Back To Top
Barış Pınarı’nın düşündürdükleri

Barış Pınarı’nın düşündürdükleri

 - Son Güncelleme: 16.10.2019 Çarşamba 09:39
- A +

Ara sıra belirttiğim gibi alanım olmayan konularda yazmak bana ters geliyor. “Barış Pınarı” adını verdiğimiz askerî harekât da öyle. Devletimiz, meselenin bu noktaya gelmeden çözülmesi için üstüne düşeni, hatta çok daha fazlasını yaptı. Keşke bu çabalar sonuç verseydi! Aslında –trafikten örnek verirsek- ahlâkî bakımdan savaş bir kazadır; asıl olan barıştır ya da öyle olmalıdır. Ama kaza olmaması için sizin kurallara uymanız yetmiyor; yoldaki herkesin uyması gerekiyor. Galiba uluslararası ilişkiler de öyle. Bu noktadan sonra bize düşen, bu haklı ve âdil harekât’ı ordumuzun en az zayiat ve en yüksek başarıyla tamamlaması için dua etmektir.

***

Asıl söyleyeceklerime gelebilmek için bazı hatırlatmalar yapmam gerekiyor. Beşşar’ın babası Hafiz Esed, akıl almaz bir Türkiye düşmanlığıyla PKK’yı başından itibaren yıllarca destekledi. Bekaa Vadisini onlara tahsis etti ve yönetici kadro ile birçok örgüt elemanını oraya topladı; 20 yıl boyunca onları eğittirdi ve iyi yetişmiş teröristler olarak ülkemizin, halkımızın üstüne saldı. Onların bu güçlü desteği olmasaydı belki de örgüt bu kadar gelişemez; ülkemiz, bölgemiz ve bölgedeki bütün etnik gruplar için bu kadar büyük bir bela haline gelmezdi.

Nihayet -dışarıdan gördüğümüz kadarıyla- 1998 yılı sonlarına doğru devletimizin sabrı taştı. Zamanın Cumhurbaşkanı merhum Demirel’in, “Suriye, Türkiye’ye karşı açık bir husumet politikası izlemektedir. PKK terör örgütüne aktif destek sağlamayı sürdürmektedir. Tüm uyarılarımıza rağmen hasmâne tutumundan vazgeçmeyen Suriye’ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilân ediyorum” şeklindeki sözleri devletin kararlılığının açık ifadesiydi. Bu kararlılık karşısında -araya bazı devletlerin de girmesiyle- Suriye yönetimi bu yapının liderini ülkesinden atmak zorunda kaldı.

Ama Allah’ın işine bakın ki, Suriye yöneticilerinin Türkiye’ye karşı besleyip büyüttükleri PKK, geldiğimiz noktada Suriye topraklarının bölünmesi için savaş veren en güçlü ayrılıkçı yapı, vekâlet savaşlarının en azgın piyonu haline geldi. Daha da ilginci şu ki, vaktiyle Suriye Türkiye’yi böldürmek için bunları desteklerken, bugün ülkemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumayı da amaçlayarak bu kırk yıllık baş belasına karşı savaş veren tek ülke; Suriye halkının himayesi için en çok fedakârlık yapan ülke... Bundan daha şaşırtıcı ve acı verici olanı ise, Katar, Libya ve Somali dışındaki Arap yönetimlerinin (Filistin yönetimi dâhil) Türkiye’yi “işgalci” ilan etmeleri, bu suretle -İsrail için üretilmiş proje olduğu apaçık olan- “parçalanmış Suriye” projesine dolaylı destek vermeleridir.

Hepsinden şu ortaya çıkıyor: Suriye’deki yönetici yapı gibi diğer bazı Arap yöneticilerin de öncelikli meselesi Arap halkının bağımsızlığı, haysiyeti, hakları, vatanları değil, kendilerinin –çökmesi mukadder olan- despotik yönetimleri, makamları ve çıkarlarıdır.

