Back To Top
Ataol Behramoğlu şiirinde kendi hikayeni okumak

Ataol Behramoğlu şiirinde kendi hikayeni okumak

 - Son Güncelleme: 13.01.2019 Pazar 01:51
- A +

Bazı şeyler çok tuhaf. Başka günlerde de oluyor ama bu köşeyi şiire tahsis etmeye çalıştığım Pazar günlerinde daha çok oluyor.

“Nazım Hikmet’i yazıyorsun, birine şirin görünmek mi istiyorsun?”

“Filanı niye yazmıyorsun, sana kitap göndermediği için mi?”

“Necip Fazıl’dan karizma devşirmeye mi çalışıyorsun?”

“Bedri Rahmi ne münasebet? Sen solcu musun?”

“Ya da tam tersi, -daha önce yazmış olabileceğimi düşünmeye gerek duymadan- Nazım Hikmet’i niye yazmıyorsun? Niye görmüyorsun?”

Falan, filan...

Şiirle bir alışverişleri muhtemelen yok bu suallerin sahiplerinin.

Böyle kafalardan güzel bir şey zuhur etmez.

Zira o kafalara göre başkalarını anlamak salakça bir şeydir.

Bir başkasının seninle aynı hisleri yaşayabileceğine ihtimal vermek caiz değildir.

Allah ‘Alemlerin Rabbi’ de olsa sadece bize aittir ve biz iyi veya kötü, ne yaparsak yapalım bizimledir. (Bu kafanın ‘tanrısız’ ideolojiler dahil her piyasada müteradifi mevcuttur.)

‘Öteki’ne karşı hakkaniyetli olmamız gerekmez.

Kendimize de daima ve daima torpil geçmemiz -dinliysek de dinsizsek de- imanımızın gereğidir.

Mesela ben bugün Ataol Behramoğlu’nu okuyorum.

Niye okuyorum ki? Zararlı değil mi? Kafamı karıştırmaz mı?

Maazallah bizi bozmaz mı?

Ben bu köşede şiire bir pencere açtım.

Hangi şiir hayatıma girdiyse... Evet, şiir insanın hayatına girer... Fırsat düştükçe o şiirle, o şiirin şairiyle alışverişime dair gönlümden geçenleri yerim müsait olduğu ölçüde yazıyorum.

Ataol Behramoğlu’nun ‘Bir Gün Mutlaka’sı o şiirlerden biri.

Hangimiz demedik ki ‘Bir gün mutlaka?’

“Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz bir gömlek giyiyorum/Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-ı yağma/Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli bir pardesü/Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir kitapları”

Neden Vietnamca?

Çünkü şiir 1965’te yazılmış. Çünkü ABD komünist Vietnam’a 1963’te saldırmış.

“Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor Vietnam’da/Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya/Uyanıyorum ağlayarak bir gün mutlaka yeneceğiz!/Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ey ihracatçılar, ey şeyhülislam”

Şeyhülislam nereden geldi buraya? Belki solculuktan, belki benim bilmediğim başka bir hikayesi var.

Bir molla o günlerde Amerika’nın tarafını tutmanın sevap olduğunu söylediyse anlaşılabilir.

Öte yandan, bu şiirlerle Afganistan için yazılan şiirler arasında bir akrabalık görüyorum. Bir duygu akrabalığı.

Afganistan şiirleri, yazıldığı günlerde harikaydı. Fakat Afganistan’ın bugünkü hali şiirleri mahcup etti.

Ataol Behramoğlu’nun Bir Gün Mutlaka’sının da hayatın akışı içinde boşluğa düştüğü yerler vardır.

Ama güzel bir şiir değil mi?

‘Yıkılma Sakın’ da öyle.

“Yıkılma sakın geçerken günler/Yaralayarak gençliğini/Onurlu, güzel geleceklerin/Biziz habercileri düşün ki/Ve halkın bağrında bir inci gibi/Büyüyüp gelişmektedir zafer”

Biz, hepimiz, fikir tayfının hangi tarafında olursak olalım, bu şiirleri kendi üslubumuzda yaşamadık mı?

‘Ne yağmur... Ne şiirler...’ Sakıncalı kitap. Şiir 70’lerde yazılmış. 12 Eylül darbesi toplatıp yakmış bu kitabı.

“Üç ilde sıkıyönetim var/“Askeri Savcı” sözü/Yer alıyor/Günlük bir sözcük olarak/Hayatımın sözlüğünde”

Belki de bu mısralara takmıştır 12 Eylül’ün savcıları.

Savcı sana kafayı taktıysa şiiri ne zaman yazdığının ne önemi var?

Meşhur Barış Derneği davasından uzun bir mahkumiyet alınca Fransa’ya gitti Behramoğlu. 1989’da 12 Eylül darbesinin ateşi sönmeye yüz tutunca döndü Türkiye’ye.

Behramoğlu’nun bazı şiirlerini okurken İsmet Özel’in sesini duyar gibi olurum. Böyle bir cümle ile Behramoğlu’nun şirini gölgelemek istemem. Sadece bazı şiirlerinde var bu ses yakınlığı... Yakın arkadaşlığın ses yakınlığına sebep olması normal.

Kendi hikayeni, başka birinin hikayesinin içinde okumak herkes için anlamlı olmayabilir.

Benim için anlamlı.

Başkasının hikayesini okurken kendi hikayemi de anlamış oluyorum.

Tanışma fırsatım olmadı... Olsun. Bu noksanlık güzel şiirleri için Ataol Behramoğlu’na müteşekkir olmama mani değil.

Bu yazı teşekkür yerine geçer mi?

Mahmut Balcı da gitti...

Erzurum’da tanımıştım Mahmut Balcı’yı. Galiba İlahiyat’ı bitirmek üzereydi. Sonra İstanbul’a geldi. Önceleri daha sık, sonraları daha seyrek görüşmeye devam ettik. Onu hep iyi işler yaparken gördüm. Birey Yayınları’nı kurduğu günleri hatırlıyorum. Cuma vaazı sırasında vefat etmiş. Cenazesinde ne güzel öğrencileri vardı.

İşte böyle, birer ikişer göçüyoruz. Elini yüzünü kirletmeden gidenlere ne mutlu.

Allah Rahmet etsin. Eşine, evlatlarına sabır versin. Ahireti güzel olsun.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 14 Ocak 2019 23:18
Yusuf Ziya bey ismet özel ''yıkılma Sakın '' şiirini Ataol Behramoğlu'nun ''Yıkılma Sakın '' şiirine cevap olarak yazmış , yanî anlayacağın önce Ataol yazmış, eger bir etkileme veya birinin diğerinde sesi varsa , bundan yola çıkarak yorum yapmalıydınız!
nb 13 Ocak 2019 21:54
Nerde insanlık hassasiyeti görse, nerde dini duyarlık, vatan sevgisi görse, nerde İslamı hatırlatacek bir işaret görse bizim robot atomik hafızasına kazınmış nakaratı okur: "siz AKP liler siz İslamcılar...". Benim beyinsiz robotum; AKP ile bir derdin varsa onu AKP ile ilgili bir köşede dillendir.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 17:14
Yazar, "Savcı sana kafayı taktıysa şiiri ne zaman yazdığının ne önemi var?", demiş. Bu çerçeveye oturan ne de çok örnek var, AKP Türkiye'sinde. Mesela : "Erdoğan sana kafayı taktıysa, o konuşmayı ne zaman yaptığının ne önemi var, BARIŞ ELÇİSİ Sırrı Süreyya kardeşim ?".
hyperion 13 Ocak 2019 14:13
ataol behramoğlunun "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" şiirini severim ben. siyasi fikirleri ve şiirleri bana hitap etmez. öte yandan iyi bir noktaya değinmişsiniz: bazı müslümanların inancı garibime gidiyor. sanki herkes için var olan evrensel bir allaha değil de ötekine nefret besletmekten başka bir işe yaramayan bir kabile totemine, bir manituya tapıyor gibiler.
size muhalif 13 Ocak 2019 13:19
Sürüden ayrılan kuzu gibi bir o yana bir bu yana;Adam sosyalist düzen kurmak için şiirler yazmış siz bunlarda kendinizi bulmuşsunuz.Tamam bu ülke evlatları olarak birlik olalım da,Bizi başkasının arazisine sokma!
Okumak bir şey değil, mesele anlamak. Hem Behramoğlu okuyacaksın, hem onun, “Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu han-ı yağma” dediğinin farkında olacaksın hatta bu sözü beğeneceksin, hem de gidip AKP’ye oy vereceksin.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 11:51
Şiir sanattır. Sanat güzelliktir. Guzelliğin o cenahı bu cenahı olmaz. Çirkin yüreklerinse güzellikle işi olmaz.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 10:32
yine sol kompleksi. bu dizelerin has şiirle ne alakası var. okuyucunun vaktini israf etmeyin lütfen.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 07:07
O şairin meral güzelleme sini de Yaz ki haksızlık olmasın islam düşmanı oldugunu da ekledi bilelim bayim
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 10:17
1
akp li siyasal islamcılar dini sömürmekten toplumu deist yaptınız dinden bi elinizi çekin artık
eski islamcı 13 Ocak 2019 10:37
0
islam sizin tekelinizdemi sizin yüzünüzden gençler deist oluyor sanki vahitysadece akp lilere inmiş gibi sömürmekten ayırmaktan başka bir işe yapamıyorsunuz taliban ışid kafalı ak troller herkese kafir diye diye islamı azınlık hale getirdiniz
Hasan Aydın 13 Ocak 2019 03:52
Sayın yazar ne güzel bır günü şiire ayırmanız ve hele de"karşı kıyıdan"birinin de olsa yazıp değerlendirmeniz...gerçekten hoş bir durum...bende eski bir "BÜYÜK DOĞUCU" olarak Ataol behramoğlu' nun birçok şiirini çok beğenirim...hele "yaşadıklarımdan ,öğrendiğim bir şey var" şiiri de çok güzel...size çook uzak diyarlardan başka yurtlardan,talebelik döneminde ki şiir sevgisinden yazasım geldi bu yazıyı...
devrimci 13 Ocak 2019 01:04
kelepçelere vurulmuş ellerimiz işkencede titrer bedenimiz yargısız infazda ölen biziz ılık ılık akan kan dişleri çatırdatan elektrik en yigitlerimizi feda ettik biz oligarşinin delhizlerinde elbette ak faşizmede direnmesini biliriz
Kasım Özdemir 13 Ocak 2019 00:27
Elini yüzünü hele dilini hele dilini... Bu dileklere yahut dileğe katılmamak mümkün mü
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN