Trump ABD’nin nesi oluyor?

Donald Trump’ın Venezuela devlet başkanı Nicolas Maduro’yu -ve eşini- bir geceyarısı operasyonuyla yataklarından derdest edip ülkesine getirtmesi, ABD anayasasına ve yerleşik teamüllere aykırıydı.
O operasyonda yalnız Venezuelalı güvenlikçiler değil, Amerikalı Delta Force üyesi askerler de öldü.

Uluslarası hukuk yanında ülke anayasasını da hiçe sayan bu müdahale bugün olmasa da ileride herhalde hesaba çekilecektir.

ABD’de konu bu yönüyle tartışılıyor…

[Yeni devlet başkanı bizzat Trump tarafından atandığına ve petrolün nasıl kullanılacağına kendisini karar verici ilan ettiğine göre başarılı sayılabilecek Venezuela operasyonundaki can kayıplarının ileride başına dert getireceği endişesiyle olmalı, operasyon sırasında yaşanan can kayıplarından hoşlanmadığına dair bir açıklama yaptı Trump.]

VE İRAN

Trump’ın hedefinde birkaç zamandır İran var. Sokaklara dökülmüş insanları devlet kurumlarını ele geçirmeye yönlendirirken, göstericilerin öldürülmesine devam edilmesi halinde yardımlarına koşulacağı sözünü de veriyor Trump.

Ülkesi ABD’yi resmen İran ile savaşa soktuğu söylenebilir.

ABD anayasasına göre, ülkenin savaşa katılmasına kararı yalnızca Kongre verebiliyor.

Hoş, kendisini yeniden başkan seçen Amerikan seçmeni, aynı seçimde Kongre’nin iki tarafında da çoğunluğu Trump’ın partisine verdi. Ancak yine de, Trump’ın, Kongre’den İran’a savaş kararı çıkartabilmesi kolay değil. Zaten herhalde o da bu sebeple oldu-bittilerle idare ediyor.

İyi de, Trump’ın ve kendisine destek veren kadrosu ile takipçilerinin İran’a bu yakın ilgisinin sebebi ne olabilir?

Petrol, doğalgaz ve kıymetli madenler zengini Venezuela’da Amerikan-yanlısı bir yönetim istenirken, o operasyonun sebebini keşfetmek hiç güç değildi.

Ayrıca, Venezuela, gelmiş-geçmiş ABD başkanlarının da gözünde ülkelerinin ‘arka bahçesi’ konumundaydı.

Venezuela ile değeri bakımından karşılaştırılacak durumda olmasa bile, İran da petrol ve doğalgaz zengini bir ülke, ama o kadar… ABD’den binlerce kilometre uzaklıkta bir ülke İran. İran’a müdahale arka bahçede oyun oynamaya benzemez.

Gerçekten de bu ilgi neden?

İran’da kalabalıklar, enflasyon yüzünden hayat pahalılığı dayanılmaz boyutlarda olduğu için, kendilerini fakirleştiren ekonomik programdan memnun değiller.

Ayrıca, ömrü yarım asra yaklaşan yeni rejim başlarda vaat ettiklerini gerçekleştiremedi. Kitleler üzerindeki baskılar en çok kadınlara yönelik uygulamalarda hissediliyor.

ESAS SEBEP ABD; YAPTIRIMLAR…

Trump, sokağa çıkma sebeplerini haklı saydığı için mi göstericilere destek veriyor?

Oysa, İran’daki hayat pahalılığının yönetimden kaynaklanan sebepleri bulunsa bile, çok daha önemli sebep, ABD’nin İran’a uyguladığı ve başka ülkelere de uygulattırdığı ambargolar…

Zengin bir ülke İran ama zenginliği kullandırılmıyor…

Yoksa Trump İran’daki yönetimin baskıcı yönüne ve İslam iddialı özelliğine karşı olduğu için mi İran’daki göstericileri destekliyor?

Tahran’daki yöneticiler Trump Amerikası’na baktıklarında kendi uygulamalarına yönelik eleştirileri haksız buluyorlar.

Nereden mi biliyorum?

Yönetimin kendilerini savunsun diye yabancı diplomaların önüne çıkardığı dışişleri bakanı Abbas İrakçi’nin ABD’de son aylarda görülen kitlelere karşı acımasız davranışları ekranlara yansıtmasından biliyorum.

Göçmenlik polisi ICE’ın, Minnesota eyaletinde bir genç kadını güpegündüz infaz etmesini de ekrana yansıttı Arakçi.

TRUMP DİNİ REHBER DEĞİLSE DE…

Rejimin dini yönüne gelince…

İran’da İslam’ın Şii versiyonuna uygunluk iddialı bir rejim var. Koltuğun gerçek sahibi gaypta olduğu için ‘velayet-i fakih’ diye adlandırılan bir anlayışın ürünü bir ‘dini rehber’ gözetiminde İran’da yönetim…

Meclis var, ama son sözü hemen her konuda dini rehber söylüyor…

Beyaz Saray’a Trump’ın ikinci kez taşınması sonrasında ABD’ye bu yönden bakıldığında ne görüyoruz?

Trump’ı yeniden başkan seçenler, hiç değilse büyük çoğunluğuyla, Hıristiyanlığın siyaseti önemseyen bir versiyonunu temsil etmiyorlar mı? Kendilerini din ile tanımlayan bir çoğunluk bu.

İsrail’e yakınlıkları ve Gazze’de gerçekleşen ‘soykırım’ konusuna soğuk davranmaları da yine sahip oldukları Hıristiyanlık versiyonuyla ilgili. Bunu saklamıyorlar da…

Peki, Trump ABD sistemi içerisindeki kendi yerini nasıl görüyor?

Şu iki açıklama ona ait:

1. “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok. Silahlı kuvvetlerin başkomutanı olarak yetkim, yalnızca kendi kişisel ahlakımla sınırlıdır.”

2. “Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı. Ben ahlaklı bir insanım.”

Trump ‘dini rehber’ sıfatına uygun görünmeyebilir, ama benimsediği anlayış ve kendisini tanımladığı kişilik ondan fazla uzak da değil.

Bu tahlilden sonra Trump’ın İran ilgisinin gerçek sebeplerine gelebiliriz.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.