Back To Top
Tarikatlarla imtihanımız

Tarikatlarla imtihanımız

 - Son Güncelleme: 25.09.2019 Çarşamba 10:38
- A +

Öncelikle, din ilimlerinde yetişmiş on binlerce insanımızdan çıt çıkmazken iğrenç bir yaraya neşter vurup toplumda bir farkındalık oluşmasına katkı yaptığı için Şehvetiye Tarikatı adlı kitapçığın yazarı İsmail Saymaz’ı tebrik etmek lâzım. Yine de bu başlık beni üzdü. Çünkü Müslüman toplumların kahir ekseriyetini dürüst ve samimi dindarlar oluşturduğu halde, sahte dinî oluşumların arsızlıkları yüzünden din ve dindarlara dair haksız algılar oluşmaktadır.

Bu meseleyi ele almamın bizim camianın büyük çoğunluğunu kızdırdığını biliyorum. Bilhassa ilâhiyatçılarımız hep böyle yaptılar; “Kol kırılır yen içinde kalır” dediler, “Düşmana fırsat vermeyelim” dediler, “Şimdi zamanı mı?” dediler. Talihin “kudret, servet ve şehvet tarikatları”na, taşıyamayacakları kadar imkânlar ve fırsatlar sunduğu son yıllarda bu yapıların sapkın fetvaları, saldırgan dilleri, kirli işleri daha da arttı. Ama ehl-i ilmin manasız hatta zararlı suskunlukları, bazen çıkarları uğruna onlara verdikleri destekler de devam etti. En sonunda bazılarının Müslüman yerine koymadığı insanlar, en büyük zararı bizzat İslam’a ve masum Müslümanlara dokunan bu rezaletleri ortalığa dökmeyi ahlâkî ve vicdani bir görev bildiler.

***

“Çok satanlar” listesinin başlarında yer alan Şehvetiye Tarikatı adlı kitapçık, -henüz okumadım ama “İçindekiler”den ve hakkında yazılanlardan anladığıma göre- bir cerahatin patladığının işareti gibi görünüyor. Bizim camianın bir yanılgısı da bilişim çağında yaşadıklarının farkında olmadıkları için böyle rezaletlerin örtülü kalacağını sanmalarıdır.

Doğrusu, ülkemizde ve dünyada İslâmî kesimlerin “ötekiler”, “dışarıdakiler” olarak gördüğü çevreler, bu cerahatin temizlenmesine dinî kesimlerin okumuşları, aydınları, “rabbânî” âlimleri, hoca efendileri… öncülük etsin diye onlara fazlasıyla zaman ve fırsat tanıdılar. Ama bütün İslam dünyasında bu sıraladığım unvanların sahipleri, böylesi sapkınlıklar karşısında etkili bir duruş sergilemediler; dinî kaynaklara, -aslından kopmadan- bu çağın insanıyla iletişim kurup, onları sapmalardan koruyacak, sıkıntılarına gerçek çözümler sunacak şekilde yorumlar getirmedikleri gibi, çıkan tek tük sesleri de anında boğdular. İşte sonunda onların bu kafalarının ürettiği şeydir Şehvetiye Tarikatı. Devamı da gelecektir.

Bazıları, “Ne yani, İslam’ın ve Müslümanların geleceği İsmail Saymaz gibilerine mi kaldı!” diyebilirler. Bu itiraz haksızdır. Çünkü ilk olarak, dinî kaynaklarımıza göre “iyiliği savunmak, kötülüğe karşı koymak” sadece hocanın-hacının işi değil, pozisyonlarına göre toplumun bütün üyelerinin görevidir. İkinci olarak, belli ki Saymaz gibileri din-iman savunuculuğu için yazmıyorlar. Sadece mesleklerinin gereği olarak ar, haya, ahlak gibi insanlık değerlerini kaybetmiş sözde tarikatların ipliğini pazara çıkarıp, toplumu şerlerinden korumak istiyorlar. Yani dindar okumuşların yapmadığı işi yapıyor, alanı temizlemeye çalışıyorlar. O alana birey, toplum, insanlık ve canlı-cansız tabiat için hayırlı ve doğru bir dinî anlayış ve yaşayış inşa etmek ise din âlimleri ve kurumlarının işidir.

