Back To Top
Hasbihal

Hasbihal

 - Son Güncelleme: 24.07.2019 Çarşamba 10:35
- A +

Öncelikle yazılarımı beğenen-beğenmeyen, takdirkâr veya eleştirel yorum yapan; ama lütfedip okuyan, paylaşan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü bir yazı okunsun diye yazılır. Yorumlardan ilham alarak üç hususu arz edeceğim:

1. Elbette hocalarımı sever sayarım; içlerinden bir kısmını ve başka bazı bilim ve fikir insanlarını beğenirim. Ama –okurların bilmesini isterim ki- hiçbir zaman şucu-bucu olmadım; bazen zararını görmüş olsam da bundan memnunum. Çünkü bir faniye teslim olup kişiliğini onda eritenin, artık insanlığını da eritmiş olacağını düşünürüm. İnsan özgür ve bağımsız olduğu oranda insandır. Bizim eğitimimiz, -hele de din eğitimimiz- böyle insan yetiştirmiyor. Bazı görüşlerine katılmasam da derin saygı duyduğum Gazâlî’nin (ölümü 1111m.) Mîzânü’l-amel’inin sonundaki şu cümleler 40 yıldan beri rehberim olmuştur:

Mezhep bağnazlığının esas sebebi, kimi insanların halkı peşlerine takmak suretiyle liderlik elde etme tutkularıdır… Öyleyse mezheplerle ilgilenmeyi bırak; hakikati tefekkür (nazar) yoluyla bulmaya çalış. Bir rehberin koluna girmiş kör gibi olma… Asla unutma ki, kurtuluş bağımsızlıktadırGerçeğe ulaştıran araç, yalnız kuşkulardır. Zira kuşkulanmayan düşünemez, düşünemeyen de –Allah korusun- körü körüne yanlışa saplanıp kalır.

***

2. Bazı okurlarımın sandığının aksine, hiçbir yazımı siyaset yapma niyetiyle yazmadım, yazmamaya çalışacağım. Çünkü ne siyasetçi ne de siyaset-bilimciyim. Ama yazılarım çoğunlukla insana ve ahlaka dairdir; böyle olduğu için siyasileri de ilgilendirmesi doğaldır. Şahsi hayatım, çevrem ve uğraşı alanlarım dolayısıyla birçok yazım da dine ve dindarların sorunlarına dairdir; dolayısıyla siyaset yapan dindarla da ilgilidir. İlâhiyat ve Diyanet camiasından olmasam din konularında da yazmam. Esasen dinin ve siyasetin bileni-bilmeyeni tarafından bu kadar konuşulması, ikisi de son derece değerli olan dini ve siyaseti -gördüğümüz gibi- ayağa düşürüyor.

***

3. Bazı okuyucularımda oluşan kanaatin aksine, –becerebildiğim kadar- kişileri ve grupları doğrudan konu edinmeyip, görebildiğim dinî ve ahlâkî meseleler, zihniyetler üzerine yazmaya çalışıyorum; kişileri incitecek bir dil kullanmamaya özen gösteriyorum. Keşke bu bakımdan hepimiz biraz sûfî olabilsek, kalbimizi nefretten arındırabilsek ve insanları değil de yanlışları sevmeyen gönüller sahibi olabilsek! Bütün insanlığın böylesine sade ve huzur verici bir ahlaka ihtiyacı var. İslam kaynaklarında “insan” kavramının “ünsiyet”ten geldiği belirtilir. İnsanoğlu birbirinden nefret etmenin bedeli olarak geçtiğimiz yıl 1 trilyon 800 milyar dolarlık askerî harcama yapmış.  Nefretin yeterince taraftarının bulunduğu böyle bir dünyada İslam’dan bahsedenlerin temel görevi, Peygamberimizin, Kur’an’da ‘âlemlere rahmet’ şeklinde belirlenmiş bulunan aslî misyonunu insanlığa sunmak olmalıdır.