***

Müslüman ülkelerin yöneticileri ve diğer güç odakları daha ne zamana kadar içeride ve dışarıda birbirinin kuyusunu kazmak gibi aptalca işlerle uğraşacaklar? El-cevap: Kur’ân-ı Kerîm’in ve sayısız hadislerin açık hükümlerine uyarak, birbirini yürekten kardeş bilip dertleriyle ilgilenecekleri zamana kadar... Küresel egemen güçlerle bir olup Müslüman kardeşlerine zarar vermek yerine, -şimdilerde AB ülkelerinin, 1400 sene önce Medineli Ensar’ın yaptığı gibi- imkânlarını birbiriyle paylaşma erdemini sergileyecekleri zamana kadar...

Velhasıl Arap âleminin güç ve iktidar sahipleri ne zaman çağdaş yönetim bilincine ulaşır da, Kur’an’ın ifadesiyle, heva-heveslerini tanrı edinip onların peşinden koşmayı bırakır; akılları, inançları ve vicdanlarıyla davranmayı hayat yasası haline getirirlerse, işte o zaman hem kardeşlerinin kuyusunu kazmaktan vazgeçer, hem de ülkelerini ve toplumlarını zillet, şiddet, güvensizlik ve geri kalmışlıktan kurtarıp çağdaş uygarlık düzeyine taşırlar.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 19 Ekim 2019 05:49
Kürt örgütleri Marksist de olsa Barzani gibi dindar ve muhafazakar da olsa Türk vatanı için bir tehdit unsurudur ve gerekli sindirme ve etkisizleştirme cezasına çarptılacaktır. Nitekim muhafazakar Barzani Irak’ıın kuzeyinde bağımsız Kürdistan çabasına girişince hayalinde bu hainleri boğduk. Türkiye cumhuriyetine tehdit her unsur imhayı hakkedecektir. İşte vatanımızın ve yüce milletimizin bekası her şeyden daha kutsal olduğunu bilmelii büyük İsrail ve pusudaki sinsi Ermenistan hain emellerine geçit vermeyeceğiz. Yılanın başı küçükken ezilmeli.
KARAR OKURU 19 Ekim 2019 10:04
0
Bu sözler gerçek olmayacağına göre mükemmel bir ırkçılık ironisidir.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 00:51
Türkiye'yi işgalci ilan etmelerinin çok boyutlu sebepleri var. bununla ilgili hususi bir makale yazılsa ne iyi olur.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 00:20
zor.baas gibi yapılar islam dünyasında egemen oldukça zor.arap milliyetçiliği gibi yapılar sömürgeciler tarafından böl parçala yut şeklinde içimize atılmış kök salmış devlet idelojileri haline getirilmiş. inadına bünyenin kabul etmediği ilaçlar zorla veriliyor.islam ağacını işgalci bitkiler öldürmüş üzerinde yeni bir habitat kurmuş.zor be dostum.hayaller islam birliği gerçekler baas.
Muhtefi. . 16 Ekim 2019 23:07
Suriye evet ON YILLARCA hem de Marksist bir Teror Örgütünü Barındırdı.**Mübarek Sahabelerin Kan Akittigi Topraklarda** Komiğide Suriye'de Kürt Kökenli İnsanlara İkinci Sınıf vatandaş olarak bakıliyorken ve PKK bize Saldırı Yaptı Ön Yıllarca. Burada ise ZORLA evet ZORLA. .İKİNCİ SİNİF İNSAN yapılmak isteniyor TERÖR eliyle. Hayret ki Hayret. Etilerde ,Kadikoyde,Marmariste,Bodrumda,Edirnede, Antalyada vd heryerde hepberaberiz.sen gel bunu FITNELE. insan bunu YAPAMAZ! Ancak İşgal edilmiş Beyinler Yapar.
H.Hasan Eyyub 16 Ekim 2019 23:03
Biz 1983 de ABD nin Hama komplosuna alet olduğumuz için Suriye bunu yaptı
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 14:01
0
23.03, Türkiye düşmanları için Türkiyeden başak herkes haklı...
KARAR OKURU 16 Ekim 2019 18:14
Hicbir kufur, hakaret icermeyen 2 yorumum yayinlanmadi. iste size musluman bir ulkede DUSUNCE VE iFADE OZGURLUGUne ne kadar saygi gosterildigini ispat eden bir ornek. Ustelik Mustafa Bey, okudugum musluman yazarlar icinde en acik fikirlilerinden biri. Buyuk ihtimalle yine yayinlanmaz ama belki Mustafa Bey okur diye yaziyorum. Kurt Sorununa dar bir gorus acisiyla bakmissiniz bu makalenizde. Kusura bakmayin ama milliyetci refleksiniz agir basmis.
İbrahim Erdoğan 16 Ekim 2019 16:37
Akıl, inanç ve vicdan öne alınarak yürümek... "Olmak veya olmamak, işte bütün mesele"... Ama ne zaman ve kiminle!.. Hocam!.. En iyisi siz, şu camilerimizdeki halife isimleri yazılı panoların asılı olmasının gerekçesi ve tarihçesi ile dindeki yerini ele alan bir makale yazın da aydınlanalım... Hadi hocam, Allah rızası için!..
Bedr 16 Ekim 2019 14:13
Velhasıl Islam âleminin güç ve iktidar sahipleri ne zaman çağdaş yönetim bilincine ulaşır da, Kur’an’ın ifadesiyle, heva-heveslerini tanrı edinip onların peşinden koşmayı bırakır; akılları, inançları ve vicdanlarıyla davranmayı hayat yasası haline getirirlerse, işte o zaman hem kardeşlerinin kuyusunu kazmaktan vazgeçer, hem de ülkelerini ve toplumlarını zillet, şiddet, güvensizlik ve geri kalmışlıktan kurtarıp çağdaş uygarlık düzeyine taşırlar. ;-)
Talha Sarıca 16 Ekim 2019 10:33
Bir müslüman olarak öteki dünyada ulusalcılığından davacı olacağımı bilmeni istiyorum.
KARAR OKURU 16 Ekim 2019 09:54
PKK YI Suriye değil. Turkiyedeki her alanda müzahir ulusalcı politikalar büyüttü. Müslüman kardeşliği kavramı sadece nefret içeriyor. Çünkü kardeşlik tuzağı ile yapılan şey kürdü inkar ve asimile etmek olarak tezahür etti.Bu yüzden tarihte kürt ler le savaş hiç bitecege benzemiyor.Birbirimizi kandırmayalım...
KARAR OKURU 16 Ekim 2019 09:29
Savaş olmaması için çok çaba sarfettik öyle mi? Ben niye görmedim. Rejim yıkılacak, Şam'da namaz kılacaktık hani! Oradaki tüm ayrılıkçı dincileri himaye etmedik mi? Hala öso'yu elimizde tutmuyor muyuz? ABD ile eğitip donatmadık mı? ABD bizi kazıklamadı mı? Aynı dünyada mı yaşıyoruz Hocam! Olan Mehmet'e oluyor gene. Biraz da bunlara değinsen Hoca.
KARARLI 16 Ekim 2019 09:11
El Hak Dogru Allah razi olsun Sayin Hocam.
KARAR OKURU 16 Ekim 2019 07:09
Musluman ulkelerin birlikte hareket etmesi veya Hristiyan ulkelerin birlikte hareket etmesi diye birsey soz konusu olamaz bu devirde. Mesela bugunlerde Brexit olayinda gordugumuz gibi Hristiyan ulkelerin de arasinda kavgalar, anlasmazliklar eksik olmuyor. Rusya ve ABnin arasinda surekli bir dusmanlik soz konusu. Bu devirde devletler icin iki onemli husus var: 1) Ulke cikarlari, 2) iktidarlarin kendi cikarlari. Ulkelerin cikarlari ikidebir cakisiyor. Ekonomik ve siyasi rekabet kavgaya donusuyor. iktidarda olanlarin da koltugunu kaybetmemek icin ulkelerinin cikarlarina aykiri isler yapiyorlar.
Karar Okuru 16 Ekim 2019 00:48
Bu coğrafyada çağdaşlık zor genetik olarak gücümüz yetmiyor. Çok değil osmanlının yıkıldığı günlerde insanlara televizyondan, bilgisayarlarda, bugünün tıp teknolojisini, uzay seyahatlerini anlatsak kimse inanmazdı değil mi? Hepsini başkaları yaptı biz sadece son kullanıcıyız. Bunu yapanlara eyy desen ne olur demesen ne olur. Dönüp bakmazlar bile
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN