Hep mi gariplere kader?
9
Yeraltında bir gümbürtü
Dalın da canı kökünden söküldü
*
Kapkara karardı
Pustuk öylece
*
Göz gözü görmez oldu
Kaldık öylece
*
Gözyaşları konuştu
Sustuk öylece
*
Canımızdan can gitti
Yandık öylece
*
Kara haber düşünce yüreklere
Başımıza yıkıldı Zindan Kalesi’de
*
Şu dağların da dili olsa konuşsa
Mazlumların içindeki ateşi haykırsa
*
Çare olur mu tütmeyen ocaklara?
Felek de sustu kaldı
*
Kara bülbüller de ötmez oldu
Bartın Çayı da akmaz oldu
*
Kadermiş
Hep mi gariplere kader?
*
Serde dönüp duruyor dertlerle kararan yürekler
Bu derdin de dermanı yok mu şu yalan dünyada?
9 Yorum
Estonya’dan yeni bir devrim: Mobil uygulama ile e-Vatandaşlık al, şirketini kur
Ziyahan Albeniz
Babamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru
Mehmet Ocaktan
Allah’ın sofrasından başka sofra kurulamaz ki!
Yusuf Ziya Cömert
Yaşanacaklara dair olası senaryolar
İbrahim Kahveci
‘Tatar Çölü’nden ne bekliyoruz? Bizi kalede tutan ne?
Alaattin Karaca
Tuz yüklü eşek: Eşeğin öğrenmesi
Raşit Yıldırım
NEPAL’de Kedileri Öldüren Cellat
Ali Barskanmay
Minik ama güçlü: Brüksel lahanası
Gamze Demirel
Satürn Koç’a döndü: "Önce cesaret, sonra sorumluluk" haftası
Aynur Taş
Özerk üniversite?
Taha Akyol
Türkiye adına şık görüntüler değil
Ahmet Taşgetiren
Komisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne?
Fehmi Koru
Gelecek eşit dağılmıyor
İskender Öksüz
Münih Güvenlik Konferansı’nın yıldızı...
Mensur Akgün
Sahhafların altın çağından son kırıntılar
Taner Ay