İslam adına konuşup yazan bazı çevrelere yönelik eleştirilerimin sebebi de, insanlara, özünde böyle bir insanîlik olan dindarlık yerine, ahlâkî sapma, nefret ve şiddet üreten ideolojik, şekilci, gösterişçi bir dindarlık anlayışını telkin etmeleridir.

Yüce Allah, “Kurbanlarınızın etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz, fakat içinizdeki takva O’na ulaşır” buyuruyor. Takva, kısaca, “Allah’a karşı hesabını veremeyeceğimiz yanlış işler yapmaktan korkarak yaşamak” anlamına gelir. Hepimiz bu fani âlemden göçeceğiz ve gittiğimiz yerde –Kur’an’ın ifadesiyle- önceden ne gönderdiysek onu bulacağız. Oraya Yaratan ve yaratılanlarla kurduğumuz güzel ilişkinin adı olan “takva”mız ve “insaniyetimiz” ile gidebilirsek ne mutlu bize! Sonuçta dinimizin bize gösterdiği nihai hedef bundan başkası değildir. Kur’an buyuruyor ki: “Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltmeye bakın. Siz doğruluk üzere olursanız eğriliğe sapanlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır ve o zaman Allah, bu dünyada neler yaptığınızı size gösterecektir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 20:49
Allah razı olsun hocam
y.burak 24 Temmuz 2019 18:34
Saygideger Hocam! hürmet ederek, gönülden tesekkürlerimi sunuyorum. Bir okurunuzum. Ve yazilarinizi susamiscasina okuyorum. Insaallah yazmaya devam edersiniz. Cok önemli konularda islam toplumunu, gelecege hazirlayan yazilar yaziyorsunuz. Bugün bir bedeli olsa da, tam anlasilmasa da yazilariniz toplumu gelecege tasiyor. Kendi adima yazdiginiz makalelerde cok degerli bilgiler edindim. selam dua hürmet ediyorum.
Muhtefi. . 24 Temmuz 2019 17:21
Yediniz, İçtiniz Afiyet olsun.Sıhhat ve Afiyetler Dilerim Emekliliginizde.Fakat Aktif Akademik hayatta sizi, bizi bir adım gececek INSAN Yetistirebildik mi. ? Bu önemli.Yaptığınız gorev (memuriyet) icabi zaten bazı hassasiyetlere uymak mecburiyeti vardı.!.bu arti deger değildir.Toplumu ileriye taşıyan Bayrak yarışında olan Bilgeler silsilesidir..Toplumun İlim ve İrfan iradesine vesile olurlar.Hz İbn ı Arabiler, Mevlanalar, Yunus Emreler vd Daha gelmedi O Cagi anlayacak Bilge Onderler.Yine de Teşekkürler ederiz Hizmetiniz için. !.
Sayın Mustafa Hocam,öncelikle ilmi ve öğretici yazılarınızdan dolayı teşekkür ederim,Allah razı olsun.Ancak,Gazzali 'den yaptığınız alıntı,günümüz dünyasıyla fazla örtüşmüyor.O zamanki şartlarda bu belki geçerli olabilir. Fakat günümüzde bir mezhebe tabi olmadan, o mezheb imamının(Hanefi,Şafii,Maliki,Hanbeli)içtihatlarına uymadan(çünkü halkın çoğu avamdır),ameli (fıkhi)konularda ,kime ve neye göre amel edecek.Bildiğim kadarıyla âlimin mezhebi olmazmış(İçtihat yapacak konumda olduğu için).Tabi ki mezheb bağnazlığı ve taassubu ayrı bir şey.Ona ben de karşıyım.Bu konuda ne dersiniz?
M.Çağrıcı 24 Temmuz 2019 16:46
0
Teşekkürler değerli Kararlı; zaten Gazâlî'nin maksadı da Mezhepsizliği savunmak değil. Kendisi de Şâfiî-Eş'arî. Amacı, aklı, bilgiyi, hikmeti bir kenara koyarak uydu olmayı reddetmektir. Tabii ki bilgiye dayalı olmak şartıyla insanın genelde bağlı bulunduğu mezhebin bir görüş veya uygulamasını sorgulayabilmesini savunuyor. Selamlar
Ertuğrul Doğuç 24 Temmuz 2019 15:37
Yazılarınızı her zaman istifade ile okuyorum. Allah sağlık, gayret versin de devam edin. Bu yazınızdaki ''Takva'' tarifindeki ''kötü işler yapmama''nın yanına ''dünyanın imarına, insanların faydasına işler yapma kararlılığı'' nı da eklesek mi?
hasan sadme 24 Temmuz 2019 13:50
yazı nezaket içerse de türkiye cumhuriyetinin geçmişle bağı olmayan gökten yeni inmiş öncesi olmayan bir şeymiş gibi algılayan bazı kemalistler gibi kendi başına var olduğunu zanneden yada zamanın ruhunu kavramış ve öncekilerin ağzını bağlayıp bu güne hitap edemez ancak ben hitap ederim tarzında olmuş. buda ters bakış nezaketimi idare edin
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 12:38
Hocam tesbitler isabetli. Yüreginize saglik
MUSTAFA YÜKSEL 24 Temmuz 2019 12:13
HOCAM ALLAH RAZI OLSUN
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 11:35
Hocam ağzınıza sağlık. Doğruları yazdığınızı düşünüyorum. Yüce Allah elinize (kaleminize), dilinize zeval vermesin.
KARARLI 24 Temmuz 2019 11:11
Keske yazan cizen herkes sizin gibi kibar ve icten olabilse. Yazilarinizi keyifle okuyorum. Yorum hic yazmadim ama simdi kendimi sorumlu hissettigim icin karaliyorum. Bizde bir söz vardir "Hakli söze ne desin Haci Emmi" diye. Yorumlanmayan yazilarinizi bu minvalde degerlendimenizi rica eder ellerinizden öperim …..
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 11:01
Hocam kim olursa olsun eleştiriyi daha sık yapmazsak gemi iyi yüzmüyor. Haberiniz olsun. Batmazsa sahile vurur. Sonra da niye yapmadım deriz. Bu geminin rotası değişmelidir.
sivkay 24 Temmuz 2019 10:57
allah razı olsun. düşündürdünüz hocam
N.Y. 24 Temmuz 2019 10:40
Değerli hocam.Dualarimiz sizinle.Yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum.Allah razı olsun.
Hocam var olun. Saygılar.
Osman Baharçiçek 24 Temmuz 2019 09:37
Eyvallah Hocam ellerine yüreğine sağlık . Siz böyle yazmaya devam edin . Selam. Ve Dua ile ...
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 09:25
Devam hocam...sizden faydalanmaya devam hocam...
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 08:52
Allah razı olsun Sayın Hocam;inşallah kulak verenler olur yazdıklarınıza,
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 08:20
Ebu Hamid, muhtemelen, Mizanü’l Amel’deki o tezini henüz sufizme bulaşmadan önceki, aklın/özgürlüğün değerini bildiği, felsefe ile hemhal olduğu dönemlerinde yazmıştır. Son tercihleri bu değil. Nizamiye Medresesi rektörü, ümmetin akılla, özgürlükle ilişkisini koparan adamdır. Son tercihi İslam kültür hayatının aklı değersizleştiren ekolleri olmuştur. O hem sufi, hem Eşari, hem de Şafi. Türkler dini ondan öğrendi. Bir milletin başına bundan daha büyük bir felaket gelebilir mi ?
KARAR 'da KARARLI ADAM 24 Temmuz 2019 14:45
2
Sayın okur;sizin Gazzaliyi tenkit edecek kadar aklınız ve ilminiz var mı?Siz bu cür'eti nerden buldunuz?O mübarek ve muhteşem insanı siz ne kadar tanıdınız da,o değerli müctehid ve müceddidi eleştiriyorsunuz.Sizin çapınız ve kapasitesiteniz nedir?Bu hodfuruşluk hastalığı size hiç bir şey kazandırmaz,fakat çok şey kaybettirir.O âlim ki;kısa ömrüne nice eserler sığdırmış,takva üzerine bir hayat yaşamış,yaşadığı çağı ve sonraki çağları fikir ve eserleriyle aydınlatmış-aydınlatnaya devam ediyor-,vefatı da yaşadığı hayata uygun olmuş(abdestini alıp,kefenine bürünüp,yüzünü kıbleye dönüp-cenazenin ka
y burak 24 Temmuz 2019 18:55
0
Karar'da Karar'li kardesim; iste sorun tamda sizin Gazali'yi savunma uslup ve anlayisinizin kaynagi... Yani eger bu " sen kim oluyorsun da" anlayisini Gaza'li den almissaniz, Karar okurunun yazdigi Gazali'nin akli öldürdügü iddiasinin dogrulamis olursunuz. Akli olan insan elbette haddini bilir ve her akla hürmet eder. Akil en büyük ayetlerdendir. Hic bir insana "sen kim oluyorsun'da bana da Allah akil nimetini vermis" iddiasinda bulunuyorsun diye akla düsmanlik etmek yakismaz. Gazali insandir, her insan gibi yanidigi hususlar olmustur. selam ile.
Hasan 24 Temmuz 2019 06:52
Hocam, Gazali’den alıtıladığınız paragraf her açıdan özellikle kuşkulanmanın sorgulama ve düşünme anahtarı olması açısından son derece aydınlatıcıydı. Kuşkulanmayla birlikte insanın ruhu terlemye, fıtri potansiyelleri kaynamaya başlar, kopyalar yerini asıllara bırakır, insan tabiri caizse ‘birinci el insan’ olma yoluna girer ve kendi yolunu aydınlatan meşale olur. Gazali’nin tabiriyle, kuşku geldi mi artık insan istese de eskine haline (dogmatik kalıba) dönemeyecek bir aşamaya geçer.
Hasan 24 Temmuz 2019 06:51
Aristo kendisine, ‘Eflatun seni yetiştirdi, senin için büyük bir emek harcadı ama sen hemen her konuda ona muhalif bir görüştesin’ diyenlere şu muhteşem yanıtı vermişti: “Evet, o bana çok şey öğretti, benim için emek harcadı ve ben de onu çok seviriyorum ama hakikati ondan daha çok seviriyorum”. Bu yanıt, Eflatun’un usta bir muallim olduğunu ve öğrencisine asıl öğrenmesi gerekenleri (hakikati her şeyden ve her kesten daha çok sevme erdemini) öğrettiğini gösteriyor.
Hasan 24 Temmuz 2019 06:46
Kendini geliştirmesi için insanın sürekli özünde, sözünde, düşünce ve amelinde etkisine ihtiyaç duyduğu önemli noktalara temas etmişsiniz...Elinize sağlık. İnsanın bedeni ne kadar susamışsa o kadar su içer, ruhu da hakikate, hikmete, sevgiye ve diğer faziletlere ne kadar susamışsa o kadar nasiplenir...İçimizdeki susamışlığı, aradığımız şeyin derûnî boşluğunu bulamadığımız sürece o şeyi bulamayız, bulsak bile hikmetini, ne işe yaradığını ve nereye koyacağımızı anlayamayız.
N.Y. 24 Temmuz 2019 05:44
Değerli hocam selamlar. Yazilarinizdan faydalanıyoruz. Samimiyetinize,dilinize,yüreğinize ve yürek yanginiza katılıyorum. Bir muslumanda olması gereken hasbiligi,yüceliği,erdemi anlatiyorsunuz.Mumkunse yazılarınızı her gün kaleme alıp yayınlanmasını gazete yönetiminden rica ediyorum. O güzel birikimlerinize, ferasetle değerlendirmenize,uslubunuza ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Selam ve dualarimizla
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 05:03
Allah razı olsun Hocam.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 01:02
Allah razı olsun ve ilminizi bereketlendirsin hocam. İlgiyle nasihatlerinizi takip ediyoruz.
Zafer Kıran 24 Temmuz 2019 00:57
Öpülecek el saygı duyulacak insan ne deseler hocamı örnek gösteririm.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 00:11
Hayat dersi. Elinize sağlık hocam.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN