Back To Top
Aile değerleri ve cinsel farklılıklar

Aile değerleri ve cinsel farklılıklar

 - Son Güncelleme: 10.07.2019 Çarşamba 10:35
- A +

Bugünlerde ülkemizde aile değerlerinin ve doğal cinsel farklılıkların korunmasının önemi üzerine konuşmalar yapılmakta; farklı cinslerin bireysel hak ve özgürlüklerinin, farklılık ve doğal üreme yasalarını tahrip etmeden desteklenmesi gerektiği belirtilmektedir.

Batılı mühtedi entelektüellerin analizlerinin, -hem İslâmî hem de Batılı birikime ve metoda aşina oldukları için- özel önem taşıdığını daha önce belirtmiştim. Okuduklarıma göre bu entelektüellerden biri de İngiliz Müslüman düşünür Timothy Winter (Abdülhakim Murad)’dır. Aşağıdaki satırları, onun, daha önce sosyal medyada okuyup kaydettiğim, Batı’da ailenin durumuna dair yazısından yararlanarak kaleme aldım. (Maalesef yazının adresini tespit etmemişim.)

***

Batı’da insanların, kendinden memnun oldukları zamanımızda, ahlâkî bozulma veya çürüme fikrini ağza almak bile, insanın ‘gerici bir romantizm’le suçlanması için yeterli görünüyor ve bu tutum, ‘eleştirel ama şefkatli bir gözle’ Batıya bakan Müslümanları, eski zamanlardaki ‘nefis muhasebesi’nin günümüzde yapılmayışından dolayı rahatsız ediyor. ‘İhtiras duygusuyla tersyüz edilmiş şu dünyada’ hâkim liberal paradigmaya teslim olmuş insanlar, geçmişe bir insanlık tecrübesi olarak bakmak yerine, onu bütünüyle aşağılıyorlar. Küçük, kişisel olarak ahlâksız ve aynı zamanda ideolojik bir dürtüyle hareket eden Batılı elitlerin belirlediği bu söylem, modern toplumlarda varlığını sürdüreceğe benziyor.

Bu söylemin başlıca konularından olan ailenin konumu üzerindeki tartışma, zenginlikten ‘göbeği yağ bağlamasına karşın, çökmüş olan Kuzey’ (Batı) ile gitgide daha da yoksullaşan Güney arasındaki ideolojik çarpışmanın tam ortasında yer almaktadır. Aslında modern Batıya ait sosyal öğretiler, yeni bin yılda yeniemperyal ideolojiler’e dönüşmektedir. “Polemikçilerin, alışılagelmiş feminizm ve eşcinselliği, Üçüncü Dünyayı pataklamaya elverişli bir değnek olarak kullanmaya kalkışmaları bunun bir delilidir.”

Winter’e göre 1960’lara kadar Avrupa aile değerleri aileyi merkeze alan İbrahimî dinî gelenekten besleniyordu. Yani Müslümanlar ile Hıristiyanların ahlâkî ve sosyal kabulleri, birçok bakımdan birbirine benzerdi. Bugün bu örtüşme büyük ölçüde kayboldu. Dahası, kendileri de yaygın bir cinsel kirlilik yaşayan “kiliseler, yıllanmış mercan kayaları gibi kendilerini özgürlükçü kum fırtınasıyla temizlenmiş ve yeniden şekillenmiş buldukça, mutlak ahlâkî hakikatlerle uyumlu ve inandırıcı bir ses olmayı iddia edemiyorlar artık.” Yahudi ve Hıristiyan Kutsal Kitabında Lut peygamber döneminde eşcinselliğin hâkim olduğu, bu yüzden Sodom kentinin halkıyla birlikte helâk edildiği anlatılır. Şimdi “Sodom’un erdemlerini (!) belâgatle terennüm eden Hıristiyan ve Yahudi örgüt ve kişilerin sayısının gün geçtikçe arttığı gözlenmektedir.”

***

Öte yandan, “1970’lere kadar Müslüman Kardeşler’e ve Neo-Osmanlı İhyâcılar’a ilham veren Müslüman medeniyeti anlatısı, Selefin bölünmemiş bir şeriat ekolü takip ettiği’ şeklindeki problemli tez üzerinden, aniden Selef’e dair ‘ütopik anlatı’ya yol vermiştir. Ama her iki grup arasında şefkat ve diğerkâmlıktan beslenen bir ahlâkı husule getiren sıcakkanlı ve sorumluluk duygusu yüklü bir imana rastlamıyoruz.”

