Vahşet çağında safiyane düşünceler…

Göğüs göğüse çatışmaların adamı Köroğlu’nun, karşısına tüfeklerle çıkan Bolu Beyi’nin adamlarını görünce, onları gönderen Bey’e hitaben, “Delikli demir icat oldu mertlik bozuldu” diye seslendiği söylenir…

Köroğlu destanını hatırlayın…

Tüfek icat olmuştur ama insanoğlu göğüs göğüse savaştan öyle kolay vazgeçmemiştir. Tüfeğin ucuna süngü takıldı ve düşmana bir süre daha öyle saldırıldı…

Askerin zırhlı araçların içinde saklanarak düşmana ölüm yağdırmasıyla, tankın, uçağın savaşlarda kullanılmasıyla bozuldu mertlik esas…

Öldürme kolaylaştı.

Dünyanın geçen yüzyılın başında gördüğü iki Avrupa savaşı tarihin en kanlı savaşlarıydı. Toplamda 80 milyon insanın hayatına mal oldu birinci ve ikinci dünya savaşları…

Sonrasında “Bir daha asla olmasın” dönemi geldi. Kurallar sıkılaştı, kurumlar oluşturuldu ve daha medeni bir dünya idealine ulaşılmış oldu.

Güya.

İnsanoğlunun öldürme hayvani hissi ortadan kalktı mı? Hayır, 1945 sonrasında da, bugüne kadar, Çin, Vietnam, Kore, Bangladeş gibi Asya ülkelerinde, Kongo ve Sudan gibi Afrika ülkelerinde, Ortadoğu’daki Irak, İran ve Suriye’de, taraf olunan savaşlar yüzünden, 100 milyonun üzerinde insan can verdi.

Asker kökenli ABD başkanı Dwight D. Eisenhower’in ‘military industrial complex’ (kısaca: savaş endüstrisi) adını verdiği büyük sanayi firmaları, habire çalışarak, daha fazla insanın ölümünü getiren yeni silahlar icat ettiler, eskilerini geliştirdiler.

Merakımdan,‘savunma sanayii’ adıyla aslında silah üreten firmalar hangileri diye interneti taradığımda, yalnızca ‘A’ harfi altındaki firmaların yüzlerce olduğunu görmüştüm.

Devasa bütçeleri ve akıl almaz büyüklükte kârları olan firmalar bunlar…

Firmalar devleşince, her türlü savaş ihtimaline karşı hazırlıklı olma ihtiyacı duyan devletler de bütçelerinin önemli bir bölümünü bu alana ayırmaktalar.

İsrail gazetesi Jerusalem Post, önceki gün, İran’a savaş başlayınca, Netanyahu’nun ilk işinin, bütçeye 30 milyar şekel eklemek olduğunu yazdı. Yaklaşık 10 milyar dolarlık ek…

ABD de her yıl İsrail’e gönderdiği yardımı en az bir o kadar artırmıştır veya artıracaktır.

Taraflar birbirlerine çeşitli kabiliyetlerde füzeler, insansız hava araçları (dronlar) atıp duruyorlar, hem de hiç durmaksızın…

Donald Trump ve adını savaş bakanlığına dönüştürdüğü makamın sahibi Pete Hegseth, her yeni gün, “Bugünkü saldırımız öncekilerden daha kesif olacak” açıklamasıyla el yükseltiyorlar. Netahyahu da onlardan geri kalmamaya çalışıyor.

İran’ı ve Lübnan’ı dize getirecekler ya, sonuçta vatandaşlarının cebinden çıkmış milyonlarca dolara mal olan öldürücü füzeleri karşı tarafa fırlatıyorlar…

Saldırılan tarafın da eli armut toplamıyor tabii…

Yazık, yazık, yazık…

Amerika’da kayıtlara geçmiş 770 bin kişi evi barkı olmadığı ve sığınacak bir yer de bulamadığı için sokaklarda. Resmi olmayan bilgiler gerçek evsizler rakamının bir milyonun üstünde olduğunu söylüyor… Zenginleriyle ünlü Kaliforniya, New York, Florida ve Washington sokakları, son yılların en sert kışının yaşandığı şu sıralarda, sistem dışına itilmiş evsizlerin derme çatma çadırlarıyla dolu.

Peki ya işsizler…

Trump Beyaz Saray’a taşındıktan sonra ABD’nin işsizlik oranı yukarıya doğru tırmanmaya başladı. Geçtiğimiz ay (Şubat) 92 bin Amerikalı daha işini kaybetti. Şu sırada toplam 7.6 milyon Amerikalı işsiz.

Savaş uzasın daha fazla Amerikalı işsiz kalacak, sokaklara düşen evsizlerin sayısı daha da artacak.

ABD’de Vietnam Savaşı ilk geniş işsizler ve evsizler dalgasını başlatmıştı. Arkaları sıvazlanarak askere alınan gençler, ölmeden ve sakat kalmadan evlerine döndüklerinde, artan işsizlik dalgasını göğüslemek zorunda kalmışlardı. Bir bölümünü, yollarını kolaylaştırarak yüksek okullara sevk ettiler, ancak yine de sokaklara düşenler oldu.

Muhtemelen savaş sonrası pek çok askeri yine aynı akıbet bekleyecek…

Füzeler ve İHA’lar için dev firmalara aktarılan paralar, Gazze’yi harabeye çevirsin, İran ve Lübnan’ın huzurunu kaçırsın, işgal ettiği Batı Şeria’daki Filistinlileri yerlerinden etsin diye İsrail’e gönderilen milyarlarca dolar, işsizlere iş, evsizlere başlarını sokacak barınaklar için harcanabilirdi.

Merak bu ya: ABD ile İsrail, İran ve Lübnan’ı harabeye döndürüp dize getirebilseler, Gazze’de yaptıkları gibi, oraları da dünya zenginlerine sayfiye yerleri haline dönüştürmeye mi kalkışırlar acaba?

Ben de neler düşünüyorum değil mi?

Saflığıma verin lütfen…

NOT: Dostum saydığım İlber Ortaylı’nın vefatı yalnız tarihçiliğimiz için değil, toplumun üzerinde buluşabileceği ortak zemini teşkil eden bir aydın olduğundan bütün Türkiye’nin kaybıdır. Allah rahmetini esirgemesin.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.