinin belediye başkanlığını üstlenmesi isteniyor.]

Gazetelerde, ekranlarda, sosyal medyada açıklanan terörle ilintisiz, sıradan görüşler yüzünden gözaltılar, tutuklamalar vaka-yı âdiyeden sayılıyor… [Raporda ise “Basın ve yayınla ilgili kanunların gözden geçirilmesi”, “İfade özgürlüğü alanının güçlendirilmesi” ve “Düşünce açıklamalarının suç oluşturmaması” tavsiyelerine yer veriliyor.]

Yazımın burasında ben de durup aynı soruyu sorayım: Meclis tarafından kurulmuş komisyonun bu tavsiyelerine uyulacak mı gerçekten?

Türkiye’nin daha demokratik olmasını sağlayacak maddeleri tavsiyeyi de içerdiği için, hemen hepsi ancak 400 milletvekilinin oluruyla Meclis’ten ya da halkın en az yarısının “Evet” demesiyle referandumdan çıkabilecek anayasa değişikliği gerektiren daha çetrefilli konuları da onaylamış oldu komisyon üyeleri…

Anayasayı değiştirmek günün siyasi aritmetiğinde zor gerçekleşecek olsa da, aktardığım tavsiyeleri yerine getirmek için yeni yasalara bile gerek yok.

Raporda anayasa değişikliği gerektiren maddeler ise ancak daha demokratik bir Türkiye’de tartışılabilir.

İçişleri ve Adalet bakanlarını yenileyen iktidar, raporun yukarıya aldığım tavsiyelerini hiç gecikmeden hayata geçirmeli.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.