***

Son olarak asıl sorunumuza dair birkaç kelime:

Toplumumuzda, diğer Müslüman toplumlarda ve dünyada doğru ve çağdaş bir İslâmî tasavvurun oluşturulabilmesi için insanlığın on binlerce yıllık tarihinde benzeri görülmemiş derecede yeni olan bugünkü dünyaya -elbette Yüce Kitabımızın ve Peygamber efendimizin Sünnetinin ana öğretisine uygunluk ilkesinden sapmadan- yepyeni ufuklar açacak bir din sunumu yapmamız gerekiyor. Bu sunumu yaparken, bilhassa temel insani sorunlarına yönelik ilgileri ve duyarlılıkları daha yüksek olan gençler, kadınlar gibi toplum kesimlerini dikkate almak zorundayız. Akılları fikirleri, 20-25 yaşında gençlerin bile medreselerde falakaya yatırılıp dayak yediği, kadınların deve sırtında yolculuk yaptığı çağlarda kalan hocaların, fetvacıların günümüzde insanlığın 4’te 3’ünü oluşturan gençlere ve kadınlara söyleyecekleri hiçbir sözleri olamaz. Onların ürettiği “dindarlık” da işte böyle kitap başlıklarıyla alay konusu olur.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Okur 03 Ekim 2019 02:51
O zaman şöyle yapın, Ankara'da Hacı Bayram Veli camisini kapatın, türbeye ziyaretçi girişini yasaklayın. Bunu diyanet bir cuma hutbesiyle deklare etsin; biz tarikatlara karşıyız, biz varız, ilim adamlarımız var desin. Bu tarikatçılara göz dağı olur, onlarda artık hocalarımıza koşarlar. Yok ya da öyle yapmayın, toplayın hepsini biryere benzin döküp yakın hepsini. Böyle de olmayacak off...Bi çözüm bulacam merak etmeyin. Tamam buldum, diyanet işleri başkanı kendisini şeyh ilan etsin, her cuma tarikatlara giden vatandaşları (yoksa onlar vatandaş değil mi) kabul etsin onlara ilim irfan öğretsin..
Muhtefi. . 26 Eylül 2019 19:16
Tarikat. :))..biz dahil, herkesler atıp, tutuyor. :))..ve bu insanlar YOK DENECEK AZLAR. ...gürültü çok :)..Devlet el atmalı meydan soytarılara kalmamalı. Kurslar,Cebbeli.vd birtakim vehhabi kafalar Takma İsimler Hanzala, Haris vb bu habis tayfaya Köydeki ISTIHBARATIMIZ, EMNIYET,GÜVENLİK vb bütün kurumlar NEFESLERİNİ TAKİP ETMELİ. ..ÖNCE VATAN. .başka bütün kapılar kapatılmalı Uyarilmalilar..!...anlamazlar.ise MERHAMETSİZ bir GÜÇLE Ezilmeli. .!...felaket olur yoksa TÜRK MİLLETİNE. ...!.
KARAR OKURU 26 Eylül 2019 09:31
Bu şehvet tarikatının İslam dini ile alakası yok. Tarikat adı altında haber yapıp İslam'a yamalamaya çalışıyorlar.
İG 25 Eylül 2019 23:49
İçeri bütünüyle okunmayan bir kitabın hiç bir şekilde değerlendirmesi yapılamaz. Yapılırsa hayal ürünü ve okuyucu tarafından karşılık bulmaz. Ancak, yazarın burada vurguladığı bir noktaya da dikkat çekmek isterim! İslam dinini temsil eden tarikatların yanlışlarını diyanetin ve ilahiyatçıların yapması beklenir solcu bir yazardan değil.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 23:25
“Laf ile verirler aleme binlerce nizamat, bin seyyie bulunur hanelerinde”!
Muhterem hocam, sizden en büyük temennimiz aynı gerçek mu'min cesaretinizle yazar Yılmaz DiKBAŞ'ın yıllar önce kaleme aldığı "Gelin Yüzleşelim" isimli kitabını da tanıtmanız. Dikbaş sözkonusu kitabında bu mezkur sapık tarikatların Selçuklulara kadar uzanan tarihini yazarken, Anadolu'da/Türkiye'de, İslama ait bildiğimiz bir çok şeyin doğru olmadığını belgeliyor -- mesela Eyüp Sultan'da Müslüman sahabe değil, gerçekte Hristiyan azizlerin yattığı gerçeği gibi. Bu arada anti-tarikatçıların bile el üstünde tuttuğu Mevlana'nın da gerçek portresini çiziyor bu değerli kitap.
Yüzbinlerce müslüman aydın ve akl-ı selim sahibi genç insanımız Kemalizmi ve hatta ateizmi benimsyor bu FETO'dan bile daha yıkıcı sözde-İslami, ama gerçekte cinsel ve sosyal sapık oluşumlar yüzünden. Yeryüzünde İbrahimi tevhid sancağını ilk kez göndere çeken bu mübarek  toprakları hurafelerden arındırıp  orjinaline kavuşturma gayretleriniz için her daim size dua ediyoruz hocam.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 21:30
çok güzel
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 20:35
Allah sizden razı olsun.
Nihayet,en içten tebriklerimi sunarım hocam.Başımızı kuma gömerek değil gelen hedeizm dalgasıyla toplumun bütün kesimleri (Dindarı,Dinsizi dahil) olarak yüzleşmek durumundayız,anlaşamazsak bu dalga hepimizi perişan eder
Karar Okuru 25 Eylül 2019 18:27
Çağrıcı hocam bir çağrı ile sonladığı yazısı ile daha okumadığı muhtevasını yalnızca fihristesi üzerinden 'tebrikle' başladığı kitab üzerinden sorumsuzca suçlamalarda bulunduğu yazısı beni hiç tatmin etmedi. Ancak "elbette Yüce Kitabımızın ve Peygamber efendimizin Sünnetinin ana öğretisine uygunluk ilkesinden sapmadan- yepyeni ufuklar açacak bir din sunumu yapmamız gerekiyor." gerekir teklifi de ayağı yere basmayan bir teklif. Acaba dünya çapı İslam toplumunda büyük rağbet görmüş telifatlardan haberdar olmadığı anlaşılıyor. Gücü yetiyorsa teklifi doğrultusunda bir kitabı neden yazmıyor?
BİLAL INAN 25 Eylül 2019 17:44
TÜRKOĞLU: KİTAP KİTAPÇIK TABİRİ KÜÇÜMSEMEK DEĞİL HACİMLE İLGİLİDİR BUNU BİLMEN LAZIM. Ayrıca sözü dinlenenlerin bu din benim dinim değil desin artık. Dincıklerden gına geldi... İman edenlerin AllahI ve inen gerçeği anmakta dolayı kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi..? Hadid suresi 16 ayet.
Türk oğlu ! 25 Eylül 2019 18:48
1
Kardeşim biliyoruz dedik zaten. İnsanlar okuduğunu anlamıyor mu. "Cik-cık" eki küçültme ekidir ve karşındakini küçültmek için alaycı bir ifade olarakta kullanılır. Benim dediğim yöne çekilebilecek anlam ihtiva ediyor. Cümle kurulumu da buna müsait. Ortalık okuduğunu anlamayan kaynıyor. Yazar öyle kast etmese da öyle anlaşılır. Hele bu kutuplaşma ortamında. Daha uygun kelime bulunabilirdi. Böyle bir yazıda uslup hoş olmamış dedik, o kadar yani.
Bilal inan 25 Eylül 2019 21:40
1
Eyvallah Türkoğlu kardeş.
ufuk 25 Eylül 2019 16:44
-yepyeni ufuklar açacak bir din sunumu yapmamız gerekiyor.-Sunumunuzu bekliyorum. Okumayacağım bir kitapçık olmasın.
kara 25 Eylül 2019 16:18
Nurettin YILDIZ fetva veriyor,gençleri eğitiyor,kadınlara yol gösteriyor,elinde makbuz kapı kapı dolaşmıyor,hükümetin kapısında durup makam talep etmiyor,fetvasına katılmazsın olur biter veya sen de bir fetva verirsin konuyla ilgili.Efendim insanları dinden soğutuyormuş. bu insanlar ne zaman ısınmışlardı dine.Röntgenciler kadın istismarcıları tacizciler tabi ki asansörde kadınla başbaşa kalmak,uzun yolda yalnız başına seyreden bir kadının yolunu kesmek isterler.
Malik Bin Nebi 25 Eylül 2019 23:14
5
@kara --- CENAB-I ALLAH tüm müslümanları Nurettin Yıldız gibi her daim kadın, kız çocuk, bilim, müzik ve sanat düşmanlığı aşılayan, ve böylelikle genç beyinlerimizi Talibanist/Vahhabi hurafe ideolijisiyle uyutup her alanda geri kalmamıza neden olan tüm sakallı, sakalsız, cübbeli ve cübbesiz sözde alimlerden korusun. AMiN ...!!
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 15:24
Eyvallah hocam
veysel 26 Eylül 2019 07:56
3
Malik Bin Nebi - Nureddin Yıldız bir Hakikat adamıdır , eminin hiç bir kitabını baştan aşağı okumamışsındır veya hiçbir sohbetini , konferansını baştan sona dinlememişsindir, Sol zihniyetin çarpıratak , içine yalanları katarak yaptığı haberler kadar bilği sahibisindir.
İbrahim 25 Eylül 2019 14:53
Bu millet (Türk Milleti) tarih boyunca enerjisini İslam Dini'nden, ahlakından ve göreneğinden almıştır. Ne vakit ki muhtelif sebeplerle (kamalizm, fetö, istibdat, dünyevileşmek, vs.) o anlayıştan mahrum bırakılmışsa kendi gayretleriyle o açığı kapatmaya çalışmıştır ve bunda Fisebilillah çalışan tarikatlerin, cemaatlerin, vakıfların ve İslami teşekkülatların emekleri, gayretleri ÇOK BÜYÜKTÜR. Kim verecekti o safi gıdayı bu millete ? Laik devlet mi, kendini yetiştirmemiş Diyanet hocaları mı, bazı sapkın şarlatanlar mı ? Şayet o teşekküllerin çalışması olmasaydı şu gün vay halimize!
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 14:34
Hocam herşey de olduğu gibi neden bir şey de yargılama yapılırken hep kötü örnekler verilir.bu meseleler ALLAH RASULÜ NUN ahitete intikalinden sonra Hz osman ve Hz Ali zamanın da olmadimi din kullanilmadimi yalnış anlaşılmamak olmadimi biz onları ALLAH'A HAVALE etmedikmi niye yalnislar yazılıyorda tarikatların doğru olanları yazilmiyor.topluma verdiği dine verdiği destekler yazilmiyor.hepsi aynı kefeye konuyor.yanlışa yalnış demek ne kadar doğru ise karşıda olsanız bu sistem icinde de dogru olanlari kaleme almak biyuk bir erdemlik diye düşünüyorum saygilarim la hocam...
okur 25 Eylül 2019 14:11
Bu birazda devlet politikamiz. Birde kendinize sorun: Kasabamda köyümde kactane cami hocasi kac tane doktor var??? bu yaz gittigim kücük sahil köyünde üc tane cami üc tane Hoca vardi. Camiler ne kadar doluydu söylesemde inanmayacaksiniz nasil olsa. Bir tane doktorda hem köye hemde cevre köylere bakiyordu. O köyledrdeki cami hocalarinida katarsaniz üc köyün 9 cami hocasi ve yirtinan bir doktoru vardi!!! Camiyede karsi degilim Hocasinada. Bir cemaate bir Hoca yetiyorken neden 3 hoca??? üc köye 3 doktor lazimken neden 1 doktor????? Hem bu hocalarin burnunun dibinde bu kadar tarikat!!!!