Çağımız Müslümanları, İslâm’ın ‘fakirleştirici ve dışlayıcı bir tarzda ideolojileştirilmesi olgusu’na karşı koyamadılar ve Rabb-i Rahîm’in sonsuz şefkatinden ilham alıp, ‘beşerin refahına yönelik samimi ve duyarlı bir ilgiden beslenen bir iman imajı’na kavuşamadılar. Bunu sürdürdüğümüz müddetçe, bu meselenin ve günümüzdeki başkaca kapsamlı meselelerin çözümüne katkı sağlamada başarısız olmaya devam edeceğiz.

Kur’an, Müslümanların başkalarına örnek olmalarını buyurur. Biz, sınırı aşmalara karşı ‘yıpratıcı ve küstah’ davranırsak ne örnek olabilir ne de Allah’ın bize gönderdiği mesajı başarılı şekilde aktarabiliriz. İşte bu yüzden, Batı toplumunun gerçek ikilemlerini anlamada zor olan yolu seçmeli, onlara gerçekten yardımı olabilecek çareleri ‘nazikçe’ sunabilmeliyiz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ahmet Melik 16 Temmuz 2019 22:46
Evet, "Batı toplumunun gerçek ikilemlerini anlamada zor olan yolu seçmeli, onlara gerçekten yardımı olabilecek çareleri ‘nazikçe’ sunabilmeliyiz." Eşcinsellik de bir aktif bir de pasif birey vardır. Salt cinsi sapıklık değildir. Psikolojik kökenlerine baktığımız da kapitalist dünyada var olma mücadelesi veren baskın karakter ile bu mücadeleden vazgeçmiş sığıntı aynı kare de yer alır. Bu konuda batıda yüzlerce web sitesinde konu irdelenir. Bu tip insanların büyük bir çoğunluğu rehabilite edilerek topluma kazandırılmaktadır. Hünsa denilen çift cinsiyetli insanlar tarih boyu var olmuşlardır.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 20:53
Doğal üreme yasası nedir Allah aşkına? Eşcinsellik bulaşıcı değildir korkmayın. Eşcinseller sokakta elele gezdi diye çocuğunuz eşcinsel olmaz.
Hilmi Ünlü 10 Temmuz 2019 17:57
(ABD'nin ünlü rap sanatçısı Nicki Minaj, LGBT topluluğuna destek amacıyla 18 Temmuz'da gideceği Suudi Arabistan konserini iptal etti.) Yorumsuz.
Hilmi Ünlü 10 Temmuz 2019 17:35
Sayın hocam lütfen yazın lafı eveleyib geveleme tarzında olmuş. Direk konuya çıplak gerçekliği ile girseniz okuyucu daha iyi aydınlatmış olurdunuz. (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) hakkında hukuki veya fikri ve bu arada İslam Dininin bu husustaki değerlendirme kaynaklarına temas etseydiniz daha isabetli olurdu. Bu yazınız meseleyi çözmekten çok yorumculara(!) İslam Ahlak anlayışına uymayan kelamlar etmelerine vesile olmuşsunuz.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 11:17
Yasaklanan her şey yer altına iner ve kriminalize olur. Bırakın isteyen dilediği gibi yaşasın, kararlarını kendi versin.
Bu dünyada hacı hocalara bakın, hepsinin hali vakti yerinde kişiler. Müridi oldukları tarikat liderlerine bakın, padişah gibi yaşıyorlar, Bu dünyanın nimetlerini kendileri yiyor, Biz fakirlere de siz bunları cennette yiyeceksiniz diyorlar. Adalete bakarmısınız.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 10:18
İşte müslümanlar, Emevilerden itibaren hep yıpratıcı ve küstah oldu. Her dönemde kılıç gücüne güvenip bizden başka herkesi aşağıladık, kibre saplandık. Sonuçta bir avuç insandan başka kimse müslüman olmadı. Osmanlı'nın egemenliği altında yaşayan milletler, Araplar dahil, bugün bile kin besliyor. Bu yetmedi mezheplere bölündük yine kibre saptık.
Karar Okuru 10 Temmuz 2019 09:39
Hastalıklı cinsel sapmalar özellikle aşırı muhafazakar ve kapalı ortamlarda daha çok beslenir. Bağnaz ve sapkın her tür dini ortamlarda bu sapkınlıklar örtülü olarak yaşanır. Ahlak düşkünü görünen bu içine kapalı topluluklarda sapkınlıklar, doğal yolların zorlaşmasına bağlı olarak sözde ahlak zaafı olduğu söylenen açık toplumlara nazaran daha fazla ama çok çok daha gizlidir.
Ben 10 Temmuz 2019 02:17
Batı bu noktaya kolay gelmedi. Eskiden eşcinsellik suç kabul ediliyordu fakat bunun faydadan çok zarara yol açtığını gördüler. Topluma faydalı işler yapan önemli kişilerin eşcinsel olduklarından dolayı ceza almaları, dışlanmaları toplumsal vicdanı yaraladı. Bu konuda çok sayıda film, kitap bulabilirsiniz. Seküler anlatıda ahlakın kaynağı toplumun kendisidir. Hedef insanlığın ilerlemesidir ve ona uygun ahlak konsensüs ile oluşturulur. Şu an yeni nesil eşcinselliği normal kabul etmiş durumda. Bize ne kadar ters gelse de bu böyle.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 10:25
5
Eşcinsellik sapkınlıktır. Dün de böyleydi bugün de böyle. Süslü cümleler altında hak hukuk diyerek bu sapkınlığı masum göstermek dünyayı felakete sürükler. Her anne baba evlatlarına sahip çıkmalı,bu tehlike karşısında uyanık olmalıdır.
Kendi fikirlerinizi genele şümul imiş gibi sunmanız makul değil. Sizin yazdıklarınızı bekli bahsi geçen düşüklüğü gösterenler yazabilir, hoşlarına da gidebilir. Ancak insanların kendilerini dünya üzerinde bu denli üstün görmesi ve keyfi davranması akıllıca değil. İnsan işte. Biraz endişe, bir kaç damla kan.
Ben 10 Temmuz 2019 19:41
0
Eşcinsellik sapıklık olarak görülmüyor ve bunun bir sebebi var. Bu işin sebebi genetik deniyor ya da anne karnında hormonlarla bazen oluşamayan cinsel aidiyet olduğu düşünülüyor. Yani sanılanın aksine eşcinsel olanlar keyifleri öyle istediği için öyle olmuyorlar. Bu gerçekle yüzleşince eşcinselliği özendirmek diye bir durumun da olamayacağı açık. Eşcinsel eğilim toplumun yüzde 10'undan azında bulunuyor.
İsmet cağrıcı 10 Temmuz 2019 00:31
Hocam yazılarını herseferinde dikkatlice takip ediyorum.Benim gördüğüm ilim irfan sahibi kişiler dinden uzaklaşıyor.Abdesi Namazı bırakıyor farklı yaşam bicimlerine giriyor Abdes, namaz, oruç sanki fakirfukaranın üzerine farz gibi birduruma gidiliyor.Bu yorumum bugünkü yazınla örtüşmiyor olabilir. ama ben böyle görüyorum.inşallah yanılıyorumdur. selamlar.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 02:20
1
Bence örtüşüyor,üretim ve siyasal sistemler değişip insan hak ve hürriyetleri artarken insanlığın sorunlarına islam cevab veremiyor ve neticede kopuş başlıyor.Yazarın dediği gibi hedeizm batıyı 80 lerde hallaç pamuğu gibi attı,evet aile temel değer ama buna çözüm ne?ne vadediyor bizim mütefekkirler,eşleri kanun zoru ve ekonomik bağımlılık olmadan birbirlerine ne bağlar.Evet saygı,sevgi,sadakat ama bu çercevenin içi giderek boşalıyor.saygılar.
Kendin çal kendin oyna 10 Temmuz 2019 10:28
5
Hangi sorusuna cevap aramış da bulamamış insanoğlu? Kaç insan bar geçmek bir anlamla bütünleşmeye gönüllü? Nefsine uy, aklına eseni yap, şeytana pabucunu ters giydir sonra da çık vay efendim islam sorularıma cevap vermiyor, bık bık bık bık, sen cevap alacak seviyeyi tuttur bi önce, ben sana cevabını iletirim.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN