Eviniz yanarken benzin döker misiniz?

Diyelim ki eviniz yanıyor. Normalde ne yaparsınız… Yanan evinizi söndürmeye çalışırsınız.

Peki, evi yanan birini yangına benzin dökerken görürseniz ne dersiniz?

Açıkçası cevabı ben de bilmiyorum.

Türkiye ne yapıyor?

Hemen sınırımız adeta ateş hattı. İsrail’de Netanyahu ve onun fino köpeği konumundaki deli lider Trump İran’a saldırdılar.

Adeta iki deli dünyayı ateşe atmış durumda.

Komşudan fiili ateş sıçramadı ama finansal ateş bize de sıçramış durumda. Ülkemizden çok ciddi bir döviz çıkışı durumu var. Para bakımından “Kaçılan Ülke” konumundayız.

Şenol Babuşcu’nun verdiği bilgilere göre 91,6 milyar dolar olan net rezervler ise 35,0 milyar dolara inmiş. (-56,6 milyar dolar). Ve 78,7 milyar dolar olan swap hariç net rezervler de 20,1 milyar dolara düşmüş. (-58,6 milyar dolar)

Geçen yıl 19 Mart Ekrem İmamoğlu operasyonu sonucu ülkemizden 60 milyar dolar kaçmıştı. Şimdi de bir o kadar daha para ülkemizden kaçmış oldu.

Etrafımız yanarken hem iyi hem de kötü durumla karşı karşıyayız. Özellikle artan enerji fiyatları bizi olumsuz etkileyecek. Şu anda yılda 60 milyar dolar ödediğimiz enerji ithalatının 80-90 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor.

Ayrıca turizmden de döviz kaybı yaşayacağımız aşikar. Hem bölge ülkelerinden ziyaretçiler gelemeyecek hem de diğer ülkelerden gelişler azalabilir. Buradan da 10-15 milyar dolar kaybedebiliriz.

Ama herşey felaket değil. Mesela ülkemizin jeopolitik durumu vesilesi ile çok önemli fırsatlarımız da var. Mesela biz bu fırsatı pandemi sonrasında da yaşadık. 2019 yılında 180 milyar dolar olan ihracatımız 2021 yılında 225 milyar dolara fırladı. Şu anda da yıllık ihracatımız 271 milyar dolar seviyesinde. Fakat ihracat artış hızımız pandemi sonrası yüzde 30’ları aşmışken sonradan (2022 sonrası) yüzde 3-5’lere geriledi.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe sürekli bu fırsata dikkat çekiyor. Yeniden ihracat artışı ivmesini yakalayıp “Fırsat Ülke” olabiliriz.

FIRSATLAR BİTMEZ

Döviz pozisyonu riskli bir ülke olmamıza rağmen fırsatların bitmeyeceği dinamik bir ülkeyiz. Mesela Dubai bizim Fikirtepe kentsel dönüşüm bölgesine dönerken yeni adres neden Türkiye olmasın. Hem inşaat hem de Körfez sermayesi açısından önemli bir park yeri konumumuz var.

Uzakdoğu’dan aksayacak tedarik zincirinin de ilk kapısı Türkiye olabilir. Dedim ya, pandemide bunu yaşadık…

Riskimiz de var fırsatlarımız da… Bunları yönetmek ve yeni rotayı belirlemek kaptan köşküne düşüyor. Yani yönetime…

KAÇILAN ÜLKEYİZ

Az önce yazdığım gibi şu anda kaçılan ülke konumundayız. Ülkemizden deli gibi para kaçıyor.

Peki bu kaçış sadece bölgemizdeki ateş yüzünden mi?

Bence hayır.

Mesela “Fırsat Ülke” için gerekli hiçbir adımın atılmamış olması bile kaçış için yeterlidir. Ama biz bununla bile yetinmiyoruz.

Şu anda iki büyük yanlışa devam ediyoruz:

1-) Dışarısı yanarken adeta içerinin de yanması için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Hala zerre demokrasi ve zerre iç barış adına adım atmıyoruz. Kapımızda savaş varken biz de muhalefetin kapısına polisleri yolluyoruz.

Her sabah adeta yeni bir muhalefet operasyonu ile güne başlıyoruz.

2-) Sadece muhalefete mi operasyon yapıyoruz. Mesela gün geçmiyor ki TMSF’nin el koymadığı şirket olmasın. Nerede ise her suç iddiası yanında bir şirket TMSF’ye geçmiş oluyor. Mülkiyet güvencesi adeta yok edilmiş durumda.

Ülkemizin en büyük iki Holdingi (Fonu) var:

1-) Varlık Fonu

2-) TMS Fonu

İkisini topladığınızda ülke ekonomisinin önemli kısmını kamulaştırmış oluyoruz zaten.

Şimdi soralım kendimize: Yabancı sermaye hangi fona girmek için buraya gelsin? Varlık Fonuna mı çalışsınlar yoksa TMSF’ye mi…

Ya da sorumuzu şöyle soralım: Evi yanan biri yangını söndürmek yerine neden benzin döker ki? Bu Millet bu kadar faturayı ödemek için neden hala bu desteği verir ve yapılması gerekenlerin yapılmasını istemez? En azından yüzde 30’luk kesim…

Yangın var ve biz benzin dökmeye devam ediyoruz. Daha söyleyecek söze gerek var mı? Karar sizindir.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.