Transfer masası kuruldu, ama…

AK Parti, milletvekili transfer mevsimini başlattı. Önceki gün, biri CHP’den, diğer ikisi DEVA ve Gelecek Partisi’nden üç milletvekilinin yakalarına parti rozetini, grup toplantısında, AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan taktı.

CHP’den katılan milletvekilinin coşkulu tavırları AK Partilileri bile güldürdü.

Ne yapalım, bizde iktidar partileri her ihtiyaç duyduklarında transfer edecek milletvekili bulmakta zorlanmazlar…

Bir ara ‘fırıldak’ sıfatıyla anılan bir milletvekili vardı; koalisyonlar dönemiydi ve o milletvekili kısa aralıklarla birkaç parti değiştirebilmişti.

Tek başına her seçimde kendi memleketinden -Kırşehir- seçilebildiği gibi, başında bulunduğu Millet Partisi’nden birkaç kişiyi milletvekili olarak Meclis’e getirmeyi başaran Osman Bölükbaşı’nın, “Benim göğsüm Karacaahmet mezarlığı gibi” dediği söylenir.

Siyasetin içinden bir dostum o sözün gerçeğini hatırlattı. Osman Bölükbaşı ile Süleyman Demirel transfercilerden şikayetlerini dile getirirlerken Demirel o cümleyi kendisi için sarf ettiğinde, Bölükbaşı, onu “Seninkine dense dense ‘köy mezarlığı’ denir; ‘Karacaahmet mezarlığı’ gibi olan benim göğsüm” diye düzeltmiş.

Bölükbaşı rahmetli, seçtirdiği milletvekillerinin kaçışını önleme çaresi olarak, her adaydan, partiden ayrıldığı takdirde eşinin boş düşeceğine dar Noter tasdikli bir taahhütname almış; o belgeler bile işe yaramamış…

Dün, Abdülkadir Selvi, kulis bilgisi olarak, transferlerin süreceğini müjdeliyordu.

Tayyip Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı seçtirebilmek için erken seçime gidebilecek bir çoğunluğa sahip olmak, o çoğunluğu sağlayacak 360 sayısına ulaşmak için de Cumhur İttifakı cephesine yeni katılımlar gerekiyormuş…

Ondan aktarıyorum: “Kulislerde konuşulana göre, AK Parti’ye İYİ Parti, Deva ve Gelecek Partisi’nden katılımlar sürecek. İYİ Parti ve DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nden oluşan Yeni Yol grup kurma sayısını kaybedebilir.”

DEVA ve Gelecek Partisi liderleri, parti kurmadan önce, kendilerini kolayca terk edecek isimlerden uzak durma kararı almışlardı.

Liderlerden birinin, kurucu arayışına girdikleri dönemde, kendisine itibarlı bir ismi öneren tanıdığına, “İhanet etmez değil mi?” diye sorduğunun tanığıyım.

Kurucularından istifa edenler olduğu gibi, şimdi de CHP listelerinden aday göstererek seçilmesini sağladıkları bazı milletvekillerini kaybediyorlar…

Yalnız erken seçim için değil, bu dönem geçirmek istedikleri yeni anayasa değişikliği için de iktidar cephesinin milletvekili sayısı yeterli değil.

Meclis 600 üyeden oluşuyor, ama şu anda 592 üye var. Cumhur İttifakı’nın -AK Parti+MHP+HÜDA PAR + DSP olarak- yeni transferlerle birlikte Meclis’te 328 milletvekili bulunuyor.

Referandumu göze alarak anayasa değişikliği için 360, Meclis’te kabulünü sağlamak için ise 400 milletvekilinin oyu gerekli.

Devlet Bahçeli’nin başlattığı ‘Terörsüz Türkiye süreci’ beklenen sonucu doğurabilse 56 milletvekili bulunan DEM Parti de Cumhur İttifakı ile birlikte hareket edebilir ve cephenin milletvekili sayısı 384’e ulaşabilir…

Görüyorsunuz, transfer işi ince bir matematik hesabına dayanıyor…

Gizli yapılacak oylamada çeşitli sebeplerle cepheden kaçaklar olabileceğinin de hesaba katılması zorunlu.

Selvi haklı, erken seçim veya anayasa değişikliği için Cumhur İttifakı’nın Meclis’teki milletvekili sayısını artırması şart.

Öyleyse transfer mevsimi yeni başlamış demektir…

Geçmişte, şimdikine benzer ortamlarda, hem sağ partiler hem de soldakiler, iktidar için sayıları yetmez olduğunda, açığı transferlerle kapatma yoluna gitmişlerdi.

En meşhuru CHP lideri Bülent Ecevit’in, Güneş Motel’de buluştuğu 12 Adalet Partisi milletvekilini istifaya teşvik etmesiyle başlayan süreçte, Demirel’in sağ partilerle kurduğu hükümetin Meclis’ten güvenoyu alamamasını sağlamasıydı (1977).

İstifa eden Adalet Partili 10 milletvekiline birer bakanlık verdi Ecevit

Her bir sandalyeye bir bakanlık verilmesiyle kurulan Ecevit hükümetinin ömrü iki yıl bile sürmedi (5 Ocak 1978-12 Kasım 1979). O hükümette yer alan eski Adalet Partili bakanlardan ikisi, sonradan, yolsuzluk ve nüfuz ticareti gibi iddialarla Yüce Divan’da yargılanıp ceza almışlardı.

Transfer masasının şu günlerde kurulmasını varsayımlar yüzünden anlamakta zorlanıyorum.

Milletvekili sayısını artırma çabasına sebep olarak erken seçim veya anayasa değişikliği gösteriliyor. İyi ama, kimse sorsanız “2027’nin ikinci yarısından önce seçim yok” diyor ve ayrıca, ortada Meclis’e sunulmaya hazır bir anayasa metni de bulunmuyor…

E, nedir bu acele?

Milletvekilleri kendilerine özel -çoğu kez duygusal- sebeplerle iktidar partisine geçmek isterler de, iktidar partisi ortada sebep yokken onları neden transfer eder?

Yoksa varsayımlarda bir yanlışlık mı var?

YORUMLAR (96)
96 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.