okur 25 Eylül 2019 14:00
Ben dinin cok etkili oldugu bir toplumda büyüdüm. Eskiden bizim orda hastane yoktu. Büyük sehre hastaneye gitmekte herkesin harci degildi. insanlarda acidan bayilmayana kadar sehirdeki hastanelere kaldirilmazdi. Tarikat hocalari tamda burda devreye girerdi. Cocugu olmayan kadin tutunda pisikolojik bozuklugu olanina kadar herkesin bildigi en ucuz iyilesme yoluydu. Insanlarda inaniyordu. Muska, tuz üfleme, cin cikarma ..... göbegini yazma ( bu kadinlara yapilirdi cocugu olsun diye). Anlamadigim ülkenin en ücra köyüne kadar uzanmis dev bütceli Diyanet bir asirdir neden birsey yapmadi??????
Halil 25 Eylül 2019 13:17
Mecelle'de "sû-i misal misal olmaz" diye geçer.Birkaç sahtekar örneğinden hareketle adı bile sevimsiz bir kitap yazılıyor ve genele teşmil edilerek insanlar suçlanıyor..Yeni bir din sunumu, evet gerekli; ama nasıl olacak bu?Tarikat olmasın, sağlam akideye bağlı ilmihal müslümanlığını yayalım, var mısınız?Herkes bu usulde dinini yaşasın, laikler ve tarikatten hoşlanmayanlar da dahil.Diyanet bari bunu yapsın!Tabi, herşeyin istismarı kötüdür, evet.Ama sahihini kaç kişi istiyor, bilen var mı?
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 13:09
Müslümanların kahir ekseriyatının samimi müslümanlar olduğu savı Bana hiç inandırıcı gelmiyor. İslam barış demektir. O zaman neden din adamları çocuklarına hep Mücahit yada mücahide isimleri koyarlar.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 12:39
Aklı selim insanların hayatı ve olayları değerlendirme yetenekleri ifade edilemeseydi dünya çekilmez olurdu.Sağ duyulu eleştirinizi takdir ederek okudum.İnsan iradesini zapt u rap altına alarak faaliyet gösteren tarikat ve STK lar topluma zarar vermeye devam edecekler.Diyanet işleri başkanlığı durumlara cesurca el atmalı.Hemde siyasete rağmen.
Karar okuru 25 Eylül 2019 12:25
İyide hocam sizde uzun yillardan beri bu işin icindesiniz siz niye konuya el atmadınız
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 12:14
Hocam,sizi cesaretinizden dolayı tebrik ediyorum.Keşke o kıtabı okuduktan sonra yazsaydınız,diye de üzülüyorum.Slm.
Karar Okuru 25 Eylül 2019 11:38
Dini ve dindarlığı para, siyasi ikbal, topluma ayar verme gibi amaçlarlarla kullanan, istismar edenler toplumumuzda her zaman az çok görülmüştür ama dini ve dini hisleri şehveti için kullanan ve istismar edenler “post modern” toplumun bir “ürünü” olsa gerektir. Şekilde görüldüğü gibi artık “kol kırılır yen içinde kalır” deyimi geçersiz hale gelmiş, “mızrak çuvala sığmıyor” deyimi gündemimize girmiştir. Dini ve dindarlığı kullanan bu kesimlerin istisnasız her biri dini şahsi çıkarı için kullanan dünyaperest sahtekarlardır...
Karar okuru. 25 Eylül 2019 11:23
Diyaneti faizi helal kılmış bir ülkeyiz. Hacıların parasından faiz alıp kime ne anlatabilirler. Tarikatlar vs. bu ülkede sadece haksız kazanç peşinde insanlar. Peki faizli hizmetle Hacca gitmek caiz mi? Diyanet Cuma hutbesinde açıklasa iyi olur.
İbrahim Erdoğan 25 Eylül 2019 11:05
Hocam!.. Dindar okumuşlara sesleniyorum: Allah'a ibadet mekânı olan camilerdeki halife isim levhaları veya yazılarının dinimizdeki yeri nedir?.. Bunlar bir ibadethanenin olmazsa olmazımıdırlar?.. Peygamberimiz döneminde böyle bir uygulama olamayacağına göre (çünkü halifeler sonraki tarihtedir), bu uygulama (bu bidat) ne zaman başlamıştır?.. Kiliselerdeki ikonalar (resim ve tasvirler) bizim camilerimize isim olarak mı intikal etmiştir?.. İkisinin ne farkı vatdır?.. Okumuş dindar aydınlarımız veya kendilerini dindar olarak tanımlayan okumuşlarımız bu konuda ne diyorlar?.. Bekliyoruz!..
iyildiz 25 Eylül 2019 11:03
5 adet iğrenç konuyu yazan adamın niyeti üzüm yemek değil, bağcıyı-Müslümanları dövmek, bu arada cebini de doldurmak ve siz bu adamı tebrik ediyorsunuz...
Okur 25 Eylül 2019 18:36
1
Siz bunu göbeğine muska yazilan taciz edilen tecavüze uğrayan kadinlarin gözlerine bakarakta söyleyebilme cesaretine sahipmisiniz? Vicdansiz ahlak ahlaksiz inanc olmaz. Ister allaha ister taşa tapilsin.
veysel 25 Eylül 2019 10:05
Çağrıcı Bey artık " yepyeni ufuklar açacak bir din sunumu " nu artık yapında nasıl bir din tasavvurunuz var ögreneli ya hu.... Ha birde yazılarınızı genelleme yapmaktan vaz geçinde taşı kime attığınızı bilelim ... biraz cesaretli olsanız değil mi ?
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 09:55
Söyleyene değil söyletene bakın lütfen. Badelemek nedir yahu, buna razı olup cennete gitmeyi ummak, bunun Kuran'da olduğuna kanmak ne menem bir bir zillettir. Badeleyen ve badelenmeye razı olan müptezel olmuyor da İsmail Saymaz mı müptezel oluyor?! Ha bu arada, gerçek şeyh kimdir Allah aşkına?!. Siz hiç fakir şeyh gördünüz mü? Hepsi hint mihraceleri gibi. Neden tarikat içinden temayüz eden biri çıkmaz da post oğula, yeğene, damada kardaşa kalır? Besbelli ki aile şirketi. Siz avunun bakalım bir yerlerde gerçek tasavvuf ve gerçek şeyh olabileceği ihtimali ile. Gizli servislerin sızması da cabası
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 09:38
Kuran ve iki Mustafa rehberim, Allaha binlece şükür ne tarikata ne şeyhe ihtiyacım var.
Kitabı okuyunca şunu diyeceksiniz..Herhalde kitabın sonunda bir yerde küçük bir not olacak "burada yazılanlar hayal ürünüdür gerçekle alakası yoktur".Ama hepsini gerçek olduğunu anlayınca inanamayacaksınız. Akıl ver Allah'ım...
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 09:16
Bu PKK'lılar hangi tarikattan.. Dağa kaçırdıkları kızlara yapmadıkları yok...
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 08:32
Cerahat sel gibi akarsa şaşırmayınız. Bunlar küpün dışına sızanlar. Ya küpler sadece İstanbul'da emniyette kayıtlı sahte şeyh sayısı binlerce
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 08:32
Tarikat ve Cemaatler Türk Milletinin içten içe kanayan önemli bir yarası , dini görüntü altında servet ve şehvet arzularını tatmin eden insanları görmezden gelmek sapkınlığa hizmettir Osmanlı'nın ilk dönemlerinde olduğu gibi Cemaat ve Tarikatların para ve her türlü yönetim gücüne müdahil olmaları çok net bir şekilde yasaklanmadığı sürece bu konunu çözümü hiçbir zaman olmayacaktır
alperen 25 Eylül 2019 08:14
Ne alakası var,her zaman ve ortamda olabilecek üç beş sapığın yaptıklarıyla yeni bir din tasavvuru çıkarmanın..Yeni tasavvur diyenler arasından böyleleri çıkmayacak mı ve o zaman yeni din tasavvuru lazım mı diyeceksiniz?Zaten cicili bicili,adı kapalı,ancak her tavrıyla şehvet saçan,adeta hiç bir mahramiyet,tesettür,haya endişesi kalmamış modernist müslüman kadın tipi şehvetiye tarikatının en belirgin üyeleri..Kendilerini erkek nazarından ve ihtilat ortamlarından korumaya çalışan kadınları 1400 yıl öncesinin çöl ortamı kadınları sayanlar şehvetiye tarikatını kapılarını açanlardır..
KARAR OKURU 04 Ekim 2019 15:15
0
Doğru söze ne denir.
Türk oğlu ! 25 Eylül 2019 07:42
Yazınız güzel de, "Şehvetiye Tarikatı adlı kitapçığın yazarı İsmail" "Çok satanlar” listesinin başlarında yer alan Şehvetiye Tarikatı adlı kitapçık," bu kısımlar da "KİTAPÇIK" demeniz hiç hoş olmamış. Küçümseyici, alaycı bir ifade tarzı olmuş. Neden Kitap demek yerine Kitapçık dediniz. Ayıp etmişsiniz.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 07:55
9
Kitap mı değil. Kitapçık işte.
Türk oğlu ! 25 Eylül 2019 08:48
1
Biri sizin makalenize, makalecik dese hoşunuza gider mi. Diye de sormuştum sayın yazara.
Türk oğlu ! 25 Eylül 2019 09:01
1
07:55 uslubu eleştirdik. Eleştirmeyelim mi. Eğer ki nitelik değilde nicelikse (sayfa sayısı) önemli olan. O zaman Hz. Adem ve ya diğer safiler inen peygamberlerin getirdiklerine Suhuf yerine Kitapçık mı diyelim. Yada değer verdiğiniz kişilerin yazdığı Risale dediklerinize de kitapçık diyelim mi. ( Hemen bir zırtapoz çıkıpta, vaay sen Hz.Adem'le onu nasıl kıyaslarsın mavalı okumasın. Usluptan bahsediyoruz. Kişileri karşılaştırmıyoruz. Okuduğunu anlasın herkes. )
M.Çağrıcı 25 Eylül 2019 12:05
0
Sevgili Türk oğlu, gördüğünüz gibi yazıma yazarı tebrik ederek başlıyorum. "Kitapçık", "küçük hacimli kitap" demektir. Eseri küçümsesem yazarı tebrik eder miyim? "Bir cerahate neşter vurmuş" diye niteler miyim? Selamlar
Türk oğlu ! 25 Eylül 2019 17:44
1
Sayın M.Çağrıcı. öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Gördüğünüz gibi ben yazınızını güzel olarak niteledim. Ben de biliyorum ki hacimce küçük kitaplara denebilir. Zaten yorumlarımda da bunu belirttim. Yazınızı okurken algılananın dediğim gibi olduğunun altını çizip, sadece uslup hoş olmamış, değişik bir kelime tercih edilebilirdi diyerek, kastınız ne bilmediğim için belirtmek istedim. Kastınız kesin şu demedim zaten. Saygı ve selamlarımla. İnşallah İslami çevreler ve Devlet bu konuya eğilir de ülkem bu sapkınlıklardan tez kurtulur.
Asım Cengiz 25 Eylül 2019 07:40
Aman hocam; henüz okumayıp içindekiler bölümünden hareketle bir kitap hakkında övgüler düzmenizi hangi bilimsel yaklaşıma sığdırırsınız bilemem ama; kitabın yazılma amacı hakkındaki hüsniniyetinizi "birtakım müslüman kardeşleriniz" hakkında da göstermeniz çok ahlaki bir duruş olur.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 07:22
Varolun Hocam.diyanetinde, dini yuksek tahsil yspanlarin da, alayli geleneksel cemaatcilerin de sessiz-dilsiz-tepkisizligi bu pisliklerin gözönunde yaptiklarina seyirci kalmasiyka bunlar buyudu, cesaretlendi, servet-sermaye-şehvet-ihanette ileri gittiler! bu halimizle, silkinip kendimize gelmeden nasil model, ahlakli, adil olabiliriz.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 06:46
Allah razı olsun. Neden bu haldeyiz. Maalesef bizde özeleştiri kültürü çok zayıf. Eleştiri yapanı bölücü, nifak tohumu eken diye yaftalayip duruyoruz.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 06:34
Kahır ekseriyeti dürüst ve samimi müslümanlar oluştursaydı İslam alemi bu halde olmazdı hocam. O dürüst müslümanların işin içine çıkar girince nasıl gaddarlaştıklarını pek çok kez gördük. Kahır ekseriyet çıkarcı ve şirk kalıntılarıyla dolu, körü körüne nakle inanan, aklını kullanmayı reddeden, kurtuluşu kişide arayan bir İslam alemi var.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 06:13
Müslümanları istihzadan başka maksadı olmayan bir müptezelin yazdığı kitap üzerinden nasihat olmaz. Ondan bağımsız tarikatların durumu hakkında konuşmak gerekirse tenkitlerimizi umumileştirmeden isim vererek yapmakta fayda var. Mesela falanca tarikatta şeyh efendinin şu uygulaması uygun değildir gibi ikaz edersek ya da falan adam ehliyeti yokken şeyhlik taslıyor dersek Müslümanlar yanlışlardan korunmuş olur.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 12:46
0
Şeyhlik ehliyeti nasıl edinilir?Bu yapılar insan iradesini ele geçirip para ve siyasi güce erişmek amacı gütmüyorlarmı?
KARAR OKURU 27 Eylül 2019 00:19
1
12.46, Şeyh ya da daha uygun bir tabirle Mürşid; konsüller demokrasisine bezer bir metotla seçilirdi. Osmanlı'da bu seçime ilave olarak kadı efendinin, cemaatin bilgeleri tarafından seçilen mürşidin uygunluğu tescil şartı vardı. Kadı, seçilen kişiyi yeterli görmez ise cemaatin yeni bir kişi seçmesini isteyebilirdi. Cumhuriyet döneminde bu işleyiş rafa kaldırıldığından tarikatlar tamamen suistimale açık hale geldi.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 04:10
***** TADI TUZU YERLI YERINDE INSANLAR YETISTIREMIYORUZ ARTIK.. Üç kuruşluk menfaatleri uğruna toplumu dinden ve geleneksel değerlerden ne kadar soğuttuklarını bir görebilseler.. Ortaçağ rahipleri gibi alay konusu olduklarını.. Bu kadar İlahiyat Fakültemizden özgür vicdanlı rehberler yerine 'memurlar' yetiştiğini görmek ne acı.
Yaşar Çolak 25 Eylül 2019 03:38
Ya hocam bir kitabı okumadan onu ilgi tutup yazı yazmak klasınıza yakışıyor mu? Kitapçık diyorsun (100 küsür sayfa) bir celsede okunabilecek bir kitap ...
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 08:23
1
Selamlar Yaşar Bey, sanırım siz içindekileri okumamışsınız; yoksa böyle yazmazdınız.
Karar Okuru 25 Eylül 2019 00:18
Mustafa Bey, sorunlarin cozumu sorunlarin varligini kabul etmekle baslar. Bu yuzden yaklasiminiz cok degerlidir. Ben kendi adima cok tesekkur ediyorum. Islam dini icinden kadin dusmanligina, cocuk tacizlerinie, hayvan iskencelerine, doga katliamlarina, haksiz kazancin insanlara getirdigi yoksulluga ve de siddete karsi bir durus gelistirebilirse evrensel bir boyut kazanacaktir. Her vicdanli inanananin bu yoldaki cabasi belki de isleyecekleri sevaplarin en buyugudur. En nihayeti yaratan iyi ve kotu birbirinden ayirt edilsin diye zeka ve anlayisi insanogluna vermedi mi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN