Back To Top
Barış için cihad - 2

Barış için cihad - 2

 - Son Güncelleme: 09.10.2019 Çarşamba 10:02
- A +

Bugünlerde Irak devleti ve halkının yine büyük bir çatışmanın içine girdiği, belki de sokulduğu görülüyor. Küresel sömürü güçlerinin entrikalarının eseri olan otuz yıl önceki Irak’ın Kuveyt’i işgali ve sonrasında içine düştüğü, halen de çıkamadığı felaketler zinciri herkesin malumu... Fakat gerek Irak’ın gerekse Suriye ve diğerlerinin içine çekildi bu felaketlerin asıl sebebi, yabancı güçlerden de önce Müslüman toplumların, ülkelerinde toplumsal barış kültürünü geliştirememiş, kendi sorunlarını düşman kamplara ayrılmadan, akıl, adalet ve ahlakın rehberliğinde yine kendileri çözme düzeyine yükselememiş olmalarıdır.

***

Bir önceki yazımın başlığı “Şimdi barış için cihad” idi. Bu ifadeyi çok önemsiyorum. Ve Hz. Peygamber’e isnat edilen “Küçük cihattan büyük cihada döndük” sözündeki “büyük cihad”ın, kendi nefsimizi iyileştirmekten başlayıp, sonu ülke ve dünya barışına kadar varan büyük mücadele olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla Müslümanların artık çatışmacı güdüleri aşıp, böyle bir ahlâkî ve insani ufka yükselmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sulh ve selamet dini olan İslam’ın coğrafyasında tefrika ve şiddet kol geziyor. Milyonlarca Müslüman katlediliyor, yurtsuz yuvasız, aç susuz bırakılıyor. Ülkeleri işgal ediliyor, maddi ve manevi zenginlikleri talan ediliyor. Bu felaketlerden kurtulmanın birinci şartı, Müslüman toplumların kendi içlerinde barışı sağlamak olduğunu, yani “barış için cihad” etmeleri gerektiğini anlamaları, bütün zihinsel ve haricî enerjilerini kullanarak toplumsal barışı gerçekleştirme mücadelesini vermeleridir. Yaşananlar gösteriyor ki, günümüz şartlarında bu mücadele onlar için bir varlık şartı haline gelmiştir.

***

Kur’an’ın insana yüklediği ve “halifelik” (7/129), “yeryüzünün imarı” (11/61) gibi kavramlarla ifade ettiği sorumluluk, Müslümanların kendileri, insanlık ve tüm canlılar için güzel bir gelecek inşa etmekle ilgilidir. Nitekim bin yıl önce yaşamış bir İslam ilim ve fikir adamı olan Râgıb el-Isfahânî’nin, insanın var ediliş amacını şu üç noktada topladığını görürüz: 1. “Buyruk ve yasaklarında Allah’ın iradesine tam uyum ve bağlılık” anlamında ibadet, 2. “İnsanın kendisini ve idaresi altındakileri hikmet, adalet, iyilik (ihsan), hoşgörü (hilim) gibi erdemlerle yönetmesi” anlamında hilafet, 3. “Dünyayı kendisi ve kendi dışındakiler için yaşanır hale getirmesi” anlamında yeryüzünün imarı. Râgıb, bu konularda gösterilecek çabanın ibadet ve Allah yolunda cihad olduğunu söylüyor (ez-Zerîʿa, Kahire 1985, s. 90-95). İlk Kur’an terimleri sözlüğünü yazan bin yıl önceki bir âlimimizin “ibadet” ve “cihad”ı nasıl anladığına bakar mısınız!

Aslında bir asır öncesine kadarki İslam toplumlarının anlayışları da bu çizgideydi. Müslümanlar, gayrimüslim vatandaşlarıyla bile barış içinde bir arada yaşamayı hukukî normlara bağlamış ve uygulamış ilk yeryüzü medeniyetinin temsilcileridir. Gelecekteki Müslüman toplumlar, temel dinî kaynaklarını, medeniyet birikimlerini ve yaşadıkları çağı doğru kavradıkları taktirde adaletli yeni bir yeryüzü medeniyeti inşa etmenin belki de tek adayıdırlar. Şimdiki Müslümanlar için böyle bir vizyonun hayalden ibaret olduğunu kabul ediyorum. Ama Râgıb gibi âlimler yetiştirecek olan geleceğin Müslümanları için bunun imkânsız olduğunu kim iddia edebilir? Bu misyon, –şimdilerde büyük kısmı dogmatik uykularında olan- Müslüman bilim ve düşünce insanlarının görevidir; çünkü toplumları aydınlatacak olan onlardır. Kur’an’ın mutlak bir ifadeyle “en hayırlı olan” diye nitelediği (4/128) “barış ve uzlaşı” (sulh) kültürünü toplumlarında onlar oluşturacaklar. Kültürümüzde bunun adı da “ilim ile cihad”dır.

Netice-i kelâm, eğer Müslümanlar yanlışlarını bugün din içinde düzeltmezlerse –Batı’da olduğu gibi- yarın bunu din dışında yapacak yeni nesillerin geleceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Bu sürece karşı çıkan her muhafazakârlık, çözümü din dışında aramayı çabuklaştırmaktan başka bir işe yaramayacak, sonuçta dindarların eliyle dine kötülük edilecektir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İbrahim Erdoğan 09 Ekim 2019 18:39
Hocam! Belki sizden birkaç yaş büyüğüm; buna rağmen gdiyorum ki: Gerçeği yazan ellerinizi öpüyorum... Özellikle inanç konusunda gerçeğin ifadesi; ata dincileri belki tedirgin edecektir. Bu bir takım endişelerle hep ertelenegelmiştir... Ancak, bu gün değil de ne zaman?.. Allah sizden razı olsun. İnşaallah...
Hz. Peygamber küçük cihat yapanları büyük cihada davet etmiş. Yoksa küçük cihat olmadan büyük cihattan bahsetmemiş. Zamane Müslümanları ise "Küçük cihat ne ki, biz büyük cihat yapıyoruz" diyor...
[Peygamber] "Ömrünün sadece 2 AY'ı savaşta geçti. Hepsinde Müslümanlar 147, karşı taraflar 288 kişi kayıp verdi. Dolayısıyla günümüz ölçülerine göre bunlar küçük çaplı çatışmalardan ibarettir." ---------------------------------------------------------------------------------------------Aziz Hocam, tırnak içine aldığım paragrafı geçen seferki yazınıza yorum atan bir okurunuza verdiğiniz cevaptan alıntıladım. Ben, şahsen, verdiğiniz sözkonusu bilgileri sayıssız Ph.D tezine konu olacak düzeyde ehmiyetli buldum. Dilerim pek yakında bizleri bu konuda derinlemesine aydınlatırsınız, inşallah.
Sadece 60 gün demekle... 09 Ekim 2019 15:26
0
O zaman Arap yarım adasındaki savaşlar bir iki gün sürerdi. Bu açıdan 23 yılda 60 gün savaş için az bir süre değildi. Herkesin bildiği en az beş adet organize savaş vardır. Bu da 4 yılda bir savaş demektir ki; dört yılda bir savaş yapan bir liderin hayatında savaş küçük bir yer tutar demek akıl karı değildir. M. Çağrıcı'nın ifadesiyle Hz. Peygamerin hayatında "Küçük Cihadın" önemli bir yeri vardır. sadece 60 gün diyerek bu önem yok sayılamaz....
karar okuru 09 Ekim 2019 11:41
SADDAMA KUVEYTE girmeyi kim ZORLAdı kendi seçenegiydi
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 12:31
0
11.41, Saddam'ın kendisi Irak halkının seçeneği değildi..
Özay İbrahimbaş 09 Ekim 2019 10:02
Dünyada tarih boyunca "Barış için cihad" olmamıştır, olmayacaktır. "Cihad" her ne kadar başka soslarla takdim edilse de, güç ve çıkarlar için, toprak kazanmak için, yağma ve talanlar için yapılır...
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 18:23
0
20.02, Boş konuşma. Her cihaddan sonra uzun barışlar olmuştur. Bak bir asırdır cihad yapan yok. Ama dğnya kan gölüne döndü.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 09:44
Baris icin kucuk veya buyuk cihat olur mu ?? Kilicla savasarak, bizden farkli dusunenleri musrik olarak gorup, katletmenin barisla ne alakasi var ?? Baris silahla baskalarina saldirarak olmaz, diyalogla, anlayisla, konusarak, hosgoruyle, uzlasarak, toleransla, saygiyla olur...Ganimet, kilic hakki, esir kadinlari pazarlarda mal gibi satmak ideolozileri, antihumanistir, Ortacagdir !! Allah o kadar kotu mu ? Insanliga bu antiduygusal -antirasyonel dusuncelerin - sozde kitaplarin olumlu katkilari yoktur ...diye dusunmekteyim.Olum, gozyasi, talan ve insanlar icin buyuk acilar ve huzun odaklidir
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 18:35
1
9.44, Barış nereden baktığına bağlıdır. Karşı tarafta durup bu taraftan bakıyor numarası yapma....
KARAR OKURU 10 Ekim 2019 09:26
0
Zorba biri çökmüş sana, malına mülküne, gücün yetmiyor, konuşarak çözemiyorsun çünkü adamın o tarakta bezi yok, tek yolun var onunla anladığı dilden konuşmak/mücadele/dövüş mek. Yani, zorbalığa karşı zorbalık, = zorlu kulları üstüne salmak.
KARAR OKURU 11 Ekim 2019 10:05
0
9.44, Büyük cihadı dünya savaşı sandın... Önce konuyu anla sonra yaz.
KARARLI 09 Ekim 2019 08:38
Seni Beni Yaratan Allaha Kurban Olurum Ben. Deryada yüzen Balik misali Incileri bulup cikartip gözümüze sokuyorsun anlayana. Baksana kim boynu bükük ağlayan? Hakk-ı hayâtın senin ey müslüman! Kurtar o bîçâreyi Allâh için, Artık ölüm uykularından uyan! Bunca zamandır uyudun, kanmadın; Çekmediğin kalmadı, uslanmadın. Çiğnediler yurdunu baştan başa, Sen yine bir kerre kımıldanmadın! UYAN'manin zamanidir…………
Bir işin küçüğünü yapamayan büyüğünü nasıl yapacak...
Müsülümanlar... 09 Ekim 2019 05:45
Küçük veya büyük cihat için nasihat ettiğiniz Müslümanlar kimlerdir? Küffarın, kendi içlerinden atadığı müstemleke valiler marifetiyle bir asırdır İslamdan uzaklaştırılmaya çalışılan toplumlar mı? İslam'a saygılı, Allah'ı hesaba katan bir yönetim talep edeni İslamcı vs. gibi yaftalarla dışlayan bir toplum önce iman etmeli. Sonra dünyayı imar için büyük ya da küçük cihat edebilir.
KARAR OKURU 10 Ekim 2019 12:02
0
9.34, Küffar İslam'ı yok etmek için çok çalıştı. Hala çalışıyor. Bunu görmemek eblehliktir. Ama ben hiç bir şeyi küffara bağlamadın. "İslam'a saygılı, Allah'ı hesaba katan bir yönetim talep edeni İslamcı vs. gibi yaftalarla dışlayan bir toplum önce iman etmeli." dedim.... Aslında sen de aynı şeyi söyledin...
KARAR OKURU 10 Ekim 2019 16:17
0
Evet, aynı şeyi söylüyoruz olabilir ama bir farkla, sen bütün problemleri son bir asır dediyine göre cumhuriyet devrine malediyorsun ben ise bozulmanın ta İslamın ilk asrında başladığını söylüyorum ve bu bozulma o iman etmesini istediğin kesimin eline büyük kozlar verdi, ben ise kendisini dev aynasında görüp başkasından İslam kabul etmeyen büyük İslamcıların yeniden iman etmesini istiyorum çünkü onlarınki arızalıdır ama bunun farkında değillerki hep başkalarına ayar çekmeye çalışıyorlar kendileri maşallah cenneti garantilemişler.
KARAR OKURU 10 Ekim 2019 09:34
0
Her şeyi küffara maletmek ne kadar kolay, nefis/makam/para için kendi dindaşini kardeşini babasını çocuğunu öldürmeyi de küffarmı yaptırdı, inandığı Peygamber as den sonra neler yaptılar, üç halifeyi kendileri katletti, bir sürü kıyım, ve en acısı yine o iman ettikleri Peygamber as ailesini hunharca katlettiler ve bunlar kuffarin valileri değildi en hakikisinden? Müslümandilar. Müslüman yeniden iman etmeli bence.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN